<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384</id><updated>2011-11-28T01:24:52.945+02:00</updated><category term='tansiyon tedavi'/><category term='domuz gribinden kendimizi nasıl koruruz?'/><category term='GÖBEK ERİTME'/><category term='grip olunca'/><category term='Cilt'/><category term='bitkisel tedavi'/><category term='39 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='asya gribi'/><category term='TROMBOFLEBİT TEDAVİSİ'/><category term='İBRAHİM SARAÇOĞLU FARANJİT VE AĞIZ KOKUSU İÇİN ADAÇAYI'/><category term='doğum çatlakları'/><category term='SOLU MAKARNA BÖREĞİ'/><category term='ender saraç sağlık'/><category term='göz şişkinliklerine ne iyi gelir'/><category term='parlak tenler için maske'/><category term='Bitkisel cilt bakımı'/><category term='gençleştirici cilt maskesi'/><category term='sivilceli ciltlere bakım'/><category term='doğal maske tarifleri'/><category term='cilde yesil mucize'/><category term='hastalıklara karşı'/><category term='HAVUÇLU TARÇINLI KEK TARİFİ'/><category term='RİMEL'/><category term='NE ZAMAN VE NASIL TARTILMALI?'/><category term='grip tedavisi'/><category term='suna dumankaya sağlık'/><category term='göz şişmesinin nedenleri'/><category term='BÖBREK TAŞI İÇİN ŞİFALI BİTKİLER'/><category term='grip mikrobu'/><category term='tüberküloz'/><category term='zayıflama bitkisel tedavi'/><category term='SELÜLİT MASAJI'/><category term='Ahmet Maranki'/><category term='bulaşıcı hastalık'/><category term='ÖMER OSMAN KORKMAZ&apos;IN WEB SİTESİ'/><category term='hamile kalma pozisyonları'/><category term='Cilt Bakımındaki Dogrular'/><category term='AKNE NEDİR'/><category term='YILLANMIŞ SARIMSAK EKSTRATI VE EVDE HAZIRLANIŞI'/><category term='bayanlara özel civanpercenli kür'/><category term='Safran Çayının Faydaları çayı obeziteyi önlüyormu'/><category term='YILANCIK HASTALIĞI NEDİR'/><category term='bronzlasma'/><category term='MEYVELER KİLO ALDIRIRMI'/><category term='Göğüs ve bacaklar için'/><category term='SPERM ALERJİSİ NEDİR'/><category term='kışın cillt nasıl olmalı'/><category term='FİL HASTALIĞI BELİRTİLERİ'/><category term='Karbonhidrat ne işe yarar?'/><category term='türkiyede Okullar Tatil Oldu'/><category term='ADET SANCILARININ BİTKİSEL TEDAVİSİ'/><category term='Safran Çayının Faydaları nelerdir'/><category term='virüsün genetik değişikliğe uğraması'/><category term='cilt nemlendiriçi'/><category term='NEXIUM [ 40 MG 28 TABLET ]'/><category term='RADYASYONUN ZARARLARI'/><category term='egzama hastalığı'/><category term='cilt kanseri'/><category term='diet'/><category term='adet sancısına bitkisel kür'/><category term='siyah noktalara doğal çözüm'/><category term='GÖZ İÇİN FAYDALI BESİNLER'/><category term='modern kadın'/><category term='LOKMAN HEKİM ÖMER OSMAN KORKMAZIN TELEFON NUMARASI'/><category term='sirke ile güzellik sırrı'/><category term='ömer çoşkun'/><category term='domuuz gribi'/><category term='BEHÇET HASTALIĞINDAN KAYNAKLI AĞIZ YARALARI İÇİN BİTKİSEL KÜR'/><category term='grip basili'/><category term='gribin komplikasyonları'/><category term='UYKUSUZLUK İÇİN NE YAPMALI'/><category term='dirsek bakımı'/><category term='acil bakım maskesi'/><category term='KALORİ YAKMANIN 20 YOLU'/><category term='Hayatın içinden'/><category term='virüs'/><category term='ŞEMS ASLAN PATATES KABUĞU KÜRÜ'/><category term='gebelikte çatlak'/><category term='ŞEMS ASLAN LAHANA KÜRLERİ'/><category term='Stres'/><category term='bayramlaşmak nasıl bir duygu'/><category term='Rahat bir hamilelik'/><category term='dirsek'/><category term='KAPATICI  NEDİR'/><category term='0-24 yaş arası domuz gribi aşısı'/><category term='personel alımları'/><category term='hamilelerde grip'/><category term='BEŞPARMAKOTU'/><category term='domuz gribi olan domuz gribi aşısı olmalımı'/><category term='el bakımı'/><category term='TROMBOFLEBİT'/><category term='az yağlı cilt'/><category term='egzema şifalı bitki'/><category term='RADYASYON ÖNLEYİCİ'/><category term='ambulans'/><category term='ÖMER OSMAN KORKMAZDAN GÜZELLİK İÇİN SALATALIK SUYU'/><category term='cilt temizliğinin püf noktaları'/><category term='FİLEBİT NEDİR'/><category term='SELÜLİT KREMİ'/><category term='iktidarsızlığın çaresi ceviz'/><category term='EMZİRİRKEN MEMEDE YARA'/><category term='neden az döner alıyorum'/><category term='SPERM ALERJİ'/><category term='domuz gribi video izle'/><category term='soğuk hava ciltdi kurutur'/><category term='parlak bir cilt için'/><category term='MADOPAR [ HBS 125 MG 30 KAPSUL ]'/><category term='Tırnak bakımı'/><category term='CİNSEL GÜCÜ ARTIRAN BESİNLER'/><category term='penisilin'/><category term='kısırlık video'/><category term='HERBALİST PINAR ALACALI'/><category term='GÖZ İÇİN FAYDALI YİYECEKLER'/><category term='egzema dogal tedavi'/><category term='ibrahim saraçoğlu çocuk'/><category term='yüzünüz kışa hazırmı'/><category term='AKNE TEDAVİSİ'/><category term='kuluçka dönemi'/><category term='BOY UZATMA'/><category term='EGZAMA VE SEDEF İÇİN YILAN TEDAVİSİ'/><category term='sözleşmeli personel alımı'/><category term='herkes bir gün domuz gribi olacak'/><category term='Cinsel sağlık'/><category term='ÇAMUR BANYOSUNUN FAYDALARI'/><category term='açıkta satılan ekmeklerin zararları'/><category term='BOY UZATAN BİTKİLER'/><category term='RENGARENK YAĞMUR BOTLARI'/><category term='kayısı elma maskesi kürü'/><category term='parlak ten bakımı'/><category term='ETEK SEÇMENİN PÜF NOKTALARI'/><category term='B1 vitamini'/><category term='25 kasım grevi resimler'/><category term='RADYASYON'/><category term='ŞEMS ASLAN LAHANA TURŞUSU'/><category term='FİLEBİT'/><category term='KİST İÇİN FAYDALI BİTKİLER'/><category term='ŞEMS ASLAN SİNUZİT'/><category term='tedavi eden ilaçlar var mıdır?'/><category term='5 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='İlginç Güzellik Önerileri'/><category term='Kanser'/><category term='ÖMER OSMAN KORKMAZ  ÖMER OSMAN KORMAZ NEFES DARLIĞI VE AKCİĞER HASTALIKLARI İÇİN BİTKİSEL KÜR'/><category term='KÜÇÜK BANYOLAR'/><category term='EKMEK NASIL YAPILIR?'/><category term='erkeklerde kısırlık'/><category term='KAKAO YAĞI BRONZ'/><category term='sivilce tedavisi'/><category term='cilt canlandırıcı'/><category term='açıkta satılan ekmekler'/><category term='domuz gribi aşısı yaptırmak doğru mu?Aşının yan etkileri var mı?'/><category term='güzellik sırları'/><category term='DUDAKÇATLAMALARI İÇİN BİTKİSEL ÖNERİLER'/><category term='ibrahim saraçoğlu cilt bakımı'/><category term='fazla mesai ücreti'/><category term='sigil giderici'/><category term='şöfor'/><category term='ender saraç cilt bakımı'/><category term='Gençlik Hormonu'/><category term='Fesleğenin Kullanım alanları'/><category term='nasıl'/><category term='MUSTAFA AYDINER ANNE SÜTÜNÜ ARTIRAN BİTKİSEL KÜR'/><category term='dökülen saç'/><category term='el bileği'/><category term='UYKUSUZLUK NASIL GİDERİLİR'/><category term='HÜSEYİN ERMİŞ BÖBREK TAŞI'/><category term='Wc'/><category term='bakım'/><category term='kilo verme'/><category term='Haberler'/><category term='yükselme sınavları'/><category term='maxromen hapı'/><category term='Genetik'/><category term='adet cancısı'/><category term='güzellik maskesi'/><category term='el ve ayak bakımı'/><category term='22 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='İtalya&apos;da domuz gribinden ölen 3 yaşındaki çocuğun karaciğeri nakledildi'/><category term='BÖBREK TAŞI PARÇALAYAN BİRKİSEL İLAÇ'/><category term='rahatlatıcı masaj kremi'/><category term='Kızgınlığını İçine Attı Kalp Krizi Geçirdi'/><category term='tansiyon şifalı otlar'/><category term='112 hızır acil'/><category term='ŞEMS ASLAN CİLT BAKIM ÖNERİLERİ'/><category term='ÖMER COŞKUNDAN ÇOCUKLARDA İŞTAH AÇACAK BİTKİSEL KÜR'/><category term='LOKMANHEKİMDEN ALIÇ YAPRAĞI ÇAYI'/><category term='bitksel tedaviler'/><category term='Fesleğenin Yararları'/><category term='ACNELYSE [ 20 GR KREM ]'/><category term='06 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='24 Yaş Altı Herkes Aşı olmaya Başlayacak'/><category term='ETEK'/><category term='cilt temizliği'/><category term='kas ağrısı'/><category term='ÇAYIN FAYDALARI'/><category term='ŞEMS ASLAN MUMYA'/><category term='diş genelgesi'/><category term='uzmanlar'/><category term='FESTAL [ 50 DRAJE ]'/><category term='KAPATICI  KREM'/><category term='ÖMER COŞKUN BEL-BOYUN FITIĞI VE SİNİR SIKIŞMASI İÇİN BİTKİSEL ÖNERİLER'/><category term='XANAX [ 0.5 MG 30 TABLET ]'/><category term='El-ayak bakımı'/><category term='ZONA İÇİN BİTKİSEL ÇÖZÜM'/><category term='grip nasıl olunur'/><category term='ERMİŞ AKTAR TAVUK TAŞLIĞI'/><category term='FİLEBİT BİTKİSEL TEDAVİSİ'/><category term='HÜSEYİN ERMİŞ ÇOCUK OLMA'/><category term='ŞEMS ASLAN MUMYA TEDAVİSİ'/><category term='Hastalıklara Karşı Çamaşırları Yüksek Isıda Yıkayın'/><category term='E vitamini nedir?'/><category term='hapşırma'/><category term='bypass kimlere yapılabilir'/><category term='domuz gribi nedir'/><category term='33 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='DR SEVİL ÖZKANDAN 3 CİLT PROBLEMİNE TEK MASKE'/><category term='film izle'/><category term='LANSOR [ 15 MG 30 KAPSÜL ]'/><category term='depresyon şifalı bitkiler'/><category term='cilt kuruluğu nedenleri'/><category term='Stres Nedenleri'/><category term='diyetin dejavantajları'/><category term='bypass'/><category term='cilt temizliği önerisi'/><category term='güzelliğin sırrı'/><category term='kanal 24'/><category term='kurban bayramı'/><category term='Domuz Gribi Keneyi Geride Bıraktı'/><category term='domuz gribinden korunma yöntemleri'/><category term='SPERM ALERJİSİ BELİRTİLERİ'/><category term='24 kanal'/><category term='Ramazan Özel'/><category term='grip virüsünün insana bulaşması'/><category term='ÖMER OSMAN KORKMAZ UNUTKANLIK'/><category term='Berna Laçin'/><category term='domuz gribi tedavisi'/><category term='B3 vitamini'/><category term='domuz gribi tehlikesi'/><category term='OĞUL OTUNUN KULLANI ŞEKLİ'/><category term='Ekotrent.Com'/><category term='göbek eritme bitkisel tedavi'/><category term='Şems Aslan'/><category term='nezle'/><category term='Vücut Bakımı'/><category term='Tam gün yasası onaylandı'/><category term='KAPATICI FONDOTENLER'/><category term='ÖMER COŞKUN ÇOCUKLARDA İŞTAH AÇAN ŞİFALI BİTKİLER'/><category term='kısırlık'/><category term='MEYVELER KİLO YAPARMI'/><category term='maxromen performans hapı'/><category term='HÜSEYİN ERMİŞ BOY UZATMA'/><category term='kalbi sağda olanlar'/><category term='göbek eritme diyeti'/><category term='vucut bakimi'/><category term='bitkisel bel fıtığı kremi'/><category term='36 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='ÖMER OSMAN KORKMAZDAN EŞEK SÜTÜNÜN FAYDALARI'/><category term='orjin'/><category term='kanseri'/><category term='egzema bitkisel tedavi'/><category term='domuz gribi belirtileri'/><category term='REMERON [ 30 MG 14 TABLET ]'/><category term='ÇOCUKLARIN BOĞAZ ŞİŞLİKLERİ VE İŞTAHSZILIĞI İÇİN BİTKİSEL KÜR'/><category term='yara merhemi nasıl kullanılır'/><category term='ÖMER OSMNA KORKMAZ KOLESTEROL VE KARACİĞER YAĞLANMASI İÇİN BİTKİSEL KÜR'/><category term='grip salgınları'/><category term='LOKMAN HEKİM OSMAN KORKMAZDAN BEL VE BOYUN FITIĞI İÇİN MUM KÜRÜ'/><category term='2009'/><category term='Cinsel Sorunu Olanlara 18 Öneri'/><category term='hamilelikte çatlak kremi'/><category term='DİŞ GICIRDATMASI ŞİFALI BİTKİLER'/><category term='MAKARNA SOSLARI'/><category term='acil farkı'/><category term='domuz gribi aşısı ne zaman olacak'/><category term='selülit eriten bitkiler'/><category term='ÖMER OSMAN KORKMAZ'/><category term='orucu bozan haller kaza ve kefaret gereken durumlar'/><category term='domuz gribi nasıl bulaşır'/><category term='çiller için maskeler'/><category term='G-STRİNG ÇAMAŞIRLARDAKİ TEHLİKE'/><category term='BİTKİSEL YAĞLARIN FAYDALARI'/><category term='cilt hastalıkları'/><category term='keneden ölenler'/><category term='Cilt Bakımındaki Yanlislar'/><category term='kolesterol dostu ceviz'/><category term='tüylerin diken diken olması'/><category term='personel alımı'/><category term='HİNDİSTAN CEVİZLİ PUDİNG'/><category term='HERBALİST ELİF GÜVELOĞLU  GRİP ÇAYI'/><category term='KİRPİK KIVIRMA'/><category term='baş ağrısı'/><category term='depresyon dogal tedavi'/><category term='Ayak bakımı'/><category term='Buz küpü'/><category term='kalp krizinin zararları'/><category term='CİL PROBLEMLERİ'/><category term='koruyucu yöntemler'/><category term='gebelik'/><category term='geçleştirici maske'/><category term='KİST İÇİN ŞİFALI BİTKİLKER'/><category term='erkeklerde kısırlık testi'/><category term='Kadın Sağlığı'/><category term='KAPATICI  PUDRA'/><category term='GLİSEMİK İNDEKS NEDİR'/><category term='ne yapmalı'/><category term='BROKOLİ KÜRÜNÜN FAYDALARI'/><category term='Defne Sabunun Özellikleri Nelerdir'/><category term='Çocuklar Kurban Kesildiğini Görmesin'/><category term='bel fıtğı kremi'/><category term='EBEGÜMECİ ÇAYI'/><category term='genel sağlık'/><category term='suna dumankaya cilt bakımı'/><category term='Cilt koruyucu'/><category term='ÖMER OSMAN KORKMAZ CİNSEL GÜ ARTIRICI BİTKİSEL'/><category term='MEYVELERİN FAYDALARI'/><category term='cilt hassasiyeti'/><category term='ZENCEFİL ÇAYI'/><category term='ENERJİ VEREN DOĞAL İÇECEK'/><category term='izle'/><category term='of sıkıldım'/><category term='MAKYAJ'/><category term='grev ansıl yapılır'/><category term='domuz gribi 2009 Kurban Bayramı Saatleri'/><category term='verilen kiloların geri alınması nedenleri'/><category term='diş tedavisi'/><category term='defne nelere iyi gelir'/><category term='AKTARCI HÜSEYİN ERMİŞ'/><category term='zayıflamak için diyet'/><category term='aç kalmadandiyetyapma'/><category term='siyah noktalara acil çözüm'/><category term='bayram tatili'/><category term='domuz gribi aşısı reaksiyonları'/><category term='şeker hastalığı'/><category term='anlamıyorum'/><category term='astım tedavi'/><category term='ŞEMS ASLAN ZAYIFLAMA'/><category term='KARIN YAĞLARI ERİTMENİN YOLLARI'/><category term='aile hekimlerine yasal uyarı'/><category term='çiller için maske'/><category term='MEYVE ŞEKERİ NEDİR'/><category term='uzman'/><category term='AIDS'/><category term='domuz gribi videosu'/><category term='hamile oyunları'/><category term='maaş promosyonu'/><category term='zayıflama diyeti'/><category term='domuz gribine karşı alınacak önlemler'/><category term='Domuz gribi aşısının yan etkileri nedir'/><category term='domuz giribine yakalanırsam ne yapmalıyım?'/><category term='k'/><category term='APIKOBAL [ 30 KOMPRİME ]'/><category term='KALORİ YAKMAK'/><category term='KARBEROL [ 200 MG 20 TABLET ]'/><category term='LİKEN PLANUS İÇİN'/><category term='Safran Çayının Faydaları'/><category term='DOĞAL EL KREMİ NASIL YAPILIR'/><category term='kurban 2009'/><category term='yağ eriten çay'/><category term='B6 vitamini'/><category term='bebek sağlığı'/><category term='egzema tedavisi'/><category term='GÖBEĞİNİZİ SAKLAMANIZA YARDIMCI GİYİM ÖNERRİLERİ'/><category term='B2 vitamini'/><category term='cilt maskesi'/><category term='BAŞ AĞRISI NASIL GEÇER'/><category term='ibrahim saraçoğlu gençleştirici cilt maskesi kürü'/><category term='sivilce kürü'/><category term='ibrahim saraçoğlu kadınlara özel'/><category term='aşırı banyo cildinizi kurutabilir'/><category term='tansiyon sifali bitkiler'/><category term='ebru şallı'/><category term='FİL HASTALIĞI HAKKINDA BİLGİ'/><category term='mevsimsel grip nedir'/><category term='ŞEMS ASLAN LAHANA SUYU'/><category term='MELİSANIN FAYDALARI'/><category term='SPOR YAPMANIN FAYDALARI'/><category term='çiller için maske formülleri'/><category term='18 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='çiller için çözüm'/><category term='domuz gribinden korunma yolları'/><category term='gen tedavisi'/><category term='HÜSEYİN ERMİŞ SPERM ARTIRICI'/><category term='aile hekimliği yasası'/><category term='EVDE SELÜLİT YAĞI VE SELÜLİT KREMİ YAPIMI'/><category term='cilt kuruması nedenleri'/><category term='hamile oyunu'/><category term='dikkat edilmesi gereken konular'/><category term='prematüre bebek'/><category term='KADINLARIN ÇEKİCİ ÖZELLİKLERİ'/><category term='ÖMER COŞKUN ŞİFALI BİTKİLER VE BİTKİSEL KÜRLER'/><category term='öneriler'/><category term='cilt bitkisel tedavi'/><category term='damar hastalıkları'/><category term='26 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='CİNSEL GÜCÜ ARTIRICI BİTKİLER'/><category term='LİKEN PLANUS İÇİN ŞİFALI BİTKİLER'/><category term='lavanta kürü'/><category term='KEMİK ERİMESİ BİTKİSEL TEDAVİ'/><category term='Kadın'/><category term='Gözaltı torbaları'/><category term='göbek diyet'/><category term='korunma yolları'/><category term='hızlı kilo verme'/><category term='ZENCEFİL ÇAYI NASIL HAZIRLANIR'/><category term='KAKAO YAĞI NASIL KULLANILIR'/><category term='UYKUSUZULUK İÇİN'/><category term='16 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='TROMBOFLEBİT NEDİR'/><category term='cilt çatlakrı maskesi'/><category term='akne'/><category term='online jel satışı'/><category term='SİVİLCE NASIL GEÇER'/><category term='solunum hastalığı'/><category term='botoks'/><category term='BRONZ MAKYAJ MALZEMELERİ'/><category term='ŞEMS ASLAN ALKOL BIRAKMA'/><category term='hastalanırsam ne yapmalıyım?'/><category term='El Bileğinden Anjiyo Yapılabilir Mi'/><category term='nükleokapsit'/><category term='melike erdim'/><category term='kalp krizi geçiren hasta'/><category term='yağlı ciltleri nemlediriçi'/><category term='bu etiket yoktur'/><category term='H1N1 virüsü'/><category term='güzelleştiren maske'/><category term='SARARAN BEYAZ GİYİSİLER İÇİN DOĞAL ÖNERİ'/><category term='ZONAYA İYİ GELEN BİTKİLER'/><category term='CİLT BAKIMI İÇİN PRATİK ÖNERİLER'/><category term='KÜÇÜK BANYO DİZAYNI'/><category term='İŞTAH KESEN BESİNLER'/><category term='personel alımı hakkında yazılar'/><category term='38 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='ömer çoşkun kremi'/><category term='bel ağısı kremi'/><category term='iştahsızlık'/><category term='okullar tatil oldu'/><category term='aile hekimliği feshi'/><category term='maden suyu cilt bakımı'/><category term='kronik solunum hastalıkları'/><category term='Çörek Otu etkisi ve kullanımı'/><category term='VÜCUT ÇATLAKLARI İÇİN DOĞAL ÖNERİLER'/><category term='TARKAN GÜVELOĞLU BEYAZ LAHANA KÜRÜ'/><category term='elma kayısı maskesi'/><category term='laboratuvar hayvanı'/><category term='K vitamini nedir?'/><category term='göz şişkinliğine ne iyi gelir'/><category term='ZONA İÇİN ŞİFALI BİTKİLER'/><category term='döner-sermaye'/><category term='mide ağrısı'/><category term='diyette A vitamini'/><category term='PASSIFLORA [ 700 mg/5 ml 180-ml ] Şurup Şişe'/><category term='CEDRİNA [ 25 MG 30 FİLM TABLET ]'/><category term='cinsel'/><category term='AUGMENTIN BID [ 1000 MG 10 FİLMTABLET ]'/><category term='açıkta satılan gıdalar'/><category term='AKTAR HJÜSEYİN ERMİŞ BÖBREK TAŞI'/><category term='nöraminidaz'/><category term='AŞK VE CİNSELLİK'/><category term='sivilce bakımı'/><category term='yasemin amato'/><category term='cilt kuruluğu olanlar'/><category term='yağlı cilt bakımı'/><category term='CİL PROBLEMLERİ VE ÇÖZÜMLERİ'/><category term='düşük kalorili diyet'/><category term='yağlı cilt'/><category term='kırmızı eti seven kadınlar dikkat'/><category term='virüsler üzerine'/><category term='zeytinyağı kilo aldırırmı?'/><category term='23 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='BRONZ MAKYAJ'/><category term='EVDE PİZZA'/><category term='ÖMER OSMAN KORKMAZDAN BÖBREK TAŞLARI KUMLARI VE BOĞAZ TAŞLARI İÇİN  BİTKİSEL ÇÖZÜM'/><category term='BASURA ŞİFALI BİTKİLER'/><category term='FİL HASTALIĞI EDAVİSİ'/><category term='KAPATICI FONDOTEN'/><category term='GLİSEMİK İNDEX'/><category term='MUMYA MASKESİ'/><category term='bahar feyzan'/><category term='KİST İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ'/><category term='samsunda domuz gribi'/><category term='KURU SAÇLAR İÇİN SAÇ BAKIM MASKESİ'/><category term='DİŞ GICIRDATMASI BİTKİSEL TEDAVİSİ'/><category term='YILAN TEDAVİSİNİN YARARLARI'/><category term='HAMİLELİKTE OLUŞAN KILCAL DAMARLAR İÇİN DOĞAL ÖNERİ'/><category term='grip virüsü nedir'/><category term='MEYVELERİN KALORİLERİ'/><category term='YILAN TEDAVİSİNİN FAYDALARI'/><category term='ZADITEN [ 1 MG/ 5 ML 100 ML ŞURUP ]'/><category term='alerjik reaksiyonlar'/><category term='zayıflatan diyetler'/><category term='VÜCUT ÇATLAKLARI NASIL GİDERİLİR'/><category term='ŞEMS ASLAN SİNÜZİT İÇİN ŞİFALI BİTKİLER'/><category term='Çocuk ve Bebek Sağlığı'/><category term='saç dökülmesi'/><category term='HÜSEYİN ERMİŞ TÜYLENME'/><category term='naturel maskeler'/><category term='hamile abiye'/><category term='UÇUK NASIL GEÇER'/><category term='domuz gribi aşısı'/><category term='vergazi.com'/><category term='CİNSEL GÜCÜ ARTIRAN ŞİFALI BİTKİLER'/><category term='dağ gelinciği'/><category term='adbiitkisel öneriler'/><category term='Fesleğenin Etkileri'/><category term='damar hastaligi tedavi'/><category term='counter strike 1.6 server'/><category term='cilt kremi'/><category term='BRONZ MAKYAJ YAPIMI'/><category term='balığa defne'/><category term='nedir'/><category term='Kırışıklıklar'/><category term='Diğer Hastalıklar'/><category term='virüs zarı'/><category term='kilo verme bitkisel tedavi'/><category term='CEDRİNA [ 100 MG 30 FİLM TABLET ]'/><category term='MUSTAFA AYDINERDEN ZAYIFLAMA FORMÜLÜ SERKENCEBİN'/><category term='domain 2009'/><category term='Domuz Gribi Samsunda'/><category term='stres bitkisel tedavi'/><category term='TETRADOX [ 100 MG 14 KAPSÜL ]'/><category term='KURU SAÇLAR İÇİN BAKIM ÖNERİLERİ'/><category term='cilt-besleyici-maske'/><category term='K İle Başlayan Şifalı Bitkiler'/><category term='cilt bakımı maske'/><category term='Kanal 24 Moderatörü İşinden Oldu'/><category term='kışın cilt bakımı'/><category term='domuz gribi hakkında'/><category term='LOKMAN HEKİM OSMAN  KORKMAZDAN ŞİFALI BİTKİ KÜRLERİ'/><category term='Domuz Gribi Aşısının Yan Etkileri nelerdir'/><category term='grip için koruyucu yöntemler'/><category term='ÖMER OSMAN KORKMAZDAN ÇİLLER İÇİN PREDNOL POMAT'/><category term='kanlanmış gözler'/><category term='depresyon iyileşme'/><category term='KİST İÇİN BİTKİSEL ÇÖZÜM'/><category term='11 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='diyetin sakıncaları'/><category term='tümör'/><category term='karın eriten diyet'/><category term='HATMİNİN FAYDALARI'/><category term='KALORİ YAKMANIN KOLAY YOLLARI'/><category term='cinsellik'/><category term='ŞEMS ASLAN BALMUMU PARAFİN MASKESİ'/><category term='KÜÇÜK BANYOLARA ÇÖZÜMLER'/><category term='mevsimsel grip'/><category term='DİŞ GICIRDATMA'/><category term='cilt lekeleri silme'/><category term='Ramazan'/><category term='tansiyon düşüren bitkiler'/><category term='SPOR YAPARKEN KARŞILAŞILAN SORUNLAR'/><category term='çay önerileri'/><category term='ŞEMS ASLAN GÜZELLİK UZMANI'/><category term='grip tedavi yöntemleri'/><category term='tüp bebek tedavisi'/><category term='Elif Güveloğlu'/><category term='grip nedir'/><category term='suçiçeği'/><category term='HİMALAYA TUZUNUN ÖZELLİKLERİ'/><category term='ZONA NEDİR'/><category term='sağlıklı cilt bakımı'/><category term='HAZENBELÇAYI'/><category term='ambulans takla atıyor'/><category term='Kurbanlık Pazarında Tokalaşmayın'/><category term='kuduz'/><category term='cilt hastalığı'/><category term='Suna Dumankaya'/><category term='öldürücü grip salgını'/><category term='İSTENMEYEN TÜYLERE KESİN ÇÖZÜM'/><category term='EVDE PİZZA NASIL YAPILIR'/><category term='hamilelik bitkisel tedavi'/><category term='hastalıktan korunmak için ellerimi nasıl yıkamalıyım?'/><category term='elif güvenoğlu sivilce için losyon tarifi'/><category term='Açıkta Satılan Ekmekleri Almayın'/><category term='göz rahatsızlıkları'/><category term='Domuz Gribi'/><category term='MEYVE ŞEKERİ'/><category term='DOMUZ GRİNDEN KORUNMA YOLLARI'/><category term='cilt gençleştiriçi elma kayısı maskesi'/><category term='emeklilere banka promosyonu'/><category term='Fesleğen Hangi Hastalığa İyi Gelir'/><category term='kalp krizi'/><category term='kivi suyu ile kompleks'/><category term='GÖĞÜSLERİNİZİ OLDUĞUNDAN DAHA BÜYÜK GÖSTERECEK ÖNERİLER'/><category term='KALORİ YAKIMI'/><category term='Eklem ve Kemik Hastalıkları'/><category term='ÖMER COŞKUNDAN MİGREN İÇİN BİTKİSEL KÜR'/><category term='genel sağlık sitesi'/><category term='VÜCUT ÇATLAKLARINA BİTKİSEL ÇÖZÜM'/><category term='AĞRI KESİCİ ŞİFALI YAĞLAR'/><category term='EVİNİZİ BOYAMAK İÇİN PÜF NOKTALAR'/><category term='KADİFE KUMAŞLAR İÇİN TEMİZLEME ÖNERİSİ'/><category term='kuru cilt maskesi'/><category term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><category term='çok zayıflan diyet'/><category term='astım şifalı bitkiler'/><category term='doğal maskeler'/><category term='DUDAK BAKIMI'/><category term='ACTIVELLE [ 28 FİLM TABLET ]'/><category term='elme sirkesi ile güzellik'/><category term='KISIRLIK İÇİN ŞİFALI BİTKİLER'/><category term='sağlık'/><category term='HERBALİST TARKAN GÜVELOĞLUNDAN SAÇ BAKIM KÜRÜ'/><category term='UYKUSUZULUK'/><category term='corek otunun yararları'/><category term='ruh sağlığı'/><category term='LİKEN PLANUS TEDAVİ'/><category term='Lekeler'/><category term='GÖBEK ERİTME EGZERSİZLERİ'/><category term='KÜÇÜK BANYO DEKORASYONU'/><category term='hamilelik ve güzellik'/><category term='elma sirkesi ile cilt bakımı'/><category term='zeytinyağı kaç kaloridir?'/><category term='31 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='güzellik iksiri'/><category term='orjin ağrı kremi'/><category term='ŞEVKİ GÜNGÖR ŞİFALI BİTKİ KÜRLERİ'/><category term='hızlı kilo verdiren diyet'/><category term='nedir lan o'/><category term='FİL HASTALIĞI BİTKİSEL TEDAVİ'/><category term='ambulans kazaları'/><category term='Kalbi Sağda Olan Hastaya Bypass Yapıldı'/><category term='tavuk embriyonu'/><category term='yeni personel alımı'/><category term='tansiyon bitkisel tedaviler'/><category term='tansiyon'/><category term='UYKUSUZLUK İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ'/><category term='domuz gribi jeli satın al'/><category term='ömer çoşkun cilt kremi'/><category term='kahve rengi lekeler'/><category term='yara merhemi'/><category term='sağlıkcı ne kadar döner alır'/><category term='Bayramlaşırken Alınacak Önlemler'/><category term='aile hekimi maaşı'/><category term='cilt lekeleri tedavisi'/><category term='CİNSEL GÜCÜ ARTTIRAN BESİNLER'/><category term='dogal ilaçlar'/><category term='ömer çoşkun bel fıtığı kremi'/><category term='DOĞAL EL KREMİ YAPIMI'/><category term='dirsekler'/><category term='0-24 yaş arası'/><category term='Cevizin sağlık açısından faydaları'/><category term='katarakt ameliyatı'/><category term='Katarakta Riskli Gruplar'/><category term='göz kırışıklıkları için özel maske'/><category term='göz şişmesi nasıl geçer'/><category term='DOMZU GRİBİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR'/><category term='ASTIM İÇİN ŞİFALI BİTKİLER'/><category term='dilara-kocak'/><category term='İtalya&apos;da domuz gribinden ölen 3 yaşındaki çocuğun karaciğeri'/><category term='8 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='mevsimsel grip olanlar'/><category term='GÖBEK NASIL ERİTİLİR'/><category term='KAKAO YAĞININ FAYDALARI'/><category term='Şifalı Bitkiler'/><category term='tokalaşmanın domuz gribine etkisi'/><category term='MUSTAFA AYDINERDEN EMZİREN ANNELER İÇİN DOĞAL ÖKSÜRÜK ŞURUBU'/><category term='hızlı zayıflatan diyet'/><category term='cilt bakımı'/><category term='ÇOCUK'/><category term='LITHURIL [ 300 MG 100 KAPSÜL ]'/><category term='KAKAO YAĞI NE İŞE YARAR'/><category term='cilt lekeleri'/><category term='SİNÜZİT'/><category term='bitkisel krem'/><category term='d vitamini'/><category term='ŞEVKİ GÜNGÖR ZAYIFLAMA'/><category term='PATATES KABUĞUNUN FAYDALARI'/><category term='LOKMAN HEKİM ÖMER OSMAN KORKMAZDAN ÇOCUKLARIN ATEŞİNİ DÜŞÜRMEK İÇİN BİTKİSEL ÖNERİLER'/><category term='akut grip'/><category term='aknelerle cilt bakımı'/><category term='mikrop nedir'/><category term='defne ağacı'/><category term='zayiflama'/><category term='KAŞ'/><category term='Sigara'/><category term='şeker düşüren bitkiler'/><category term='cilt bakımı bitkisel maske'/><category term='HAMİLELİKTE OLUŞAN DOĞUM LEKELERİ İÇİN KESİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ'/><category term='KISIRLIK İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ'/><category term='çatlak kremi'/><category term='reaksiyonlar'/><category term='cilt maskeleri'/><category term='ambulans taxi'/><category term='Çinde HIV Sayısı Artıyor'/><category term='cilt-lekeleri'/><category term='PEXOLA [ 0'/><category term='cilt bakım sırrı'/><category term='YILAN TEDAVİSİ NEDİR'/><category term='anjiyo'/><category term='Grip Olan Domuz Gribi Aşısı Olmalımı'/><category term='DOĞAL EL BAKIMI'/><category term='ÖMER OSMAN KORKMAZDAN GRİP İÇİN ÖNERİLER'/><category term='Kozmetik ürünler'/><category term='cevizle yapılacak maske'/><category term='selülit eritme'/><category term='kene ölümcül olabilirmi'/><category term='şok diyet'/><category term='Tam gün yasası 2010'/><category term='bronşit'/><category term='kısırlık nasıl anlaşılır'/><category term='çabuk kilo verme'/><category term='bitkisel tedaviler'/><category term='ateş'/><category term='Anne karnında ki bebeğin gelişimi'/><category term='ÇOCUĞUNUZ HIRÇIN MI'/><category term='kahve rengi cilt lekelerine çözüm'/><category term='27 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='MS HASTALIĞI İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ'/><category term='grip virüsü'/><category term='sürücü'/><category term='EVDE SELÜLİT MASAJI'/><category term='anlamadıysan yuh sana'/><category term='BROKOLİ KÜRÜ NASIL YAPILIR'/><category term='Güzellik Salonu'/><category term='A vitamini ne işe yarar'/><category term='cilt lekeleri kurtulmanın yolu'/><category term='elma sirkesi bakımı'/><category term='İŞTAH KESEN DOĞAL KARIŞIMLAR'/><category term='cilt güzelliği için neler yapılmalı'/><category term='adet döneminde bitkisel kür'/><category term='Güzellik Maskeleri'/><category term='cilt bakımı şifalı bitki'/><category term='MAKYAJ HİLELERİ'/><category term='Detoks'/><category term='Estetik'/><category term='Mehmet öz'/><category term='125 MG 30 TABLET ]'/><category term='DİYET'/><category term='ikbal gürpınar cilt kremi'/><category term='Kimler risk altında?'/><category term='21 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='BİTKİSEL YAĞLARLA CİLT BAKIMI'/><category term='diyetlerin zararları'/><category term='hamile kıyafeti'/><category term='sivlcelere partakal kabuğu maskesi'/><category term='görevde yükselme'/><category term='VÜCUT TİPİNE GÖRE ETEK SEÇİMİ'/><category term='fazla mesailer mahkemelik'/><category term='SPERM SAYISINI ARTIRAN ŞİFALI MACUN'/><category term='katarak nedir'/><category term='Erkek Sağlığı'/><category term='Domuz Gribi Jellerinin Zararları'/><category term='BOY UZATMAYA YARDIMCI BİTKİLER'/><category term='cilt nasıl nemlenir'/><category term='Yağlar ne işe yarar?'/><category term='ÇİLEK SİRKESİNİN FAYDALARI'/><category term='kene'/><category term='stres şifalı bitkiler'/><category term='kurban bayramı tatili'/><category term='losyon tarifi'/><category term='Kanser Hastalıkları veTedavisi'/><category term='KAKAO YAĞI ÇATLAK'/><category term='DİŞ GICIRDATMASI'/><category term='feridun kunak'/><category term='KAŞ KALEMİ'/><category term='sivilceli cilt temizliği'/><category term='kulak çekme'/><category term='domuz gribinde wcnin önemi'/><category term='GÖBEK ERİTME YÖNTEMLERİ'/><category term='YEMEK TARİFLERİ'/><category term='cilt kuruluğu nasıl olur'/><category term='Hamilelik Gebelik Doğum'/><category term='ÇAMUR BANYOLARI'/><category term='Sülfamit'/><category term='Yeşil Çay'/><category term='at kuyrugunun yararları'/><category term='maden suyu'/><category term='güzellik'/><category term='AFT İÇİN ŞİFALI BİTKİLER'/><category term='amcası mal olanlar'/><category term='2009 Kurban Bayramı Saatleri'/><category term='tüp bebek nasıl yapılır'/><category term='ZADITEN [ 1 MG 30 TABLET ]'/><category term='aknelere  bitkisel öneri'/><category term='taylan kümeli diyet listesi'/><category term='cilt bakımı maden suyu'/><category term='İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN FAYDALI KÜRLER VE ÖNERİLER'/><category term='DİŞ GICIRDATMASINA İYİ GELEN BİTKİLER'/><category term='KİST İÇİN BİTKİSEL İLAÇ'/><category term='verilen kiloları geri almamak için ne yapılmalıdır?'/><category term='Göz Sağlığı Ve Bakımı'/><category term='ŞEMS ASLAN HAVUÇ LAHANA TURŞUSU'/><category term='Stres Nedenleri  nelerdir'/><category term='gribin öldürücü etkisi'/><category term='ŞEMS ASLAN BÖBREK HASTALARI İÇİN TEDAVİ TURŞUSU'/><category term='ÖMER OSMAN KORKMAZ GAZ PROBLEMLERİNE BİTKİSEL ÇÖZÜMLER'/><category term='mikroplar'/><category term='LEPONEX [ 100 MG 50 TABLET ]'/><category term='cilt temizliği nasıl yapılır'/><category term='sağlıklı bir cilt'/><category term='KÜÇÜK BANYO ÇÖZÜMLERİ'/><category term='İBRAHİM SARAÇOĞLU ADET DÖNEMİNİ KOLAYLAŞTIRAN KÜRLER'/><category term='ciyete başlarken bilinmesi gerekenler nelerdir?'/><category term='tüp bebek'/><category term='ZENCEFİL ÇAYI NASIL DEMLENİR'/><category term='MEME BAŞI ÇATLAKLARI İÇİN'/><category term='ÖMER OSMAN KORKMAZDAN SAÇ DÖKÜLMELERİ İÇİN BİTKİSEL KÜR'/><category term='TRIBUDAT FORTE [ 200 MG 40 TABLET ]'/><category term='elma kayısı kürü'/><category term='MEYVELERİN ZARARLARI'/><category term='video'/><category term='cilt-kremi'/><category term='ÇAMUR MASKESİNİN FAYDALARI'/><category term='AKCİĞER ANFİZEMİ İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ'/><category term='RADYASYON NEDİR'/><category term='cilt sıkılaştırıcımaske'/><category term='ZONA İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ'/><category term='MEYVELERİN YARARLARI'/><category term='cilt güzelliği'/><category term='GÖZ İÇİN YARARLI BESİNLER'/><category term='sağlıklı beslenme'/><category term='erkeklerde cinsellik'/><category term='çocuklar bitkisel tedavi'/><category term='EVDE SELÜLİT MASAJI NASIL YAPILIR'/><category term='endersarac'/><category term='A vitamini'/><category term='RELAXOL [ 20 MG 28 FİLM TABLET ]'/><category term='VÜCUT TİPİNE GÖRE GİYİM'/><category term='stresten ansıl kurtulurum'/><category term='ZENCEFİL ÇAYININ VÜCUDA FAYDALARI NELERDİR'/><category term='Osman Müftüoğlu'/><category term='kulak masörü'/><category term='İTP HASTALIĞI İÇİN BİTKİSEL KÜR'/><category term='ŞEMS ASLAN SİGARA BIRAKMA'/><category term='ms hastası olanlar'/><category term='losyon'/><category term='defne yaprağı'/><category term='MUCİZE SARIMSAK KÜRÜ'/><category term='kışın dudak bakımı'/><category term='MEYVE ŞEKERİ SAĞLIĞA ZARARLI'/><category term='CIMBIZ ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİ ?'/><category term='FİLEBİT TEDAVİSİ'/><category term='cilt donuklaşması'/><category term='BİTKİ ÇAYLARI'/><category term='güzellik sırrı'/><category term='EVDE PİZZA YAPIMI'/><category term='B12 vitamini'/><category term='ÇAMUR MASKELERİ'/><category term='Erişkinlerde acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?'/><category term='ŞEMS ASLAN CİLT LEKELERİ DOĞAL MASKELER'/><category term='depresiyon şifalı otlar'/><category term='EVDE EL BAKIMI'/><category term='MUSTAFA AYDINER SAFRA TAŞI VE ÇAMURLARI İÇİN BİTKİSEL KÜR'/><category term='hamilelikte cilt bakımı'/><category term='Kalp-Damar Hastalıkları'/><category term='grip olmak'/><category term='BUĞULU MAKYAJ'/><category term='AYAK KOKULARINI VE AYAKL MANTARINI GEÇİREN BİTKİSEL KÜRLER'/><category term='EVDE PİZZA TARİFİ'/><category term='Sivilce'/><category term='KEFİRİN FAYLADARI'/><category term='ZENCEFİL ÇAYI FAYDALARI'/><category term='bayramlaşmak'/><category term='kilo verme diyeti'/><category term='ne yapılır'/><category term='sağlık memuru  ne kadar döner alır'/><category term='ŞEMS ASLAN KIRIŞIK TEDAVİSİ'/><category term='ŞEMS ASLAN CİLT BAKIMI'/><category term='CİNSEL GÜCÜ ARTIRAN YİYECEKLER'/><category term='sınavlar'/><category term='ÖMER OSMAN KORKMAZDAN BİTKİSEL KÜR ÖNERİLERİ'/><category term='grip hastalığı'/><category term='Çocuklardaki acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?'/><category term='CİLT BAKIMI VE GÜZELLİK'/><category term='www.indirim-muhendisi.com'/><category term='20 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='akut solunum yolu hastalıkları'/><category term='GÖZYAŞI AZLIĞI İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ'/><category term='bitkisel ilaçlar'/><category term='ÖMER OSMAN KORKMAZ KEMİK ERİMESİ İÇİN YUMURTA KABUĞU'/><category term='ÖMER OSMAN KORKMAZ  YILANCIK HASTALIĞININ BELİRTİLERİ'/><category term='25 Kasım Grev Uyarısı'/><category term='KAPATICI NASIL KULLANILRI'/><category term='kol ve dirsek bakımı'/><category term='NAPOLİTEN SOS'/><category term='Doğal cilt bakımı'/><category term='çiller için'/><category term='kilo verme meyve'/><category term='grip virüsleri'/><category term='ibrahim saraçoğlu'/><category term='DUMANLI GÖZ MAKYAJI'/><category term='24 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='MINOSET [ PLUS 20 TABLET ]'/><category term='40 yaşın üstündeki kadınlarda kanser riskini %30 arttıran ne?'/><category term='cilde kivi bakimi'/><category term='döküle saç nasıl çıkar'/><category term='mide şifalı bitkiler'/><category term='ballı güzellik kürü'/><category term='selülit'/><category term='domuz gribi aşısının yan etkileri'/><category term='nefes darlığının tedavisi'/><category term='grip bulaşıcı mıdır'/><category term='1.6 map'/><category term='döner sermaye sorunları'/><category term='göz şişmesine ne iyi gelir'/><category term='grip belirtileri'/><category term='DİŞ GICIRTISI'/><category term='KAKAO YAĞI BRONZLAŞMA'/><category term='REYHAN ÇAYI'/><category term='bitkisel cilt nemlendiriciler'/><category term='ÖMER COŞKUNDAN ŞEKER HASTALIĞI İÇİN ÇÖREKOTU KÜRÜ'/><category term='virüsün yapısı'/><category term='05 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='çiçek'/><category term='ÇOCUK SAHİBİ OLMA İÇİN BİTKİSEL MACUN'/><category term='ÖMER OSMAN KORKMAZ TIRNAK YİYENLER İÇİN EBEGÜMECİ KÜRÜ'/><category term='grip'/><category term='Beslenme'/><category term='DOLGUN DUDAKLAR İÇİN ÖNERİLER'/><category term='vitamin eksikliği'/><category term='Cilt Bakım Kremi'/><category term='gribe karşı aşılar'/><category term='mide yanması'/><category term='kürtaj'/><category term='sivilce losyonu'/><category term='ŞEMS ASLAN LAHANA İLE ZAYIFLAMA'/><category term='öksürme'/><category term='C vitamini'/><category term='şeker hastalığı bitkisel tedavi'/><category term='Güzel hamile fotoğrafları'/><category term='BADEMCİK İÇİN ŞİFALI BİTKİLER'/><category term='hızlı zayıflama'/><category term='grip için'/><category term='SİNÜZİT İÇİN ŞİFALI BİTKİLER'/><category term='FİL HASTALIĞI NEDİR'/><category term='Protein nedir?'/><category term='KİST İÇİN KÜR'/><category term='sağlıklı cilt için yapılması gerekenler'/><category term='Maxromen'/><category term='MAKARNA TARİFLERİ'/><category term='ender saraç bitkisel tedavi önerileri'/><category term='KÜÇÜK BANYO'/><category term='domuz gribinin belirtileri'/><category term='CİLT PROBLEMİNE ÇÖZÜM'/><category term='KOLAY EKMEK'/><category term='LİKEN PLANUS BİTKİSEL TEDAVİ'/><category term='Domuz Gribine Karşı Çocuğumu Nasıl Korurum'/><category term='HÜCRE YENİLEYİCİ VE CİLT SIKILAŞTIRICI HAVUÇ MASKESİ'/><category term='LİKEN PLANUS NEDİR'/><category term='Kolay hamile kalma yolları'/><category term='samsunda domuz gribi varmı'/><category term='ETEKLER'/><category term='antibiyotik'/><category term='ZAYIFLATAN BESİNLER'/><category term='solunum yolu hastalıkları'/><category term='akut'/><category term='ZENCEFİL ÇAYI NASIL YAPILIR'/><category term='burun akması'/><category term='FİL HASTALIĞI NEDEN OLUR'/><category term='ETEK MODELLERİ'/><category term='HIV Sayısı'/><category term='GLİSEMİK İNDEKS'/><category term='Cilt Sağlığı'/><category term='cilt matlaşması'/><category term='astım'/><category term='dökülen saç çıkarmı'/><category term='HÜSEYİN ERMİŞTEN ŞİFALI BİTKİLER'/><category term='Domuz Gribi Olan Karaciyer Bir Hastaya Nakledildi'/><category term='çocuk felci'/><category term='jel satın al'/><category term='Ankarada Okullar Tatil Oldu'/><category term='cilt kuruluğuna ne iyi gelir'/><category term='Katarakta Riskli Gruplar Nelerdir'/><category term='30 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='bitkisel-yaglar'/><category term='saç'/><category term='ÇİLEK SİRKESİ'/><category term='14 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='AKTAR HÜSEYİN ERMİŞ İSTENMEYEN TÜYLER'/><category term='Hamilelik'/><category term='GÖZ İÇİN FAYDALI BİTKİLER'/><category term='Anne-Çocuk'/><category term='KIRMIZI BİBERİN FAYDALARI'/><category term='diyet kalori'/><category term='FESLEĞEN'/><category term='Güzellik Reçetesi'/><category term='HIV'/><category term='virüs nasıl anlaşılır'/><category term='beyaz fare'/><category term='LITHURIL [ 400 MG 100 TABLET ]'/><category term='KOLESTEROL DÜŞÜRÜCÜ BİTKİSEL YAĞ'/><category term='ŞEMS ASLAN CİLT LEKELERİ İÇİN'/><category term='12 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='Türkiyede HIV'/><category term='Domuz Gribinde Hijjen'/><category term='18 öneri'/><category term='EVDE SELÜLİT BAKIMI'/><category term='HIRÇIN ÇOCUKLAR İÇİN ÖNERİLER'/><category term='sex yapamıyorum'/><category term='grip bulaşma süresi'/><category term='depresiyon bitkisel tedavi'/><category term='EVDE EL KREMİ YAPIMI'/><category term='Ender Saraç'/><category term='gripal virüs'/><category term='cilt kuruma sebepleri'/><category term='lösemi'/><category term='FİLEBİT BELİRTİLERİ'/><category term='ŞEMS ASLAN LAHANA SALATASI'/><category term='UYKUSUZLUK İÇİN'/><category term='BİTKİSEL YAĞLAR VE FAYDALARI'/><category term='OĞUL OTUNUN FAYDALARI'/><category term='ömer çoşkun cilt bakım kremi'/><category term='pürüzsüz cilt için'/><category term='akne lekeleri'/><category term='cilt nemlendirici maske'/><category term='server uploading'/><category term='RADYASYONDAN KORUNMA YOLLARI'/><category term='Güzellik Kaynakları'/><category term='Ağız Sağlığı'/><category term='diyet zayıflama'/><category term='Domuz Gribi Olanlarla Aynı Wc Kullanılmalımı'/><category term='saglik'/><category term='adet düzenlizliği'/><category term='cilt-maskeleri'/><category term='çocuk sağlığı'/><category term='depresiyon şifalı bitkiler'/><category term='göz rahatsızlığı'/><category term='TARKAN GÜVELOĞLU KOLESTEROL DÜŞÜREN KÜR'/><category term='bypass ameliyatı'/><category term='BRONZLUK MAKYAJI'/><category term='egzema'/><category term='KAKAO YAĞI FAYDALARI'/><category term='32 haftalık hamile fotoğrafları'/><category term='damar hastalığı'/><category term='yara kremi yara merhemi hazırlanışı'/><category term='depresyon'/><category term='EVDE SELÜLİT KREMİ'/><category term='acı biber faydaları'/><category term='dogal tedaviler'/><category term='depresiyon'/><category term='saç bakımı'/><title type='text'>En Son Sağlık Haberleri</title><subtitle type='html'>Saglikoku.blogspot.com</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>739</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-3341632362231792250</id><published>2011-05-04T20:05:00.010+03:00</published><updated>2011-05-04T20:05:11.513+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mide şifalı bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mide ağrısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mide yanması'/><title type='text'>Yaz Olunca Midenize Ne Oluyor?</title><content type='html'>Memorial Antalya Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Serdar Akça, beslenme ve yaşam tarzı ile ilgili alışkanlıkların mevsimlere göre değişmesine dikkat çekerek yaz aylarında mide sorunlarının yaşanmaması ve sağlıklı kalmak için önerilerde bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz aylarında kronik mide rahatsızlıklarının ve mide şikayetlerinin sıklığında bir artış olmamaktadır. Aksine, mide ve on iki parmak bağırsağı ülserlerinin sıklığında azalma görülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak yazın gelişi ile birlikte beslenme ve uyku düzenindeki değişiklikler, eğlence yaşamı nedeniyle artan alkol kullanımı, bazı mide sorunlarına neden olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz sıcaklarında; bebekler, yaşlılar ve kronik hastalığı olan kişilerin susuz kalmaması ve sıcaktan korunması gerekir. Aşırı sıcaklarda bedensel aktivite ile çalışmak zorunda kalanların sıvı ve elektrolitler yönünden sebze, meyve ağırlıklı beslenmeleri ve susuz kalmamaları çok önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz döneminde ortaya çıkan mide rahatsızlıkları, alışkanlıkların mevsime göre değişmesinden kaynaklanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Tatil öncesi yaza daha formda ve kilo vermiş olarak girme kaygısı ile yapılan dengesiz diyetler sonucu; hazımsızlık, ülser, gastrit ve reflü gibi hastalıklar ortaya çıkmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Yazın geç saatlere kadar ayakta kalma ve uyku saatlerinin değişmesi, gece geç saatlerde yeme yemek alışkanlıklarını da beraberinde getirmektedir. Uyumadan çok kısa bir süre önce yenen yemekler; hazımsızlık ve reflüye neden olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Artan hava sıcakları nedeniyle sıvı alım ihtiyacının artması ile vücudu serinlettiği düşünülen gazlı ve buzlu içeceklerin kontrolsüz olarak tüketimi; hazımsızlık, gastrit, reflü gibi şikayetlre yol açmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Alkol alma alışkanlıkları da yaz tatili ile birlikte değişmektedir. Tatilde alkol tüketiminin artması; reflü, ülser, gastrit gibi hastalıklara zemin hazırlamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Yaz sıcakları nedeniyle uygun koşullarda saklanmayan besinlerin daha kolay bozulması ve bunlara bağlı gıda zehirlenmeleri ile ishal ve hazımsızlık gibi sorunlar daha sık görülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz aylarına özgü ortaya çıkan mide rahatsızlıklarına karşı mide koruyucu önlemler alınması gerekir. Ancak bu önlemler sadece mevsimsel değil, kişilerin mide sağlığı için ömür boyu uyması gereken genel kurallardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz sıcaklarında mide sağlığınızı korumak için neler yapmalısınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Bilinçsiz ve dengesiz beslenerek diyet yapmayın, tek yönlü beslenmeyin, yaz aylarında beslenmenizde sebze ve meyve ağırlığını artırabilirsiniz, susuz kalmayın. Diyetisyeninizin önerilerine uyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Az az, sık sık ve iyi çiğneyerek yemek yiyin. Yemek yediğiniz zaman midenizi tam olarak doldurmayın. Sofradan tam olarak doymadan kalkın. ‘Doydum, daha fazla yiyemeyeceğim’ diyorsanız, midenize fazla yük yüklemişsiniz demektir. Yatmadan önce yemek yemeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Sigara içmeyin, tatilde alkol miktarını artırmayın ve minimum düzeyde tüketin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Aşırı soğuk, aşırı sıcak, aşırı baharatlı, aşırı yağlı, aşırı salçalı yiyecek ve içeceklerden uzak durun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Genel temizlik ve hijyen kurallarına uyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Kronik rahatsızlıklarınız varsa özel diyetinizi ihmal etmeyin ve ilaçlarınızı düzenli olarak alın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Stres ile başa çıkma yollarını deneyin, düzenli bedensel aktivite yapın, gerektiği kadar dinlenin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-3341632362231792250?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/3341632362231792250/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2011/05/yaz-olunca-midenize-ne-oluyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3341632362231792250'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3341632362231792250'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2011/05/yaz-olunca-midenize-ne-oluyor.html' title='Yaz Olunca Midenize Ne Oluyor?'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-5867769272656517952</id><published>2011-05-04T20:05:00.008+03:00</published><updated>2011-05-04T20:05:10.450+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='depresyon iyileşme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='depresyon şifalı bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='depresyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ruh sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='depresiyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='depresiyon şifalı otlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='depresiyon bitkisel tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='depresyon dogal tedavi'/><title type='text'>Depresyon Bunama Riskini Artırıyor</title><content type='html'>ABD'de yapılan iki araştırma sonucuna göre, depresyon geçiren kişinin demansa yakalanma (bunama) olasılığı daha fazla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bilimadamları, bu iki hastalık arasında bağlantı olsa da doğrudan bir ilişkiden sözedilemeyeceğini vurguluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Massachusetts Üniversitesi'nden Dr. Jane Saczynski tarafından yapılan ilk araştırmada, 949 yaşlı 17 yıl boyunca takip edildi ve bu zaman zarfında bu kişilerden 164'ü bunamaya yakalandı. Depresyon geçirenlerin yüzde 22'sinde bunama da görüldüğü, bunayanların yüzde 17'sinin ise daha önce depresyon geçirmediği belirlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'de 1239 kişi arasında yapılan diğer araştırmada ise, araştırmaya katılanların geçirdikleri depresyon sayısıyla bunama arasındaki ilişkiye bakıldı. Bunun sonucunda, bir kişi ne kadar çok depresyon geçirirse bunama riskinin o kadar fazla olduğu saptandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma sonucunda, iki veya daha fazla depresyon geçirenlerde bunama riskinin neredeyse iki kat arttığı belirlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk araştırmayı yapan Saczynski, "Depresyonunun doğrudan bunamaya yol açıp açmadığını kesin olarak bilinmese de, depresyonun bunama riskini artırabildiği bazı durumlar var" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;DAHA FAZLA ARAŞTIRMAYA İHTİYAÇ VAR&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Saczynski, bir kişi depresyona girdiğinde beyin dokusunda oluşan yangının bunamaya yol açabildiğini, beyinde depresyonla birlikte artan bazı proteinlerin de bunama riskini artırabildiğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilimadamları, iki hastalık arasındaki kesin bir bağlantı kurmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunun da altını çizdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma, American Journal of Neurology dergisinde yayınlandı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-5867769272656517952?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/5867769272656517952/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2011/05/depresyon-bunama-riskini-artryor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/5867769272656517952'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/5867769272656517952'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2011/05/depresyon-bunama-riskini-artryor.html' title='Depresyon Bunama Riskini Artırıyor'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-8833799941115468260</id><published>2011-05-04T20:05:00.006+03:00</published><updated>2011-05-04T20:05:06.648+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='LITHURIL [ 300 MG 100 KAPSÜL ]'/><title type='text'>lithuril endikasyonları</title><content type='html'>Daha önce bilgilerini verdiğimiz Lithuril ilacı Endikasyonları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lithuril ilacı &lt;a style="font-weight: bold;" href="http://ilackullanimi.blogspot.com/2009/07/lithuril-300-mg-kapsul-yan-etkileri.html"&gt;yan etkilerini&lt;/a&gt; okumak için tıklayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Lithuril&lt;/span&gt; 300 mg 100 kapsül endikasyonları ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lithuril manik-depresif hastalık ve mani'nin profilaksi ve tedavisinde, rekürent depresyon'un idame tedavisinde endikedir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-8833799941115468260?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/8833799941115468260/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2011/05/lithuril-endikasyonlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8833799941115468260'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8833799941115468260'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2011/05/lithuril-endikasyonlar.html' title='lithuril endikasyonları'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-8388172958634279987</id><published>2011-05-04T20:05:00.004+03:00</published><updated>2011-05-04T20:05:05.690+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ACTIVELLE [ 28 FİLM TABLET ]'/><title type='text'>activelle 28 film tablet</title><content type='html'>Activelle 28 film tablet ithal, beşeri bir ilaçtır. İlacın barkod numarası : &lt;span style="font-style: italic;"&gt;*8699676090617*&lt;/span&gt; İlacın etken maddesi Estradiol &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Hemihidrat ve Progestogen&lt;/span&gt; dır. Eczanelerden reçete ile  13.81TL alabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Activelle ilacı ile ilgili uyarı ve önlemler ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedaviye başlanmasından veya yeniden HRT tedavisi planlanmasından önce, kontrendikasyonlar ve uyarılar göz önünde tutularak genel ve jinekolojik muayene ile birlikte, kişinin tam bir öz ve soy geçmiş hikayesi alınmalıdır. Tedavi süresince, sıklığı her kadının yapısına göre ayarlanacak periyodik kontroller önerilmektedir. Tedavinin ilk ayları süresince ara kanamaları ve lekelenme görülebilir, fakat tedaviye devam edilmesi halinde zamanla azalır. 9-12 aylık tedaviden sonra kadınların yaklaşık % 80’i amenoreik hale gelmektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-8388172958634279987?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/8388172958634279987/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2011/05/activelle-28-film-tablet.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8388172958634279987'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8388172958634279987'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2011/05/activelle-28-film-tablet.html' title='activelle 28 film tablet'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-6068832607465517334</id><published>2011-05-04T20:05:00.002+03:00</published><updated>2011-05-04T20:05:01.774+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ayak bakımı'/><title type='text'>Ayak kokusundan kurtulmanın yolları - video</title><content type='html'>&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-6068832607465517334?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/6068832607465517334/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2011/05/ayak-kokusundan-kurtulmann-yollar-video.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/6068832607465517334'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/6068832607465517334'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2011/05/ayak-kokusundan-kurtulmann-yollar-video.html' title='Ayak kokusundan kurtulmanın yolları - video'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-8005942382124232261</id><published>2011-05-04T20:05:00.000+03:00</published><updated>2011-05-04T20:05:01.084+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aile hekimi maaşı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aile hekimliği yasası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aile hekimlerine yasal uyarı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aile hekimliği feshi'/><title type='text'>Aile hekimlerine gider uyarısı</title><content type='html'>Aile hekimlerine 'gider' uyarısı&lt;br /&gt;Ankara'da Temmuz ayında başlayan aile hekimliğinde hastaların mağduriyetine yol açacak uygulamalar karşısında sözleşme feshine kadar varan yaptırımlar uygulanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara İl Sağlık Müdürü Mustafa Aksoy, aile hekimliği uygulamasında hizmetin aksamaması için aile hekimlerine yeterli ödenek verildiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkentteki bir aile sağlığı merkezinde ısıtma sisteminin çalıştırılmamasından kaynaklanan sorunu hatırlatılan Aksoy, bununla ilgili gerekli incelemeyi yaptıklarını kaydederek, “Aile hekimlerine ısıtma, su, elektrik gibi giderler için 2 bin 500 TL civarında katkı sağlıyoruz. Bu, hizmetlerin görülmesi için kullanılmalıdır. Söz konusu olayla ilgili işlem yapıldı. Yanlış uygulamalar yapılırsa önce uyarı cezası verilecek, tekrarlanırsa sözleşme feshedilecek” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz konusu merkezde sıvı yakıt kullanıldığının, bunun fiyatının yüksek olduğu gerekçe gösterilerek ısıtma sisteminin çalıştırılmadığının tespit edildiğini ifade eden Aksoy, “Bu bir mazeret olamaz. Biz merkezlerimizi hazır halde teslim ediyoruz. İşletme gideri yüksek olsa da aile hekimlerimiz bunu bilerek ve kabul ederek göreve talip oluyor. Vatandaşı mağdur edecek uygulamalardan kaçınılmalıdır” uyarısını dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aksoy, öngörülmeyen giderlerin ortaya çıkması halinde gereken desteği vereceklerini de kaydederek, “Bu merkezimizdeki doğalgaz dönüşümünü biz yaptıracağız” dedi. Başkentte aile hekimliği sisteminin vatandaşlar tarafından benimsendiğini, hastanelere başvuruda yüzde 10 oranında azalma olduğunu dile getiren Aksoy, “Boşalacak yerler için sırada çok hekim bekliyor. Ankaralılar bu sistemi sahiplendi” diye konuştu.&lt;br /&gt;Kaynak: AA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-8005942382124232261?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/8005942382124232261/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2011/05/aile-hekimlerine-gider-uyars.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8005942382124232261'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8005942382124232261'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2011/05/aile-hekimlerine-gider-uyars.html' title='Aile hekimlerine gider uyarısı'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-3197913607760906505</id><published>2011-05-04T20:04:00.003+03:00</published><updated>2011-05-04T20:04:44.411+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vücut Bakımı'/><title type='text'>Bitkisel Yağlarla Bronzlaşma</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TLoZF82g_JI/AAAAAAAABzU/sKIVAiwN7kE/s1600/cilt.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 250px; height: 151px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TLoZF82g_JI/AAAAAAAABzU/sKIVAiwN7kE/s320/cilt.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5528759082575527058" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bitkisel Yağlarla Bronzlaşma&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bronzlaşmak için bitkisel çözümler&lt;br /&gt;Bronzlaşmak İçin Bitki Yağları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ceviz yağı&lt;br /&gt;Kakao yağı&lt;br /&gt;Kayısı yağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Birebir oranda birbirine karıştırılır, bütün vücuda sürülür. Güneşte bekletilir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Havuç yağı&lt;br /&gt;Fındık yağı&lt;br /&gt;Badem yağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birebir oranda birbirine karıştırılır, bütün vücuda sürülür. Güneşte bekletilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göz alıcı, muhteşem bir dekolteye sahip olmak için bu 20 öneriyi sizlere uygulamanızı tavsiye ediyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1-&lt;/span&gt; Güneşe çıkmadan önce koruyucu ürünler kullanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2-&lt;/span&gt; Üstsüz güneşlenmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3-&lt;/span&gt; Göğsünüzde küçük sivilceler oluşmuşsa, o bölgeye bakım maske si uygulayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;4-&lt;/span&gt; Göğüs bölgesini sık sık nemlendirmeyi ihmal etmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;5-&lt;/span&gt; Sutyen alırken sıkı olmamasına dikkat edin ve alttan destekli olanları tercih edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;6-&lt;/span&gt; Çok sıcak su ile duş almayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;7-&lt;/span&gt; Her banyodan sonra soğuk su ile masaj yapın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;8-&lt;/span&gt; Doğru sutyen kullanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;9-&lt;/span&gt; Sutyensiz spor yapmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;10-&lt;/span&gt; Sert peeling uygulamalarından kaçının.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;11-&lt;/span&gt; Hassas bir cilde sahipseniz, yeşil çay içeren ürünler kullanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;12-&lt;/span&gt; Yastıksız veya ince bir yastıkla uyuyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;13-&lt;/span&gt; Sandalyeye sırtınızı dayayarak dik oturun. Hem dekolte bölgeniz hem de sağlığınız için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;14-&lt;/span&gt; Bu bölgede ince kılcal damarlar beliriyorsa, sert masajlar yapmaktan kaçının.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;15-&lt;/span&gt; Sürekli yüz üstü yatmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;16-&lt;/span&gt; Çok sık kilo alıp vermeyin. Düzensiz bir şekilde kilo alıp vermek, bir süre sonra göğüslerde elastikiyet kaybına yol açıyor. Ayrıca dokular zayıflıyor ve göze hoş görünmeyen çatlaklar da oluşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;17-&lt;/span&gt; Düzenli olarak nemlendirici bir krem ile masaj yapın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;18-&lt;/span&gt; Özellikle günde yarım saat boyun, omuz ve kolları çalıştırıcı egzersizleri ihmal etmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;19-&lt;/span&gt; Sigara vücudunuzdaki hücre yenilenmesini olumsuz etkiliyor ve tüm organlarınız gibi göğüsleriniz de bundan nasibini alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;20- &lt;/span&gt;Göğüslerinize düzenli olarak peeling uygulamaya özen gösterin. Peeling ’in ardından göğüs dekolteniz canlı bir görünüme sahip olacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-3197913607760906505?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/3197913607760906505/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2011/05/bitkisel-yaglarla-bronzlasma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3197913607760906505'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3197913607760906505'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2011/05/bitkisel-yaglarla-bronzlasma.html' title='Bitkisel Yağlarla Bronzlaşma'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TLoZF82g_JI/AAAAAAAABzU/sKIVAiwN7kE/s72-c/cilt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-2682758970410690887</id><published>2011-05-04T20:04:00.001+03:00</published><updated>2011-05-04T20:04:39.487+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='maxromen hapı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Maxromen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='maxromen performans hapı'/><title type='text'>Maxromen  kullanımı</title><content type='html'>MAXROMEN KULLANIMI&lt;br /&gt;Maxromen'i Cinsel Aktiviteden 1 saat önce bir bardak suyla birlikte kullanınız.&lt;br /&gt;MAXROMEN Hapı Kullanım Önerileri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk etkisini aldıktan yaklaşık ortalama 60 dakika sonra göstermektedir.&lt;br /&gt;Kullanıcıların fiziksel durumuna bağlı olarak etkisini 72 saat boyunca devam ettirebilir.&lt;br /&gt;Etkisinin tam olarak ortaya çıkması için yemekten hemen sonra kullanmayınız.&lt;br /&gt;Etkisinin tam olarak aktif olması için aşırı alkol ile birlikte kullanmayınız.&lt;br /&gt;Tıbbi gözetim altında bulunanlar kullanmadan önce sağlık uzmanına danışmalıdırlar.&lt;br /&gt;Hamile ya da emziren kadınlar tarafından kullanılmamalıdır.&lt;br /&gt;Sadece yetişkinler tarafından kullanılmalıdır.&lt;br /&gt;Çocukların ulaşamayacağı yerlerde muhafaza ediniz.&lt;br /&gt;Serin ve kuru ortamda saklayınız.&lt;br /&gt;Önerilen dozajı aşmayınız.&lt;br /&gt;MAXROMEN HAPI KULLANIM SÜRESİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanan erkekte 45 dk - 1 Saat içerisinde etkisini göstererek , bugüne kadar hissedilmemiş oranda (Maximum Sertleşme) sertlik sağlamaya yardımcıdır. Bir kapsül Maxromen etkisini 72 saate kadar sürdürür. Bu süreci tekrardan kullanma ihtiyacı duymadan geçirebilirsiniz. Maxromen 72 saat boyunca her uyarılmanızda size kusursuz bir sertleşme yaşamanıza faydalıdır.&lt;br /&gt;Maxromen Hapını Kimler Kullanamaz&lt;br /&gt;%100 Bitkisel , T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın 27.12.2001 Tarih ve 35-04202 sayılı sicil numarası ile Türk Gıda Kodeksine uygun ISO-22000 Standartlarına uygun olarak üretilmiş MaXromen'i Tıbbi gözetim altında bulunanlar kullanmadan önce sağlık uzmanına danışmalıdırlar. Hamile ya da emziren kadınlar tarafından kullanılmamalıdır. Çocukların ulaşamayacağı yerlerde muhafaza edilmelidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-2682758970410690887?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/2682758970410690887/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2011/05/maxromen-kullanm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/2682758970410690887'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/2682758970410690887'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2011/05/maxromen-kullanm.html' title='Maxromen  kullanımı'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-623409423524027660</id><published>2010-10-16T05:54:00.003+03:00</published><updated>2010-10-16T05:54:19.710+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİST İÇİN ŞİFALI BİTKİLKER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİST İÇİN FAYDALI BİTKİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİST İÇİN BİTKİSEL İLAÇ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİST İÇİN BİTKİSEL ÇÖZÜM'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİST İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KİST İÇİN KÜR'/><title type='text'>KİST İÇİN ŞİFALI BİTKİLER</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TKcbS4H6QhI/AAAAAAAAAyE/hyvLzTBuofA/s1600/K%C4%B0ST+%C4%B0%C3%87%C4%B0N+%C5%9E%C4%B0FALI+B%C4%B0TK%C4%B0LER.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 297px; height: 345px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TKcbS4H6QhI/AAAAAAAAAyE/hyvLzTBuofA/s400/K%C4%B0ST+%C4%B0%C3%87%C4%B0N+%C5%9E%C4%B0FALI+B%C4%B0TK%C4%B0LER.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523413479110361618" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ege Lokmanı Şevki Güngör, vücutta oluşan kistler ve yağ bezeleri için, şifalı bitki kürleri önerdi. Özellikle kadınlarda sıklıkla rastlanan yumurtalık kistleri, miyomlar, meme kistleri   ve yağ bezeleri için, kekik suyu, biberiye suyu, karabaş suyu karıştırıp içilir. Ayrıca, çoban çantası bitrkisini çayı ve suyu da çok faydalıdır.&lt;br /&gt;Vücut kistleri için, çok fayda sağlayan bir macun tarifi de veren Şevki Güngörün tarifi aşağıda verilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;GEREKLİ MALZEMELER:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* keten tohumu,&lt;br /&gt;* Üzüm çekirdeği,&lt;br /&gt;* zencefil,&lt;br /&gt;* Çörekotu,&lt;br /&gt;* Polen,&lt;br /&gt;* Zerdeçal,&lt;br /&gt;* Isırgan tohumu,&lt;br /&gt;* Bal veya pekmez,&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ &lt;/span&gt;: Bütün malzemeler karıştırışlır. Günde 2 tatlı kaşığı aç karnına kullanılır. 3-4 ay kullanmak gerekir. Bu macun, 3-5 cm büyüklüğündeki kistler için için faydalıdır. Daha büyük olanlar için tesir etmez.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-5131794188955608690?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/h10NiG3lkmCzklcIXqKw_klq3QI/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/h10NiG3lkmCzklcIXqKw_klq3QI/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/h10NiG3lkmCzklcIXqKw_klq3QI/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/h10NiG3lkmCzklcIXqKw_klq3QI/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-623409423524027660?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/623409423524027660/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/kist-icin-sifali-bitkiler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/623409423524027660'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/623409423524027660'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/kist-icin-sifali-bitkiler.html' title='KİST İÇİN ŞİFALI BİTKİLER'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TKcbS4H6QhI/AAAAAAAAAyE/hyvLzTBuofA/s72-c/K%C4%B0ST+%C4%B0%C3%87%C4%B0N+%C5%9E%C4%B0FALI+B%C4%B0TK%C4%B0LER.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-2969355983249272796</id><published>2010-10-16T05:54:00.001+03:00</published><updated>2010-10-16T05:54:15.769+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Uyku Bozuklukları ve İyi Uykunun Koşulları</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0ilk3K3xI/AAAAAAAABvk/k4oWMo4GrUQ/s1600/bebek-uykusu1.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 256px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0ilk3K3xI/AAAAAAAABvk/k4oWMo4GrUQ/s320/bebek-uykusu1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516103147544305426" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;UYKU&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyku, çocuğun sinirsel dengesi için önemli bir etkendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi uykunun koşulları Sessizlik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğun, odasında tek başına uyuması ideal durumdur. Ana-babasıyla birlikte ya da oturma odasında yatarsa, uykusu yeterince derin olmaz, gidiş gelişlerden, televizyondan, konuşmalardan rahatsız olur. Çocuğu ayrı odada yatırma olanağı yoksa, uyuduğu sırada elden geldiğince sessiz bir ortam yaratmaya çalışılmalıdır.&lt;br /&gt;bebek-uykusu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk, iyice düz ve sertçe şilteli bir yatakta, alışkanlığına göre yastıkla ya da yastıksız yatırılmalıdır. Üstüne, iyi ısıtan ama hafif bir çarşaf ve battaniye örtülmelidir. Hava çok sıcaksa, çarşaf (ya da pike) yeterlidir. Çocuk,yatak giysisinin içinde (pijama ya da gecelik) rahat olmalı ve terlememelidir. Kuşkusuz en sağlıklı yatak giyecekleri, pamuklu kumaştan yapılanlardır: Hava geçirir, dolayısıyle terletmezler, kaynatarak’ yıkanabilirler. Günümüzde, pamuklu rahatlığı ile polyester liflerin kullanışlılığını biraraya getiren dokumalar çok kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Huzur&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi uyuyabilmek için çocuk, kaygılardan, gerginliklerden uzak olmalıdır. Çocuğu etkileyecek (üzecek, korkutacak) masallar anlatmak saçma ve gereksizdir. Evin havası, ana-babanm davranışları da çocuğun uykusunu etkiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk, yatağa yatırılmasına da büyük önem verir. Sözgelimi, anne ya da babası tarafından öpülürse daha çabuk uykuya dalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam rahat uyuyabilmek için çocuk, gündüz kendini yormalı, oynamalı, atlayıp zıplamalı, açık havada uzun geziler yapmalıdır. Akşam yemeğini yedikten ve banyosunu yaptıktan sonra, yorulmayacağı bir şeyle ilgilenebilir (bir kitabın resimlerine bakmak, v.b.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Düzenli uyku&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğun düzenli uyuması gerekir. Belli bir yatma saati olmayan, bazen saat 20.00′de, bazen 23.00′te yatırılan çocuk, erken yatırılmak istendiğinde ağlar, huysuzlanır ve sürekli geç yatma alışkanlığı edinir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirli uyku saatlerine uymak, çocuğa kazandırılacak çok iyi bir alışkanlıktır. Öte yandan, belirli bir uyku süresine de uymak gerekir: Küçük bir çocuk 12 saat, okul çağında bir çocuk en az 9-10 saat uyuyabilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok küçük çocuklar için doğal olan öğle uykusu, daha büyük çocuklar için gerekli değildir. Öğle uykusu gereksinimi günden güne azalır ve 3 yaşma doğru bütünüyle ortadan kalkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Uyku bozuklukları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyku bozukluklarına çocuklarda çok sık raslanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyku bozukluğu, çocuğun uykuya dalmasında bir yavaşlık olarak da ortaya çıkabilir. Çocuk çok sinirli olur, uykusunu geciktirmek için uğraşır. Çok yorgun bir çocuk da uykuya dalmakta güçlük çeker. Düş gücü geniş çocuklar da düşlerini gerçeklerle karıştırarak uykularından olurlar. Düşlerini yaşar, korku ve kaygılara kapılırlar. Bunun kökeni, etkileyici bir öykü ya da masal, bir kitap, bir film olabilir. Çocukların düşlerine giren ve uykularını kaçıranlar, genellikle masallardaki hayvan ya da kişilerdir. Karabasanlara da raslanır. Çocuk uyanıp, korkusunu dile getirir. Avutulduktan, kaygıları giderildikten, yatıştırıldıktan sonra yeniden uyur. Bazen de gerçek anlamıyla gece korkuları sözkonusudur: Çocuk bağırır, ağlar ve dehşet içinde uyanır. Bu durumda, çocuğu yatıştırmak da, yeniden uyutmak da çok daha güçtür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklarda karabasanlar normal, gece korkuları normal değildir (hele sık sık tekrarlıyorlarsa).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genellikle az raslanan aşırı uyuma, her zaman, kaygılı çocuklarda görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyurgezerliğe özellikle 8-9 yaşlarında (erkek çocuklarda kızlardan daha çok) raslanır. Çocuk kalkar, yürür, sonra tek başına gidip yeniden yatar. Gece gezintilerini ertesi gün anımsamaz. Bunlar genellikle, zeka bakımından kesinlikle normal, ama kuşkulu, kaygılı çocuklardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böcekler de uykuyu bozabilir. Bir şey sokmuş-sa çocuk kaşınır ve uyanır. Kaşıntısı çocuğun sinirliliğini büsbütün artırır. Bunun için, odasında tahtakurusu,. pire, sivrisinek gibi böcekler bulunmamasına dikkat etmek gerekir. Çocuğun hasta olduğu zaman (kulak iltihabı boğaz iltihabı, v.b.) iyi uyuyamayacağı açıktır; sağlığına kavuştuğunda uykuları da böylelikle düzelecektir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-2969355983249272796?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/2969355983249272796/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/uyku-bozukluklar-ve-iyi-uykunun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/2969355983249272796'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/2969355983249272796'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/uyku-bozukluklar-ve-iyi-uykunun.html' title='Uyku Bozuklukları ve İyi Uykunun Koşulları'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0ilk3K3xI/AAAAAAAABvk/k4oWMo4GrUQ/s72-c/bebek-uykusu1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-8986748145515424405</id><published>2010-10-13T05:03:00.003+03:00</published><updated>2010-10-13T05:03:26.560+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GÖZ İÇİN FAYDALI BESİNLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GÖZ İÇİN YARARLI BESİNLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GÖZ İÇİN FAYDALI BİTKİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GÖZ İÇİN FAYDALI YİYECEKLER'/><title type='text'>GÖZ İÇİN ŞİFALI BİTKİLER</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TLHSYQEd8sI/AAAAAAAAAyc/a3Izn6E86p8/s1600/G%C3%96Z+%C4%B0%C3%87%C4%B0N+%C5%9E%C4%B0FALI+B%C4%B0TK%C4%B0LER.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 334px; height: 290px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TLHSYQEd8sI/AAAAAAAAAyc/a3Izn6E86p8/s400/G%C3%96Z+%C4%B0%C3%87%C4%B0N+%C5%9E%C4%B0FALI+B%C4%B0TK%C4%B0LER.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5526429531832709826" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İnsan  olarak vücudumuzun her bir organı ayrı öneme sahip. Ama göz çok daha  başka bir önem taşıyor. Bu bloğumuzda pek çok konu hakkında bilgi  vermişken göz gibi çok değerli bir organı atlamak olmaz. Pek çok insan  bir şekilde göz problemi yaşamıştır. Bu rahatsızlıklara modern tıp  tedavinin yanısıra doğal yollardan çözüm arayan pek çok insan da mevcut.  Bazı göz rahatsızlıklarına doğal bir kaç öneri sunuyoruz.&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;-Ceviz  yapraklarının kaynatılması ile elde edilen sıvının içine batırılan temiz  bir bez parçası göz üzerine konursa, göz iltihaplanmalarını önler.&lt;br /&gt;-Deve tabanı suda kaynatılarak pansuman yapılırsa deri ve göz kapağı iltihaplarını önler.&lt;br /&gt;-Frenk maydonuzu göz hastalıklarına etkilidir.&lt;br /&gt;-Gül yapraklarından yapılan çayla göz nezlesi ve kanlanmasında bu çayla göz banyosu yapmak çok etkili olur.&lt;br /&gt;-Havuç gözleri kuvvetlendirir. Kavun göz nezlesine iyi gelir.&lt;br /&gt;-Kaya koruğunun (taze) yapraklarının ezilmesi ile elde edilen sıvı göz ağrılarını dindirir.&lt;br /&gt;-Maydanoz suyu ile göz banyosu yapıldığında gözkapağı iltihaplarını iyileştirici özelliği vardır.&lt;br /&gt;-Mine çiçeği suyu ile yıkanan gözlerde iltihap yok olur.&lt;br /&gt;-Mürver ağacı kabuklarından yapılan çay, böbrek göz iltihaplarına iyi gelir.&lt;br /&gt;-Peygamber çiçeği göz hastalıklarına iyi gelir.&lt;br /&gt;-Rezene (raziyane) tozu karıştırılan suyla gözler yıkandığında kuvvetlendirir.&lt;br /&gt;-Üzerlik otu gözleri kuvvetlendirir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-44275242599122942?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/X1RikMMm4MTsBSUoFO6TVecaEDg/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/X1RikMMm4MTsBSUoFO6TVecaEDg/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/X1RikMMm4MTsBSUoFO6TVecaEDg/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/X1RikMMm4MTsBSUoFO6TVecaEDg/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-8986748145515424405?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/8986748145515424405/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/goz-icin-sifali-bitkiler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8986748145515424405'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8986748145515424405'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/goz-icin-sifali-bitkiler.html' title='GÖZ İÇİN ŞİFALI BİTKİLER'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TLHSYQEd8sI/AAAAAAAAAyc/a3Izn6E86p8/s72-c/G%C3%96Z+%C4%B0%C3%87%C4%B0N+%C5%9E%C4%B0FALI+B%C4%B0TK%C4%B0LER.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-421614895065951442</id><published>2010-10-13T05:03:00.001+03:00</published><updated>2010-10-13T05:03:22.433+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vücut Bakımı'/><title type='text'>Zayıflamaya ve Formda Kalmaya Yardımcı Yiyecekler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TK7FU6R5-dI/AAAAAAAAByI/MDkzVxsiqx0/s1600/bugday.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 136px; height: 84px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TK7FU6R5-dI/AAAAAAAAByI/MDkzVxsiqx0/s320/bugday.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5525570755862591954" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yapılan araştırmalar, kilo aldıracağını veya sağlığımız için kötü olacağını düşündüğümüz gıdaların bilinenin aksine zayıflamanıza yardımcı olduğunu böylelikle ortaya çıkardı. İşte fazla kilolardan kurtulup forma kavuşmamıza yardımcı olduğu kanıtlanan &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;10 yiyecek…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1. &lt;/span&gt;Lif, mineral ve vitaminlerle dolu yüksek kaliteli ekmek, gerçekten glisemik indekste alt sırada yer alıyor. Bu da kan şekerinde ani yükselmeye neden olmuyor. Kilo vermek istiyorsanız, ekmek somunu yerine yüzde 100 buğday unuyla yapılan ya da tam tahıllı ekmekleri seçin. Yüksek oranda lif içermeyen buğday unundan uzak mutlaka  durun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2. &lt;/span&gt;Yerfıstığı ezmesi yağlı mı ya da fazla mı kalori içeriyor? Brigham ve Kadın Sağlığı Hastanesi’ndeki bir araştırmaya göre, yerfıstığı ezmesi yiyenlerin kilo vermesi ve verdikleri bu kiloları tekrar almaması daha muhtemel. Purdue Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma da, erkeklerin yerfıstığı ezmesi yedikten sonra kendilerini daha tok hissettiklerini gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3.&lt;/span&gt; Doymuş yağ içermesine rağmen, Hindistan cevizi yağı metabolizmanızı geliştiriyor ve kilo vermenize yardım ediyor. Hindistan cevizi yağı kolesterol seviyenizi artırmaz ve sindirim bozukluğu belirtilerini azalttığı biliniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;4. &lt;/span&gt;Peynir, kalsiyum içermesinden dolayı kilo vermek için çok önemli. Çalışmalar, beslenme sinde yüksek oranda süt ürünü tüketen obez yetişkinlerin önemli ölçüde kilo verdiğini gösterdi. Fakat peynirin yağlı ve tuzlu olması da bir dezavantaj.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;5.&lt;/span&gt; Diyet te bile olsanız, yemekten sonra tatlı yiyebilirsiniz. Dondurmadan farklı olarak, şerbet yağ içermez, ancak kaymak tadındadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;6.&lt;/span&gt; Ceviz, fındık gibi kabuklu yemişler yağla dolu olabilir, fakat bu yağın iyi bir türüdür. Kabuklu yemişler aynı zamanda lif de içeriyor. Bu nedenle, patates cipsi ya da kurabiye yerine sağlık lı olan badem, yerfıstığı ya da Hint fıstığı (kaju) gibi çerezlerden atıştırabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TK7FU6R5-dI/AAAAAAAAByI/MDkzVxsiqx0/s1600/bugday.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 242px; height: 168px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TK7FU6R5-dI/AAAAAAAAByI/MDkzVxsiqx0/s320/bugday.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5525570755862591954" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;7. &lt;/span&gt;Yıllardır yumurta üzerine yenip yenmemesi konusunda birçok tartışma yaşanıyor. Fakat araştırma, sabahları yumurta yemenin iyi olduğunu, içerdiği protein nedeniyle sizi daha uzun süre tok tuttuğunu kanıtladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;8.&lt;/span&gt; Kırmızı etten kaçınmak zorunda değilsiniz. Çünkü yağsız biftek, tavuk ile aynı miktarda doymuş yağ içeriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;9.&lt;/span&gt; Kafein kan basıncını ve kalp atış hızını artırıyor. Ancak bazı araştırmalar, kafeinin metabolizmayı hızlandırdığını ve iştahı bastırdığını gösteriyor. Fakat şekerli meşrubatlar içmek veya kahvenize şeker, krema eklemek kafeinin pozitif etkisini yok ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;10. &lt;/span&gt;Şekerli sakız çiğnerseniz dişlerinizi çürütebilir. Ancak Rhode Island Üniversitesi’nden bir beslenme profesörü sakız çiğnemenin iştahı bastırdığına ve metabolizmayı harekete geçirdiğine inanıyor. Çalışmanın ilk sonuçları, hipotezi destekliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-421614895065951442?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/421614895065951442/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/zayflamaya-ve-formda-kalmaya-yardmc.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/421614895065951442'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/421614895065951442'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/zayflamaya-ve-formda-kalmaya-yardmc.html' title='Zayıflamaya ve Formda Kalmaya Yardımcı Yiyecekler'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TK7FU6R5-dI/AAAAAAAAByI/MDkzVxsiqx0/s72-c/bugday.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-6358631212062284023</id><published>2010-10-09T23:59:00.005+03:00</published><updated>2010-10-09T23:59:18.797+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DOĞAL EL KREMİ NASIL YAPILIR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DOĞAL EL KREMİ YAPIMI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DOĞAL EL BAKIMI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EVDE EL BAKIMI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EVDE EL KREMİ YAPIMI'/><title type='text'>DOĞAL EL BAKIMI VE DOĞAL EL KREMİ YAPIMI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TLCAbuAR0jI/AAAAAAAAAyU/NpZ6KDYqMHQ/s1600/DO%C4%9EAL+EL+BAKIMI.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 304px; height: 267px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TLCAbuAR0jI/AAAAAAAAAyU/NpZ6KDYqMHQ/s400/DO%C4%9EAL+EL+BAKIMI.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5526057956477620786" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;El bakımı için, çok işinize yarayacak ve ellerinizin, adeta pamuk gibi  yumuşacık ve imrenilir eller olmasını sağlayacak doğal önerilerimiz  nevcut.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;KİLLİ EL KREMİ ;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;GEREKLİ MALZEMELER : &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;*1 tatlı kaşığı badem yağı,&lt;br /&gt;* 2 yumurta sarısı ,&lt;br /&gt;* 1 tatlı kaşığı kil ,&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ :&lt;/span&gt;  Bütün malzemeleri krem haline gelinceye kadar çırpın. Hafif  katılaşıncaya kadar buzlukta 10 dakika bekletip ellerinize sürün. 10  dakika bekledikten sonra ellerinizi yıkayın.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;AVAKADOLU KREM ;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;GEREKLİ MALZEMELER ;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;*1 avokado&lt;br /&gt;* 1 yumurta sarısı&lt;br /&gt;* 1 çorba kaşığı limon suyu&lt;br /&gt;HAZIRLANIŞI  VE KULLANIM ŞEKLİ : Avokadoyu soyap püre halinde ezin.Yumurta sarısı ve  limon suyu ilave edip krem kıvamına gelinceye kadar karıştırın.  Ellerinize sürüp 10 dakika bekletikten sonra yıkayın.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;BALLI EL KREMİ;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;GEREKLİ MALZEMELER ; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* 1 çay kaşığı beyaz balmumu,&lt;br /&gt;* 2 çay kaşığı tatlı badem yağ,&lt;br /&gt;* 120 gr süzme bal,&lt;br /&gt;* Birkaç damla esans (sevdiğiniz herhangi bir esans),&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ &lt;/span&gt;:  Balmumunu bir cam kâseye alıp benmari usulü eritin. Badem yağı ve balı  ekleyip krem kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Soğuduktan sonra  esansı ekleyip ellerinize sürün. 10 dakika bekletip ellerinizi yıkayın&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ELLER İÇİN DOĞAL SAUNA;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;GEREKLİ MALZEMELER :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;*4 çorba kaşığı tatlı bademyağı,&lt;br /&gt;*4 çorba kaşığı hidistancevizi yağı,&lt;br /&gt;*4 çorba kaşığı zeytinyağı,&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : &lt;/span&gt;Hindistancevizi  yağını benmari usulü eritip diğer yağlarla karıştırın.Akşamları  yatmadan önce ellerinize bolca sürüp ellerinizi plastik folyo ile sarın  ve üzerine eldivenleri giyin.Bu karışımı fazla miktarda hazırlayıp cam  kavanoza dökün ve 3 ay süreyle kullanabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-5937072562000903582?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/HNkmWPUZITyimgQulcGz9dMw7NI/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/HNkmWPUZITyimgQulcGz9dMw7NI/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/HNkmWPUZITyimgQulcGz9dMw7NI/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/HNkmWPUZITyimgQulcGz9dMw7NI/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-6358631212062284023?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/6358631212062284023/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/dogal-el-bakimi-ve-dogal-el-kremi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/6358631212062284023'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/6358631212062284023'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/dogal-el-bakimi-ve-dogal-el-kremi.html' title='DOĞAL EL BAKIMI VE DOĞAL EL KREMİ YAPIMI'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TLCAbuAR0jI/AAAAAAAAAyU/NpZ6KDYqMHQ/s72-c/DO%C4%9EAL+EL+BAKIMI.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-2153698877047630115</id><published>2010-10-09T23:59:00.003+03:00</published><updated>2010-10-09T23:59:15.259+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vücut Bakımı'/><title type='text'>Vücut Çatlaklarınızı İyileştirme Yolları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TK7GzxaSqOI/AAAAAAAAByQ/cxnPgmAlbto/s1600/catlak.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 129px; height: 75px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TK7GzxaSqOI/AAAAAAAAByQ/cxnPgmAlbto/s320/catlak.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5525572385569417442" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hızlı kilo alıp verme, doğum, ağır spor yapma gibi faktörler sonrası vücutta oluşan çatlaklar, çeşitli yöntemlerle iyileştirilebiliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınların korkulu rüyalarından biri olan vücut çatlakları, genellikle ergenlik döneminden itibaren hızlı kilo alıp verme, hızlı boy uzaması, dengesiz beslenme, hamilelik ve genetik yatkınlık gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar ve bacak, kalça, bel çevresi, göğüs ve diz arkalarında enine-boyuna ince beyaz çizgiler şeklinde yer olarak alırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mediest Estetik ve Güzellik Merkezleri kurucusu Op. Dr. Atilla Alp, çoğu kadın ın problemi olan vücut çatlaklarının tam olarak bir tedavisi olmadığını, fakat günümüzde geliştirilen yeni yöntemler sayesinde çatlakların iyileştirilip, doku kalitesinin artırılabileceğini belirterek, çatlaklardan kurtulmanın yollarını anlattı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çatlak nedir ve nasıl oluşur?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derinin aşırı gerilmesine bağlı olarak, cildin elastin ve kolajen dokularındaki tahribat sonucunda ortaya çıkan vücut çatlakları, bir çeşit deri yırtılmasıdır. İlk oluştuklarında pembemsi görünümdedirler, zamanla bu pembe çizgiler mora, soluklaşarak beyaza, sedef rengine dönüşür. Ayrıca yine derideki esnemelerin yoğunluğuna bağlı olarak çatlaklar sadece renk farklılıkları şeklinde değil aynı zamanda kabarık veya çukurlaşmış görüntüler şeklinde de oluşabilirler.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çatlakların oluşmaması için önceden alınabilecek önlemler nelerdir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TK7GzxaSqOI/AAAAAAAAByQ/cxnPgmAlbto/s1600/catlak.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 259px; height: 196px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TK7GzxaSqOI/AAAAAAAAByQ/cxnPgmAlbto/s320/catlak.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5525572385569417442" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Özellikle açık tenliler, gelişme çağında ani kilo alan ve boyu aniden uzayan gençler, doğum nedeniyle karnı gerilen anne ler ve her şeyden önemlisi ailelerinde çatlak olan kişiler, diğer insanlara göre daha fazla çatlak oluşma riskini taşırlar. Bu sebeple her şeyden önce beslenme mize dikkat edip, dengeli beslenme li hızlı kilo alıp vermekten kaçınmalıyız. Düzenli ama çok ağır olmayan egzersizler yapmalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudumuzu sürekli kremler ve yağlarla nemlendirmeli, cildimizin kurumasına ve gerilmesine izin vermemeliyiz. Ayrıca düzenli masaj ile ve banyoda fırçayla mümkün olduğu kadar dolaşımını kan artırıp deriyi uyarmalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hangi tür çatlakların iyileşme olanağı daha yüksektir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çatlakların türü değil safhaları vardır. Çatlaklar taze yani henüz renkleri mor veya soluk kırmızıyken bu, dokunun kan dolaşımının mevcut olduğunu göstermektedir. Bu safhada doku kollajen ve elastin üretebilecek kabiliyettedir. Bu safhada yapılacak olan her türlü sağlıklı müdahale, iyileşme süreci için katkıda bulunur. Daha sonra beyazlayınca yapılan tedaviler daha uzun sürede yanıt verecektir. Ama yine de tedaviye her safhada başlamakta yarar vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çatlakları iyileştirmek için hangi yöntemler kullanılıyor?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özel cilt masajları, mikrodermabrazyon, kimyasal peeling ler, karboksiterapi, mezoterapik tedaviler, çeşitli dermo kozmetik kremler, ilaç (tretnoin) tedavileri, tedavileri günümüzde vücut çatlakları için kullanılan yöntemlerdir. Tedavilerde cildin tipine, çatlağın safhasına, genişliğine, bölgesine, mevsime göre gibi çeşitli faktörler göz önüne alınarak kombine programlar uygulanır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-2153698877047630115?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/2153698877047630115/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/vucut-catlaklarnz-iyilestirme-yollar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/2153698877047630115'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/2153698877047630115'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/vucut-catlaklarnz-iyilestirme-yollar.html' title='Vücut Çatlaklarınızı İyileştirme Yolları'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TK7GzxaSqOI/AAAAAAAAByQ/cxnPgmAlbto/s72-c/catlak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-9008896227930557216</id><published>2010-10-09T23:59:00.001+03:00</published><updated>2010-10-09T23:59:12.645+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt kuruluğu olanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='soğuk hava ciltdi kurutur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşırı banyo cildinizi kurutabilir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt kuruluğu nedenleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt kuruluğu nasıl olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt kuruması nedenleri'/><title type='text'>Soğuyan Hava ve Aşırı Banyo Cildinizi Kurutabilir</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Soğuyan Hava ve Aşırı Banyo Cildinizi Kurutabilir&lt;/strong&gt;! &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TKcxwhtAj2I/AAAAAAAABXM/Y32yTBCIYVM/s1600/kuru+cilt.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 170px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523438177743834978" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TKcxwhtAj2I/AAAAAAAABXM/Y32yTBCIYVM/s200/kuru+cilt.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Havaların soğumasıyla cilt kuruluğunun arttığına dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Dr. Koray Özkan uyarıyor: Kış ayları, ilerleyen yaş, çok sık banyo yapmak, az su içmek, klorlu su ve tiroidin az çalışması gibi etkenler cildin kurumasın neden olur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cilt kuruluğu egzamaya kadar gidebileceği için mutlaka bir uzmana görünmekte fayda var!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medical Park Gaziantep Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Koray Özkan; özellikle kış aylarında artan cilt kuruluğuyla ilgili bilgiler verdi ve önerilerde bulundu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuru deri tüm vücudumuzu bir film tabakası şeklinde örten, ölü hücrelerden oluşan stratum corneum denilen tabakadaki suyun kaybı sonucu oluşur. Bu tabaka suyunu kaybedince esnekliğini kaybeder, çatlar ve pullanır. Stratum korneum, su tutan maddeler içerir ve derinin daha derin kısımlarından suyun sızmasını engeller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su, stratum korneum tarafından ölü hücreler ve yağdan oluşan bir film tabakası tarafından tutulur ve deriden buharlaşması engellen su cildin nemini sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cilt kuruluğu rahatsız edici ve özellikle kış aylarında görülme sıklığı fazla olan bir durumdur. Kış aylarında havadaki nem kaybı, ısıtma sistemlerinin havadaki su ve nemi azaltması ve terlemedeki azalma cilt kurumasını artıran nedenlerdir. Kişilerin yaşları ilerledikçe, deride su tutan maddelerin azalması da ileri yaş popülasyonunun daha çok etkilenmesine neden olmaktadır. Ayrıca Atopik Dermatitli hastaların cilt şikayetlerinin de artmasına neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaşıntı Başladıysa Hemen Doktora!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanılanın aksine, çok sık banyo yapmak durumun daha da kötüleşmesin neden olur. Banyo sıklığı azaltılmalı ve içerisinde gliserin ve lanolin gibi nemlendirici maddeler bulunan temizleyici ürünler kullanılmalıdır. Çok sıcak su ile banyo yapmaktan kaçınılmalıdır. Banyodan sonra cilt hafif nemliyken cilt tipine uygun nemlendiriciler kullanılmalıdır. Susuz kalmamaya dikkat edilmeli, yeterli miktarda sıvı tüketilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuru ciltler, aynı zamanda kaşıntının en sık görülen sebeplerindendir. Kuru ciltlere sahip insanların ciltleri, fiziksel uyaranlara karşı korumasız kalmaktadır. Bu da allerjenlerin deriye girişini kolaylaştırmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cilt nemlendirilmezse oluşan kaşıntı sebebiyle kaşıma işlemine bağlı olarak deride tekrar hasarlanma olmakta ve bu bir kısır döngü şeklinde ilerlemektedir. Kaşıma işlemi devam ettikçe, deri kalınlaşıp, normal görünümünü ve rengini yitirir. Sonuç olarak tedavisi gittikçe zorlaşan kronik bir egzama tablosu oturur. Bu durum alt bacaklarda egzema craquele, gövde, kollar ve bacaklarda ise numuler dermatite neden olur. Durum kronikleşmeden hemen bir cildiye uzmanından yardım alınmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cildi Kurutan Etkenler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;■Kuru hava, özellikle kış aylarındaki düşük nem&lt;br /&gt;■Düşük nem bulunan yerler, özellikle merkezi ısıtmanın olduğu kapalı alanlar, ateşe veya ısıtıcı fanlara yakın oturmak&lt;br /&gt;■Rüzgara maruz kalmak&lt;br /&gt;■Sık yıkanma, duş alma ve yüzme, özellikle güçlü klorlu, aşırı sıcak ve soğuk suda yüzmek&lt;br /&gt;■İdrar söktürücü ilaçlar&lt;br /&gt;■Kalıtsal faktörler ve artan yaş ile sebum (yağ) gibi doğal nemlendiricilerin azalması&lt;br /&gt;■Atopik egzema, sedef ve ihtiyosis gibi cilt hastalıkları&lt;br /&gt;■Metabolik faktörler, tiroid bezinin yeterince çalışmaması veya aşırı kilo kaybı&lt;br /&gt;■Sabun, deterjan ve çözücülere maruz kalmak&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-9008896227930557216?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/9008896227930557216/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/soguyan-hava-ve-asr-banyo-cildinizi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/9008896227930557216'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/9008896227930557216'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/soguyan-hava-ve-asr-banyo-cildinizi.html' title='Soğuyan Hava ve Aşırı Banyo Cildinizi Kurutabilir'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TKcxwhtAj2I/AAAAAAAABXM/Y32yTBCIYVM/s72-c/kuru+cilt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-1863078173141497634</id><published>2010-10-05T15:43:00.005+03:00</published><updated>2010-10-05T15:43:20.882+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEVKİ GÜNGÖR ZAYIFLAMA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEVKİ GÜNGÖR ŞİFALI BİTKİ KÜRLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MS HASTALIĞI İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UYKUSUZLUK İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ'/><title type='text'>ŞEKİ GÜNGÖR BİTKİSEL KÜRLER</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TKceXDhYmTI/AAAAAAAAAyM/dpAaXS_tgk4/s1600/%C5%9EEVK%C4%B0+G%C3%9CNG%C3%96R+K%C3%9CRLER%C4%B0.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 300px; height: 273px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TKceXDhYmTI/AAAAAAAAAyM/dpAaXS_tgk4/s400/%C5%9EEVK%C4%B0+G%C3%9CNG%C3%96R+K%C3%9CRLER%C4%B0.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523416849424357682" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ege Lokmanı olarak bilinen Şevki Güngör, Öksürük, ödem ve şişkinlik, uykusuzluk, MS Hastalığı  ve kilo problemi için faydalı şifalı bitki kürleri verdi.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ÖKSÜRÜK İÇİN ŞİFALI BİTKİLER:&lt;/span&gt; Günde 3 defa aç karnına çitlembik yağı içilir. Kişi 3 yaşından küçük ise,  çay kaşığı, 3 yaşından büyük ise  tatlı kaşığı, ölçü olarak kullanılır. 1 hafta içerisinde öksürük kesilir. Çitlenbik yağı, aynı zamanda, bronşit ve zatürre için de çok faydalıdır.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ÖDEM VE ŞİŞKİNLİK İÇİN ŞİFALI BİTKİLER:&lt;/span&gt; Civanperçemi çayı günde 2 defa içilir. Kantaron çayı, günde 2 defa içilir. bu bitkileri dönüşünlü kullanabilir veya sadece 1 tanesini tercih edebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ŞEVİ GÜNGÖR ZAYIFLAMA :&lt;/span&gt; Funda bitkisi zayıflamak için, çok faydalıdır. Ama, burada önemli bir püf nokası bulunmaktadır. Funda yaprakları ile demlenen çay, zayıflamada, çok yarar sağlamaz. Zayıflamayı sağlayan, funda suyudur. Günde 3 kahve fincanı içilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;UYKUSUZLUK İÇİN ŞİFALI BİTKİLER:&lt;/span&gt; 1 bardak kaynar suya, karabaş otu, kantaron otu ve melisa bitkilerinin karışımından 1 tatlı kaşığı atılıp, 5 dak. demlendirilir. akşam yatmadan 1 saat önce içilir. Bu karışım aynı zamanda, unutkanlık için de çok faydalıdır.&lt;br /&gt;Ayrıca, kantaron ekstratı hapı ve/veya ginkobilboa hapı da unutkanlık ve uykusuzluk için, son derece yararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;MS İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ :&lt;/span&gt; Adaçayı suyu, kekik suyu,karabaş suyu ve biberiye suyu aynı oranda karıştırılır. Günde 3 fincan içilir. Eğer, bu bitki suları ayrı ayrı içilecekse, 1/2 finca içilmelidir. Bu 4 bitki suyunun karışımı, sinir uclarındaki iltihaplanmayı giderir ve MS hastalığının iyileşmesinde fayda sağlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-4924889796543579332?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/1SW6_at_c879Jn4JojvstyTStd4/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/1SW6_at_c879Jn4JojvstyTStd4/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/1SW6_at_c879Jn4JojvstyTStd4/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/1SW6_at_c879Jn4JojvstyTStd4/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-1863078173141497634?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/1863078173141497634/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/seki-gungor-bitkisel-kurler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1863078173141497634'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1863078173141497634'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/seki-gungor-bitkisel-kurler.html' title='ŞEKİ GÜNGÖR BİTKİSEL KÜRLER'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TKceXDhYmTI/AAAAAAAAAyM/dpAaXS_tgk4/s72-c/%C5%9EEVK%C4%B0+G%C3%9CNG%C3%96R+K%C3%9CRLER%C4%B0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-217200050556154429</id><published>2010-10-05T15:43:00.003+03:00</published><updated>2010-10-05T15:43:16.300+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vücut Bakımı'/><title type='text'>Dövme sildirme hakkında bilinmesi gerekenler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TKotdUYx9ZI/AAAAAAAABxo/0GEOo7yU6xc/s1600/d%C3%B6vme.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 300px; height: 309px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TKotdUYx9ZI/AAAAAAAABxo/0GEOo7yU6xc/s320/d%C3%B6vme.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524277874635437458" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dövme son zamanlarda gençler arasında git gide popülerleşmeye başladı. Kimisi sevgilisinin ismini vücudunda ölümsüzleştiriyor, kimisi beğendiği bir şekli kimi ise onun için anlam ifade eden figürler yaptırıyor vücuduna. Fakat bu kişiler gençliğin verdiği rahatlıkla dövmeyi yaptırdıklarından birgün o dövmeden sıkılabileceklerini ya da ileriki yaşamlarında o dövmenin onlara sorun teşkil edeceğinden hiç şüphe etmiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün geliyor dövmenizi sildirmeniz gerekebiliyor. Bu işlem dövme yaptırmaktan daha zahmetli ve maliyetli bir iş malesef.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanılanın aksine dövme açık renkli olduğu zaman sildirme işlemi daha zor oluyor, en çok beyaz tenli insanlarda sonuç alınabiliyor. Lazerli Dövme sildirme işleminde verim %100 olmuyor her zaman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyah, tek renk dövmelerin çıkarılması, sarı kırmızı, yeşil dövmelerden daha kolay oluyor. Bu tarz dövmelerde cildin yanması vb. sorunlar ortaya çıkıyor ya da tedavi yetersiz kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dövmenin silinmesini etkileyen bir faktörde dövmenin derinliği. Dövme boyası ne kadar derindeyse silme işlemi o kadar zor oluyor. Çünkü dövme lazerle silindiğinden lazer ışığının etkisi derinin ne kadar altına inerse o kadar azalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazerle Dövme sildirmede büyük rol oynayan diğer etmense dövmenin yapıldığı bölge. Örneğin yüz ve boyun bölgelerinde çalışmak daha kolay oluyor. Çünkü o bölgede yüksek enerji ile çalışılabiliyor bunun sebebi o bölgenin daha hızlı iyileşme özelliğinin bulunması. Yüz ve boyun bölgesinden uzaklaştıkça dövme sildirme işlemi dahada zor bir hal alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yukarıda belirtildiği gibi lazerle dövme sildirme işlemi her dövmede % 100 sonuç veremeyebiliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dövme sildirme işlemi sadece lazer ile yapılmıyor. Diğer yöntemler örneğin: Zımparalama ve o bölgeyi kesip atma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Kesip atma işlemi ufak bir dövmeniz varsa o bölgenin derisi kesilip alınıyor ve vücudunuzun başka bir yerinden deri alınıp o bölgeye yama yapılıyor. Fakat bu işlemde renk farklılıkları yaşanıyor bu yüzden büyük dövmelerde değilde örneğin tek bir harf yada ufak bir şekil olan dövmelerde genelde bu işlem uygulanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer bir yöntem olan Zımparalama da ise dövme yüz, omuz gibi bölgelerde ve yüzeyselse uygulanabiliyor. Zımparalama ile dövme sildirme işlemi 1 ile 3 seferlik seanslarda tamamen yok olabiliyor. Ancak işlem sırasında kanamalar olur ve seanslar süresinde pansuman yapılması, güneşe çıkılmaması ve mikrop kapmamasına özen gösterilmesi gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TKotdUYx9ZI/AAAAAAAABxo/0GEOo7yU6xc/s1600/d%C3%B6vme.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 418px; height: 309px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TKotdUYx9ZI/AAAAAAAABxo/0GEOo7yU6xc/s320/d%C3%B6vme.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5524277874635437458" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Dövme taşınmasında hangi metot kullanılırsa kullanılsın bazı iz bırakma veya renk değişimi olma olasılığı muhtemeldir. Zamanı iyileşmesi derinin boyutunun üzerine bağlı olan değişken bir durumdur. procedureler kullanılarak dövmenin derinliği ve hastanın iyileşme süresi olarak hesaplanabilir.. Çeşitli prosedürleri doktora danışmak hasta için en iyi olandır. Bahsedilen alan hakkında tartışılmalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-217200050556154429?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/217200050556154429/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/dovme-sildirme-hakknda-bilinmesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/217200050556154429'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/217200050556154429'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/dovme-sildirme-hakknda-bilinmesi.html' title='Dövme sildirme hakkında bilinmesi gerekenler'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TKotdUYx9ZI/AAAAAAAABxo/0GEOo7yU6xc/s72-c/d%C3%B6vme.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-4631829671223714142</id><published>2010-10-05T15:43:00.001+03:00</published><updated>2010-10-05T15:43:10.304+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKNE TEDAVİSİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt maskesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='akne lekeleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt lekeleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt lekeleri tedavisi'/><title type='text'>Tatilden Dönenler Doğru Cilt Lekelerini Sildirmeye</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Tatilden Dönenler Doğru Cilt Lekelerini Sildirmeye&lt;/strong&gt;! &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TKcynyEtdkI/AAAAAAAABXU/vX6iCPsHqSs/s1600/9665781E8D2929771ACD4AFC8DD9.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5523439127031019074" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TKcynyEtdkI/AAAAAAAABXU/vX6iCPsHqSs/s200/9665781E8D2929771ACD4AFC8DD9.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Yaz aylarında ciltte oluşan güneş lekelerini silmek isteyenler için en etkili tedavi yöntemi renk açıcı kremler ve peeling yöntemleri. Böylece güneşin neden olduğu lekeler açılırken, ciltteki kırışıklıklar, sarkmalar ve solgun görünümden de kurtulmak ve ışıl ışıl bir cilde kavuşmak mümkün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bu uygulamaların mutlaka konunun uzmanı tarafından yapılması gerektiğini vurgulayan Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan uyarıyor: Kulaktan dolma bilgiler ve yanlış ürün kullanımı bırakın lekeleri yok etmeyi, ciltte çok daha ciddi sorunların doğmasına bile neden olabilir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gökhan Okan; özellikle yaz aylarında tatil dönüşünde ortaya çıkan cilt ve güneş lekeleriyle ilgili şu bilgileri verdi:&lt;br /&gt;Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte cilt hastalıkları hekimlerine leke nedeniyle başvuran hasta sayısında belirgin bir artış olur. Kızgın güneş, mevcut lekeleri koyulaştırmanın yanında yeni leke oluşmasına sebebiyet verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leke, cildimize renk kazandıran melanin hücrelerinin fazla çalışmasından kaynaklanan bir sorundur. Kadın hastalarda daha sık görülür ve rahatsız edicidir. Melanin hücrelerinin fazla çalışması çok sayıda sebepten dolayı olur. Kullanılan ilaçlar, sistemik hastalıklar (böbrek üstü bezi, tiroit bezi ve bazı bağırsak hastalıkları, demir metabolizması bozuklukları) yanlış kozmetikler, genetik nedenler, uzun süreli ve yoğun güneşe maruz kalınması, bazı enfeksiyon hastalıkları ve dermatolojik hastalıklar lekeye neden olabilecek başlıca sebeplerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yaz Aylarında Kozmetiği Azaltın!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum kontrol hapları, tansiyon düşürücü ilaçlar, antibiyotikler, psikiyatrik ilaçlar, ağır metaller ve kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar leke artışına neden olabilecek ilaç gruplarıdır. Bunların içinde en önemlisi doğum kontrol haplarıdır. Bu sebepten doğum kontrol hapı kullanan kişilerin yaz döneminde lekelenme riskinden dolayı güneş koruyucu kullanmaları gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kozmetik ürünlerin içinde bulunan bazı maddeler güneşe karşı hassasiyet yaratarak leke artışına neden olabilir. Özellikle esans içeren kozmetik ürünlerin güneşe karşı hassasiyet yaratma riskleri bulunmaktadır. Bu sebepten kişilerin yaz aylarında kış mevsimine göre daha az kozmetik kullanmaları ve kullanacakları kozmetiklerin güneş koruyucu içermesine dikkat etmeleri önerilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esmerler Lekeye Daha Yatkın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cilt rengi koyu olan kişilerde, aktif melanosit sayısı açık renkli olan kişilere göre daha fazladır. Bu sebepten sorun esmerlerde daha belirgindir. Cilt yaraları ve dermatolojik hastalıklar esmer kişilerde lekeyle iyileşir. Sivilce, egzama ve liken gibi dermatolojik hastalıkların iyileşmesi leke şeklinde olacağı gibi; ağda, düşme, sürtünme, yanık ve çizilme gibi nedenlerle tahriş olan deri bölgeleri de renk koyulaşması şeklinde iyileşir. Bu sebeple esmerler, derilerinin fazla zarar görmemesi konusunda dikkatli olmalıdır. Sivilcelerini sıkmamaları, egzamalarını kaşımamaları, yara kabuklarını koparmamaları ve mevcut dermatolojik rahatsızlıklarını hemen tedavi ettirmeleri gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renk Açma Zamanı Geldi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlılık lekeleri ya da karaciğer lekeleri dediğimiz lekeler; açık tenli kişilerde, güneş gören alanlarda görülen düz açık kahverengi ile koyu kahverengi tonları arasında oval lekelerdir. El sırtı, göğüs, sırt, omuz ve yüzde görülürler. Orta yaşlarda görülmeye başlarlar ve yıllar içinde sayıları artar. Güneş koruyucu kullanımı ve güneşten kaçınarak yeni leke oluşumu engellenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leke tedavisi disiplin gerektiren bir tedavidir. Güneş koruyucular tedavinin en önemli basamağıdır. Güneş koruyucuların hem ultraviole A hem de ultraviole B ışınlarından korumasına, uzun süreli etki göstermesine, hipoalerjenik olmasına, suya ve tere dayanıklı olmasına dikkat edilmelidir. Kapalı ortamlarda bile kullanılmalıdırlar. Kişiler ciltlerini tahriş edici ürün kullanımından kaçınmalıdırlar. Lekeye neden olabilecek dahili hastalıktan şüpheleniliyorsa onun araştırması yapılmalıdır. İlaç kökenli leke artışı olasılığında riskli olan ilaç kesilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derin Lekelere Peeling Gerek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leke tedavisinde renk açıcı kremler ve peeling yöntemlerine başvurulur. Renk açıcı kremler; hidrokinon, retinoik asit, azeleik asit, kojik asit, arbutin ve glikolik asit gibi maddeler içermektedir. Bu maddeleri içeren ürünler tek başına kullanılabileceği gibi birbirleriyle kombine bir şekilde de kullanılabilir. Tedavinin mutlaka dermatolog kontrolünde olunması gerekir. Tedavide alınacak cevap iki ay sonra kendini belli etmeye başlar. Mutlaka güneş koruyucuyla birlikte kullanılmaları gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leke tedavisinde başvurulan bir diğer yöntemdir. Özellikle derin yerleşimli olduğu düşünülen lekelerde peeling yöntemi, evdekullanılacak krem tedavisiyle birlikte daha iyi cevap verir. Peeling, meyve asitli ya da TCA peeling şeklinde olabilir. Amaç hem deride lekeli olan hücrelerin soyularak atılmasını sağlamak, hem de ciltteki renk hücrelerinde renk üretimini baskılamaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lekelerle Birlikte Çizgilere de Veda!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peeling tedavisi, iki ya da üçer hafta arayla dört ila altı seans arasında yapılır. Peeling işlemi için kullanılacak asidin konsantrasyonun güçlü olmamasına dikkat edilmelidir. Güneş koruyucu kullanımı tedavi sonrası devam ettirilmelidir. Peeling sonrası ciltte kızarıklık, hafif kabuklanma ve kepeklenme gibi bulgular gözlenebilir. Bu bulgular birkaç günde nemlendiricilerle hafifler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leke tedavisi bir sistemik protokol şeklinde de gerçekleştirilebilir. Kişide leke sorununun yanında güneş hasarı, kırışıklık ve mat görüntü gibi yakınmalar varsa; hem kişinin kullanacağı ürün tedavisi, hem de yapılan peeling uygulamasıyla lekeler açılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu uygulama sayesinde aynı zamanda cilde parlak, sağlıklı ve canlı bir görünüm kazandırılır. Özellikle leke sorunun yanında amaç cildin görünümünün değişmesi, sağlıklı bir görünüm kazandırmaksa bu sistem bu hedefe yöneliktir. Renk artışında azalmanın yanında ince kırışıklıklarda, ciltteki sarkmada ve solgun görünümde azalma gibi yaşlanmadan kaynaklanan sorunlar da hafifletilmiş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-4631829671223714142?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/4631829671223714142/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/tatilden-donenler-dogru-cilt-lekelerini.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4631829671223714142'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4631829671223714142'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/tatilden-donenler-dogru-cilt-lekelerini.html' title='Tatilden Dönenler Doğru Cilt Lekelerini Sildirmeye'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TKcynyEtdkI/AAAAAAAABXU/vX6iCPsHqSs/s72-c/9665781E8D2929771ACD4AFC8DD9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-3382667739324142398</id><published>2010-10-02T03:18:00.001+03:00</published><updated>2010-10-02T03:18:43.802+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Çocuğun Büyümesi ve Vitamin Çeşitleri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0jOF_HO9I/AAAAAAAABvs/JMgap1OhOag/s1600/cocugun-Buyumesi.Jpeg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0jOF_HO9I/AAAAAAAABvs/JMgap1OhOag/s320/cocugun-Buyumesi.Jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516103843630758866" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;DAHA BÜYÜK ÇOCUK&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 yaşından sonra çocuğun büyümesi yavaşlar, beden oranları çok yavaş olarak değişir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kemiklerin büyümesi yaşa göredir ve çizimlerle gösterilebilir.&lt;br /&gt;cocugun Buyumesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kemik yaşı röntgen filminde, normal kemikleşme noktalarının incelenmesiyle belirlenir. Doğuşta kemikleşme noktaları azdır (diz ve ayakta); daha sonra, çocuk büyüdükçe çok yavaş olarak eklemlerde, özellikle de el, dirsek, omuz ve kalça eklemlerinde belirmeye başlarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Omuzlar 2 yaşında, dizler 5 yaşında, ayaklar 8 yaşında, kalçalarsa 10 yaşında bütünüyle kemikle-şir. 11 yaşında dirsek, bilek ve dizlerdeki kemikleşme aşağı yukarı bitmiş olmakla birlikte, bu durum Çocuktan çocuğa değişebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok daha sonra gerçekleşen ve 18 yaşma doğru tamamlanan kemik ucu kemik gövdesi yapışmaları da röntgen filmleriyle denetlenebilir.&lt;br /&gt;Büyüme, alışılmış boy ve kafatası çapı ölçümleriyle denetlenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğun organizmasındaki sinir hücreleri de bütünüyle oluşmuşlardır; ama bünye henüz çok dayanıksız olduğundan, çevreden etkilenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalp ve ciğerlerin büyümesi, bedeninkini izler.&lt;br /&gt;Büyük çocukta bedensel bir çaba harcamadan sonra soluksuz kalma belirtileri ya da morarma görülmesi, bir kalp hastalığını akla getirebilir. Muayenelerde hiç bir bozukluk görülmezse, bu durumun çocuğun çabuk büyümesinden ileri geldiği anlaşılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;BESLENME&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yemekler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kahvaltı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece boyu süren açlığı ve öğleden önceki gereksinimleri karşılayabilmesi için, kuvvetli olmalıdır. Çocuk henüz tam uyanmamıştır; dolayısıyle iştahı pek yoktur. Bu nedenle kahvaltının iştahı uyarıcı, bol çeşitli ve dengeli olması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süt, ekmek ve tereyağı genellikle kahvaltının temeli olmakla birlikte, günümüzde meyve ya da meyve suyu gibi değişik ve vitamin bakımından zengin besin verme eğilimi de yaygınlaşmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeşitleri zaman zaman değiştirmeyi bilmek, sözgelimi ekmek yerine bir yumurta, bir bisküvi vermek, süte kakao, çay, v.b. eklemek, iştahı uyarmak açısından yararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İkindi kahvaltısı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk için kesin bir gerekliliktir; öğle ve akşam yemekleri arasında bağlantıyı sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğa verilen besinler bol vitaminli olmalıdır. Beslenme dengesinin iyi olması için meyve mutlaka gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genellikle sütlü maddeler, meyve ya da bisküvilerden oluşur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Öğle ve akşam yemekleri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiğ sebze ve salatalar, et,,balık ya da yumurta, sebze, daha sonra da sütlü tatlılar ya da meyve içermelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklar sosis, sucuk, pastırma ve salam gibi şarküteri maddelerini çok severler; ama bünyeleri bunları pek kaldırmadığından, fazla vermekten kaçınmak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sofraya iştahla oturması için, çocuğun düzenli saatlerde yemeğe, alıştırılması gerekir; ayrıca yemekler de göze güzel görünecek ve hoş kokulu olacak biçimde hazırlanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk her yemekten önce mutlaka ellerini yıkamalıdır. Yemek sırasındaki hava gerginlikten uzak olmalıdır; ana-baba, çocuğun yemek sırasında oyun ve maskaralıklara girişmesine yumuşak bir biçimde engel olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeşitli vitaminler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek çok vitamin vardır: A—B—C—D—E—F— H—I—j—K—L ve PP vitaminleri. Az miktarda olmakla birlikte, bunların tümü gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vitaminler taze besinlerde bulunur; uzun süreli bekletmeler sonucunda ve fazla pişirmeyle ölürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;A vitamini&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle hayvansal yağlarda ve kırmızı sebze ve meyvelerde (havuç, domates) bulunur. B vitamini&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeşitli vitaminlere bölünür; PP vitamini bunlardan biridir. Her birinin kendine özgü özellikleri vardır. Özellikle ette, tahıllarda ve bazı sebzelerde bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;C vitamini&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok dayanıksız ve kolayca ölen bir vitamindir. Oksitlenmeye ve sıcaklığa (40°C) hiç dayanamaz. Meyve sularında ve yeşil sebzelerde bulunur; buna karşılık konserve yiyeceklerde yoktur. Bu nedenle, yiyecekler taze sebzelerden hazırlanmalı ve hemen yenmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;D vitamini&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D2 ve D3 vitaminleri kalsiyumu bağlayan, raşitizm hastalığını önleyici vitaminlerdir. Özellikle balık yağında, yumurta sarısında, sardalyada… bulunurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kış besinlerinde az bulunduklarından, bu mevsimde çocuğa ilaç biçiminde verilmeleri gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süt bebeklerine ve 18 aylığa kadar çocuklara, 3-6 ay kadar saklanabilen içilecek ampuller biçiminde günde birkaç damla verilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D2 ve D3 vitaminleri yokluğu, raşitizmin bütün biçimlerine yolaçar ve kemiklerde kireç yitiminin ortaya çıkmasını kolaylaştırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Proteinler, karbonhidratlar (şekerler) ve yağlar (lipitler)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu üç madde, besinlerde değişik oranlarda bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dengeli bir beslenme rejiminde, her birinden yeterli miktarda bulunmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Proteinler (protitler), protein oranı yüksek besinlerde (et, yumurta, balık, sütlü yiyecekler) bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karbonhidratlar (şekerler ya da glüsitler) meyvelerde ve şekerli maddelerde (bal, reçel ve nişastalı yiyecekler) bulunan çeşitli şeker türleridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağlar (lipitler), özellikle tereyağı , zeytinyağı ve sütlü yiyeceklerde bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğun kalori gereksinimlerini bu 3 madde olarak karşılar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-3382667739324142398?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/3382667739324142398/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/cocugun-buyumesi-ve-vitamin-cesitleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3382667739324142398'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3382667739324142398'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/10/cocugun-buyumesi-ve-vitamin-cesitleri.html' title='Çocuğun Büyümesi ve Vitamin Çeşitleri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0jOF_HO9I/AAAAAAAABvs/JMgap1OhOag/s72-c/cocugun-Buyumesi.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-8909860481845141813</id><published>2010-09-30T14:49:00.003+03:00</published><updated>2010-09-30T14:49:38.220+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SPERM ALERJİSİ NEDİR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SPERM ALERJİSİ BELİRTİLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SPERM ALERJİ'/><title type='text'>SPERM (BALAYI) ALERJİSİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_UjtyaHVzks4/TEg3g_swMzI/AAAAAAAABQ0/4o_RxyAMMB0/s1600/SPERM+ALERJ%C4%B0S%C4%B0.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 370px; height: 284px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_UjtyaHVzks4/TEg3g_swMzI/AAAAAAAABQ0/4o_RxyAMMB0/s400/SPERM+ALERJ%C4%B0S%C4%B0.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5496704385200173874" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Sperm  alerjisi veya, balayı alerjisi diye bişey duydunuz mu? Çok sık uyulan  bir alerji tütü olmasada, bazı kadınlarda, hatta bazı erkeklerde de  görülmekte olan bu alerji,Spermin oluşturduğu bağışıklık sistemine özgü  problemlerin küçük bir  bölümü sperm alerjisi olarak anılır.&lt;br /&gt;Balayı  alerjisinin kadınlarda çok sık rastlanmasa da karşılaşılan bir  rahatsızlık olduğu belirtiliyor. Gerek sperm hücresi, gerekse menide  protein yapısında çeşitli maddeler  (antijenler) bulunuyor. Daha çok  kadınlarda, özelliklede ilk defa, cinsel ilişkide, bulunmuş olan  kadınlarad görüldüğü için, balayı alerjisi, olarak anılır. Menide  bulunan ve spermi kaplayan antijenler  daha çok kadında immünolojik  yanıt oluşturur.  İçerdiği protein yapısındaki maddeler nedeniyle gerek  sperm hücresi, gerekse içinde bulunduğu meni (seminal plazma) kadında  alerjik reaksiyonlara yol açabilir.&lt;br /&gt;Balayı alerjisi, cinsel  organlarda kaşıntı, kabarma, yanma ve şişme gibi şikayetlerle belirti  veriyor. Aşırı görülen kişilerde ise bu durum vücudun diğer bölümlerinde  kurdeşen, kabarma ve nefes almada zorlanma şeklinde olabildiği ifade  ediliyor.&lt;br /&gt;Bazı durumlarda kadınlar yalnızca sperme alerji duyarken,  bazı kişilerde spermin içerisindeki erkeğin yediklerinden veya  kullandığı bir ilaçtan dolayı, doğum kontrol hapları ya da  prezervatifdeki bazı maddelerden dolayı da oluşabiliyor.&lt;br /&gt;Balayı  alerjisine ülkemizde sık rastlanmadığı bildiriliyor. Bu semptomlar  araştırmalara göre kadınların ancak yüzde beşinde görülüyor.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Tedavisi mümkün &lt;/span&gt;:  Kadının meniye karşı hassasiyetini azaltmak için, vajinaya belli  aralıklarla sulandırılmış meni uygulayarak yavaş yavaş konsantrasyonu  arttırıyor ya da belirli zaman aralıklarında meni içeren aşılar  yapılıyor. Bazı kişiler ise tedaviye gerek kalmadan bu alerjiyi  kolaylıkla atlatabiliyorlar. Prezervatif kullanmakta, geçici bir çözüm  olabiliyor. Tabii latex alerjinizi yok ise...  Bu tür belirtileriniz var  ise, mutlaka, hekiminize başvurun.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-4182799595709967077?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/b8FbDa-hAaPYlizQUFvTbm_5WJQ/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/b8FbDa-hAaPYlizQUFvTbm_5WJQ/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/b8FbDa-hAaPYlizQUFvTbm_5WJQ/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/b8FbDa-hAaPYlizQUFvTbm_5WJQ/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-8909860481845141813?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/8909860481845141813/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/sperm-balayi-alerjisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8909860481845141813'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8909860481845141813'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/sperm-balayi-alerjisi.html' title='SPERM (BALAYI) ALERJİSİ'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_UjtyaHVzks4/TEg3g_swMzI/AAAAAAAABQ0/4o_RxyAMMB0/s72-c/SPERM+ALERJ%C4%B0S%C4%B0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-5242465132280351737</id><published>2010-09-30T14:49:00.001+03:00</published><updated>2010-09-30T14:49:34.017+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Çocuğun İlk Çığlıkları ve İlk Sözcükleri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0kFoQiY0I/AAAAAAAABv0/Z7ZMS1JBzPM/s1600/bebegin-ilk-sozleri.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0kFoQiY0I/AAAAAAAABv0/Z7ZMS1JBzPM/s320/bebegin-ilk-sozleri.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516104797723452226" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İLK ÇIĞLIKLAR VE İLK SÖZCÜKLER&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşma, çocuğun zekasının en belirgin göstergelerinden biridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğun konuşması için, sinir hücrelerinin belirli bir olgunluk kazanmış olması gerekir. Öte yandan konuşma, duygusal yaşamın öğelerinin tümüne, bu arada da çocuğun başkalarıyla sözle ilişki kurma gereksinimine bağlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu alandaki gelişme aşağıdaki biçimde olur:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— doğum sırasında çocuk ilk çığlıklarını atar;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 2. aya doğru çocuk, önce a gib;i sesli (ünlü) harfleri çıkarır ve sabahtan akşama kadar tekrarlar. «Konuşması» kendisini iyi hissettiğini, mutlu olduğunu, yani karnının tok, altının kuru olduğunu gösterir. Kendi söylediklerini dinleyerek söz ve işitme alıştırmaları yapar;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 5 vede 6. aylara doğru sesli ve seasizleri (ünlü ve ünsüzleri) birlikte kullanmaya başlayarak (sürekli meme emmek, damak ve dudak kaslarını daha etkin, becerikli ve duyarlı yapmıştır) «ba, pa, ta, da, ma, va» gibi ilk hecelerini söyler;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 6. ve 9. aylar arasında da alıştırmalarını sürdürür; ilk hecelerini tekrarlar, sonra «ge, ga» gibi daha gırtlaktan gelen hecelere ilgi gösterir;&lt;br /&gt;bebegin-ilk-sozleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 10. ve 12. aylar arasında kendine özgü kelime dağarcığı oluşur; «baba, anne., atta, hala» demeyi öğrenmiştir (bu sözcükleri bazen aynı ânda pek çok anlam için kullanabilir). «Hayır» demesini bilir ya da en azından anlamının farkındadır; bu dönemde aşağı yukarı bütün sesleri çıkarmaktadır ve sözcükleri telaffuza hazırdır;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 15 aylıkken, «baba, anne, atta»ya, bozuk telaffuz ettiği, ama anlamlan açıkça anlaşılan başka kelimeler ekler;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 18 aylık olduğunda sözcük dağarcığında yaklaşık 20 sözcük vardır;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 21. ayda sözcük dağarcığı 100′ü aşmış, «anne, gitmek» gibi, sözcükleri eşlemeye başlamıştır;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 24. ayda gerçekten konuşmaya başlar”, çok sözcüklü cümleler yapar, kendinden adıyla sözeder;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 30 aylık olduğunda, adını kullanacak yerde «ben» der, «sen» ve «biz»i öğrenir. Bu, çocuğun ruhsal gelişmesinin ve kişiliğinin evriminin önemli bir aşamasıdır;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 3 yaşına geldiğinde düzgün bir biçimde konuşma yeteneğini kazanmıştır; sözcük dağarcığı da günden güne zenginleşecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşına göre çocuğun sözcük dağarcığı aşağıdaki kapsamdadır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 1 yaşında: yaklaşık 3-4 sözcük;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 18 aylık: yaklaşık 20 sözcük;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 24 aylık: yaklaşık 260 sözcük;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 30 aylık: yaklaşık 430 sözcük;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 3 yaşında: yaklaşık 900 sözcük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Verilen sayılar, kullandığı sözcük dağarcığına ilişkindir; aslında çocuk bunlardan çok daha fazlasını anlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk için, sözcükleri biraraya getirerek cümle yapmak güçtür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 aylıkken 100 çocuktan biri 2 ya da daha çok sözcüğü biraraya getirebilir; 1 yaşında bu oran 9/100; 18. ayda 60/100; 2,5 yaşında 99/100; 3 yaşında ise 100/100 olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 yaşında bazı çocuklar her şeyi. anlar, ama konuşmak istemezler. Çoğunlukla da, apansızın ve kurulu cümlelerle konuşmaya başlarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3 YAŞINA KADAR ÇOCUKLARIN BEDEN DURUŞU GELİŞMESİ ÇİZELGESİ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ÇOCUĞUN BAŞINI TUTUŞU VE OTURUŞU&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— doğumdan sonra: Dertop durur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 1 aylık: Başı omuzuna sarkar; bebek kısa bir süre için başını yastıktan ayırabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 3 aylık: Başını dik tutar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 3 vede 4 aylar arası: Yüzükoyun yatarken başını kaldırabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 4-5 ay arası: Yüzükoyun yatarken dirsekleri üstünde doğrulabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 5,5 aylık: Başını dik tutar ve her yöne çevirebilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 5-6 ay arası: Sırtüstü yatarken başını yastıktan ayırır; kol ve bacakların bükük duruşu sona erer&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 4 aylık: Kısa bir süre oturur durumda kalabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 6 aylık: Kısa bir süre desteksiz, bedeninin üst bölümü öne eğik, bacakları 90° açık oturur durumda kalabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 9 aylık: Desteksiz, uzun süre oturur; öne ve yana eğilir; doğrulur; tek başına oturur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;AYAKTA DURUŞU&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;HAREKET YETENEĞİ VE ETKİNLİK&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 5-6 ay arası: Ayaklarının üstünde tutulmaktan hoşlanır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 7,5 aylık: Annenin yardımıyla bir an ayakta durabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 9 aylık: Parkının ya da bir iskemlenin parmaklıklarına tutunarak ayakta durur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 10 aylık: Oturmaktayken ayağa kalkabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 9-10 ay arası: Emekler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 11-13 ay arası: Yardımla yürür&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 13-15 ay arası: Desteksiz, tek başına yürür&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 18 aylık: Merdiveni 4 ayak çıkar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 18-20 ay arası: Elinden tutulursa merdiven çıkar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 21-22 ay arası: Merdiven iner&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 2 yaşında: Merdiven iner ve çıkar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 30 aylık: Desteksiz, tek ayağının üstünde kısa bir an dengede durabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— doğumdan sonra: Hareketler istemsizdir; bebek gürültü duyduğunda hareketsizleşir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 1,5 aylık: Gözlerini bir nesneye dikebilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 2 aylık: Hareket eden şeyleri izler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 3 aylık: Annenin kucağında otururken bir şeye bakmak için başını çevirebilir; ellerini seyreder; eline bir şey konursa parmaklarını üstüne kapatır ve elindekini bırakmcaya kadar istemsiz hareketler yapar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 4 aylık: Elinde tuttuğu şeyi görür ve gözleriyle izler; bununla gürültü yapar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 5-6 aylık: Uzatılan şeyi alır ve evirip çevirir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 6-7 aylık: Gördüğü şeyleri alır, ağzına götürür, bunları yere atmaktan hoşlanır; ayaklarını keşfeder, oynatır, ellerine alır ve ağzına götürür&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 8 aylık: Eşyaları avucunun dış yanıyla yakalar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 9-12 aylık: Baş ve işaret parmaklarım kıskaç gibi kullanmaya başlar; bu, gerçek bir alış hareketidir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30. aya yaklaşırken çocuk hâlâ konuşmuyorsa bir uzmana başvurmak gerekir: Çocuğun konuşmaması, işitme kusurundan ya da zeka yetersizliğinden ileri gelebileceğinden, nedenini araştırmak için derinliğine incelemeler yapmak yararlı olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-5242465132280351737?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/5242465132280351737/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/cocugun-ilk-cglklar-ve-ilk-sozcukleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/5242465132280351737'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/5242465132280351737'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/cocugun-ilk-cglklar-ve-ilk-sozcukleri.html' title='Çocuğun İlk Çığlıkları ve İlk Sözcükleri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0kFoQiY0I/AAAAAAAABv0/Z7ZMS1JBzPM/s72-c/bebegin-ilk-sozleri.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-882525480181135291</id><published>2010-09-26T17:35:00.003+03:00</published><updated>2010-09-26T17:35:44.445+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='FİL HASTALIĞI EDAVİSİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='FİL HASTALIĞI HAKKINDA BİLGİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='FİL HASTALIĞI BİTKİSEL TEDAVİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='FİL HASTALIĞI BELİRTİLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='FİL HASTALIĞI NEDEN OLUR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='FİL HASTALIĞI NEDİR'/><title type='text'>FİL HASTALIĞI</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_UjtyaHVzks4/TFKT-PpoZ2I/AAAAAAAABU8/JXbsIKZHcRg/s1600/F%C4%B0L+HASTALI%C4%9EI"&gt;&lt;img style="margin: 0px 10px 10px 0px; width: 400px; float: left; height: 289px;" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5499620792535115618" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_UjtyaHVzks4/TFKT-PpoZ2I/AAAAAAAABU8/JXbsIKZHcRg/s400/F%C4%B0L+HASTALI%C4%9EI" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Son  deönemde, adını sıkça duyduğumuz bir hastalık hakkında sizleri  bilgilendirmek istedik. Fil hastalığı... Fil hastalığı nedir,sebepleri  nelerdir,tedavisi var mıdır, fil hastalığına şifa veren bitkiler mevcut  mudur? sorularının yanıtını, hep birlikte görelim.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;FİL HASTALIĞI NEDİR?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;En  çok tropikal ülkelerde görülen fil hastalığı (Elephantiasis) bacağm  şişmesi ve derinin kalınlaşmassyla adeta fil ayağı görünüşü vermesinden  ötürü bu adı almıştır. Aslında ayağın şişmesi Filana Bancrofti idrar  Etme Güçlüğü Doğuran Hastalık denen bir parazitin yaptığı hastalık olan  Fiiariasis’in geç komplikasyonu olarak belirir.&lt;br /&gt;Lenf (akkan)  sıvısının vücuttaki miktarının artması veya sistemik dolaşıma  verilemeyip deri altına, doku aralıklarına yayılmasıyla bacaklar,  kollar, kasıklar, avret mahalli, hatta yüzde aşırı şişmelere sebep olan  bir hastalıktır.&lt;br /&gt;Çeşitli sebepleri olan bu hastalığın zamanımızda en  çok rastlanılanı kanser dokusunun lenf yollarını tıkaması veya  ameliyatlar sırasında lenf yollarının hasara uğramasıdır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;FİL HASTALIĞI BELİRTİLERİ&lt;/strong&gt; ;&lt;br /&gt;Kol  veya bacakta dolgunluk hissi, deride gerginlik, el bileği veya ayak  bileği ve parmakların hareketliliğinin azalması, giysi, bilezik, saat,  yüzük, ayakkabı, çorap, gibi eşyaların dar gelmesi ve iz bırakması gibi  belirtiler fil hastalığının belirtileridir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;FİL HASTALIĞI TEDAVİSİ;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Fizyoterapi ve cerrahi olmak üzere iki tür tedavisinin en başarılı sonuç bu iki yöntem birlikte kullanıldığında alınıyor&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;FİL HASTALIĞI BİTKİSEL TEDAVİ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;CIRTATAN:&lt;/strong&gt; Taze cırtatan meyveleri sıkılır, elde edilen su ile hastalıklı damarlara masaj yapı lır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;YARPUZ:&lt;/strong&gt; Yarpuz devamlı ve bolca yenilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;PEYNİR&lt;/strong&gt;:  Peynir suyu içilir. 1 hafta peynir suyu içilmeye devam edilir kan  aldırılır Papatya, biberiye, kepek, çemen, selvi kozalağı, aynı  miktarlarda karıştırılır, toz haline getirilir, lahana, pazı, marul,  taze mersin yaprakları sıkılır, suları alınır. Hepsi karıştırılır katran  ilave edilir lapa haline getirilir, sıcak olarak bacağa bağlanır  istirahat edilir. Hareket yapılmamalıdır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-7209268740497391385?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/GYWJe-H3s7TMXsH4XUU2ryYPo04/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/GYWJe-H3s7TMXsH4XUU2ryYPo04/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/GYWJe-H3s7TMXsH4XUU2ryYPo04/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/GYWJe-H3s7TMXsH4XUU2ryYPo04/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-882525480181135291?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/882525480181135291/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/fil-hastaligi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/882525480181135291'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/882525480181135291'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/fil-hastaligi.html' title='FİL HASTALIĞI'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_UjtyaHVzks4/TFKT-PpoZ2I/AAAAAAAABU8/JXbsIKZHcRg/s72-c/F%C4%B0L+HASTALI%C4%9EI' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-3879849790614459969</id><published>2010-09-26T17:35:00.001+03:00</published><updated>2010-09-26T17:35:39.470+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Yeni Doğmuş Çocuğun Hareketleri ve Kasları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0ks-AP3uI/AAAAAAAABv8/115J2n6GB1I/s1600/yeni-do%C4%9Fmu%C5%9F-bebek.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0ks-AP3uI/AAAAAAAABv8/115J2n6GB1I/s320/yeni-do%C4%9Fmu%C5%9F-bebek.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516105473575608034" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;HAREKETLER VE KASLAR&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hareketler ve yürüyüşün gelişmesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğun hareketlerindeki gelişme, bedensel gelişmesinin aynasıdır ve çok karmaşık bir sinirsel, duygusal ve zihinsel öğeler bütününe bağlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yaşamın ilk günleri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Normal gebelik süresi sonunda doğmuş olan çocuk, zamanının en büyük bölümünü uyumakla geçirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni doğmuş çocuk, dinlenirken dölyatağı içindeki konumuna girerek dertop olup yatar: Belkemiği henüz kifoz (kambur sırt ya da öne doğru içbükey sırteğriliği) halini korumaktadır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolları bedenin her iki yanında, önkolları göğüs üstünde katlı durur. Alt üyelerini karnına çekmiştir. Baş hareketlerine egemen değildir.&lt;br /&gt;yeni doğmuş bebek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni doğmuş çucuk çok hareket eder. Hareketlerinin özelliği bakışımsız, zamansız, kopuk kopuk ve denetimsiz oluşlarıdır. Kol ve bacaklarını böyle .hareketlerle açıp kapatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalp atışları küçük çocuğunkinden ve yetişkininkinden hızlıdır. Dakikada 130-150′yi bulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akciğerleri de, çaba harcamakta olan sporcununkiler gibi, dakikada 40 soluk alıp verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deri duyarlığı çok gelişmiştir (bu duyarlık genel durum testi olarak kullanılır).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğumla birlikte, tad alma duyusu vardır. Yeni doğmuş çocuk hoşuna giden lezzetli şeylere çok duyarlıdır; biberonu (bazen anne memesini de) beğenmezse, almayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız-yutak hareketliliği vardır: Meme emer (emme refleksi) ve sıvıları yutabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözün hareketliliği başlangıç aşamasındadır. Güçlü bir ışık karşısında gözlerini kırpıştırarak tepki gösterir ve gözbebekleri küçülür. Doğumundan 3-4 gün sonra gürültüye silkinerek tepki göstermesi iyi işittiğinin kanıtıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni doğmuş çocuk, iç organlarındaki her türlü belirtiye karşı da çok duyarlıdır; ağlar, huysuzlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamının ilk günlerinden başlayarak refleks hareketlerden oluşan yoğun bir etkinlik gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Otomatik yürüme refleksi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düz bir yüzey üstünde dik tutulan yeni doğmuş çocuk, ayaklarını birbiri arkasından, yürüyormuşcasına oynatır. Bu refleks birkaç hafta sonra yiter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Moro refleksi ya da yere düşme refleksi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk apansızın yere bırakılır gibi yapılır ve hızla aşağı doğru düştüğü duygusu uyandırılırsa, kollarını açar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Emme refleksi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok gelişmiştir. Çocuğun reflekslerinin en erken başlayanı ve en uzun sürenidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Arama refleksi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni doğmuş çocuğun ağzının, burnunun ya da çenesinin köşeleri gıdıklanırsa, başını uyarının yapıldığı yöne çevirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yakalama refleksi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğin parmakları çok güçlüdür. Avucuna bir şey konması, parmaklarının şiddetle kapanmasına neden olur. Bebek elleriyle parmaklarınızı yakaladığı zaman ayaklarını yerden kesebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kol kavuşturma ya da kucaklama refleksi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şiddetli bir gürültü karşısında görülür. Bebek kollarını kaldırır, ellerini açar, sonra, kollan birini kucaklıyormuş gibi birbirine yaklaşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İlk üç ay&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk üç ayın büyük bölümünü çocuk, yatarak geçirir. İyice uzanmış olmasına, başının bazen bir yana, bazen öteki yana çevrilmiş olmasına dikkat edilmelidir. Çoğunlukla bunlardan birini seçer; kendi haline bırakılır da haftalar boyu başı hep aynı tarafa dönük yatarsa, kafatası kemiklerinin ve boyun kaslarının gelişmesi bundan zarar görebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk 1 aylıkken başını kısa bir süre için kaldırabilir; 3 aylık olduğunda dik tutmayı becerir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukta kas gerginliği her zaman, normalin biraz üstündedir: 2,5 aya doğru kolları henüz büküktür, ama bacaklarını artık uzanmış durumda tutar. 1.-3. aylar arasında, kıtıkla doldurulmuş oyuncak bebeklere benzer. Kaslarını güçlendirmek için, altı değiştirilirken hareket etmesine, bacaklarıyla havada pedal çeviriyormuş gibi hareketler yapmasına olanak verilmelidir. Tabanını gıdıklayarak ayak kasları da uyarılmalıdır. Tabanı gıdıklandığında bebek ayak parmaklarını büker. Bu hareket, taban eğriliğinin oluşması için çok yararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk otururken, omurgası hâlâ daire yayı biçimindedir; gövdesi uyluklarına değer (kifoz durumu sürmektedir).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki aylıkken çocuk, gözlerini herhangi bir şeye dikebilir, ama eşya yer değiştirirse, gözleriyle izleyemez. Bu yaşta, şaşılığa çok sık raslanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 aylık olduğunda, yer değiştiren bir şeyi gözleriyle izleyebilir; artık, başının hareketlerine de egemen olduğu için, bunda başından da yararlanır. 3.-6. ay arasında maması kaşıkla verilmeye ve içeceğini bardaktan içmeye alıştırılmaya başlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Üç aylıktan altı aylığa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk, çevresindeki her şeye ilgi duymaya başlar, gürültü yapar, kıpırdar. Işığa duyarlıdır. Başını da her yöne çevirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolları, bacakları elle açılıp kapatılarak hafif beden eğitimi hareketleri yaptırılması yararlı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, oyun oynarken, bir yandan da kaslarını güçlendirmesine yardımcı olmak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebek yere karmüstü yatırılır; anne, elini bebeğin ayaklarının altına dayayarak hareket etmesini sağlar; bebek bu eli destek alarak ilerlemeye çalışır, bu arada karın ve bacak kaslarını güçlendirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. vede 5. aylara doğru, dinlenme halindeyken bacakları gibi kollarını da düz tutmaya başlar, kas gerginliği normale yaklaşır. Bacaklarıyla «pedal çevirme» hareketleri yapar. Bu, çoğunlukla sevinç belirtisidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı yaşa doğru, yüzükoyun yatırılan süt çocuğu, önkolları üstünde doğrularak başını kaldırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzükoyun yatarken, ilgi duyduğu bir şeyi izlemek için başını kaldırması, 5.-6. aylara doğrudur. Bu hareketi, boyun ve omuz kaslarının güçlenmesi sayesinde yapar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. aya doğru hareketli bir eşyayı çok iyi izlemeye başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir eşyayı yakalamak için uğraşmaya da aynı dönemde başlar. Bu, ilk günlerdeki yakalama refleksinden bütünlükle farklı, istemli bir harekettir; ama hareketlerdeki eşgüdümsüzlük ve beceri eksikliği henüz yitmemiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 aylıkken bebek, gözdiktiği bir şeyi, her iki koluyla havayı tarayarak yakalar.&lt;br /&gt;Bu aydan sonra çocuk, arasıra oturtulmaya başlanır. Bunun yavaş yavaş ve alıştırarak yapılması gerekir, çünkü çocuk için hâlâ çok yorucudur. İlk günler birkaç dakika koltuğunda oturtulur; daha sonra, 3.-4. aylara doğru da, üstünde yarı uzanmış olarak durduğu, ama çevresinde oîfip bitenleri daha iyi izleyebileceği, şezlong tipi keten iskemlelere oturtulabilir. Ayrıca 5.-6. aylar arasında bebek, ilk kez yer değiştirir: Bazen yüzükoyun, bazen sırtüstü döner.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Altı aylıktan dokuz aylığa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk altı, altı buçuk aylığa doğru, bir yere dayanmadan, bacaklarını 90° açarak oturmaya başlar. Ama bu durumda uzun süre oturması omurgasına zarar verebileceğinden, dikkat etmek gerekir. Günler ilerledikçe çocuk, oturma durumunu ilerletir: 8. aydan sonra öne, daha sonra da arkaya doğru dengesini bulmaya başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9 aylıkken ilk kez tek başına oturur ve yanlara doğru dengesini de sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebek 6 aylıkken, ayakta tutulduğu zaman yumuşak bir oyuncak bebek gibidir: Bacakları oynar, sonunda dizleri bükülür ve yere oturuverir. 7,5 aylıkken, annesinin yardımıyla, kısa bir süre ayakta durabilir. 8-9 aylıkken bunu ellerinin yardımıj’-la yapar. Park ve ilk dik konçlu ayakkabı zamanı gelmiştir. Emeklemeye de bu dönemde başlar, 10 aylıkken ayakta durur. Artık ayaktayken oturabilmekte, otururken ayağa kalkabilmektedir. Bunun için parkının ya da karyolasının, bir sandalyenin parmaklıklarına tutunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeyi elleri ve ağzıyla araştırır. Bu nedenle, yutabileceği, kendisi için tehlikeli olabilecek her şeyi elinin ulaşamayacağı yerlere kaldırmak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;On bir aylıktan on üç aylığa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne ve babasının yardımıyla yürür. Artık en sevdiği uğraşı hareket etmektir; hareketlerini düzgünleştirmek için çaba harcar, küçük şeyleri yakalar, top izler, bir anlamda dünyayı keşfe çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok uslu, keyifsiz, hareket etmek istemeyen ve zamanını sıkılıp bıkmadan ellerini seyretmekle geçiren çocukta, sinirsel bir bozukluk sözkonusu olabilir. Bu durum ana-babayı kaygılandırmak ve çocuk uzman bir hekime gösterilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;On üç aylıktan on beş aylığa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendine güveni artmış ve yardım istemeden yer değiştirebilir duruma gelmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;On beş aylıktan on sekiz aylığa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yeteneklerini geliştirmektedir. Daha «kararlı» yürür, dengesini bulmaya çalıştığı izlenimini vermez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18 aylık çocuk her şeyi eller. Bu yüzden de bir sürü saçmalık yapar, pek çok şey kırar… Çevresini araştırmaya çıkar. Tehlikelerle dolu bir girişimdir bu!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;On sekiz aylıktan üç yaşına&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk 18 aylıkken merdiveni emekleyerek (dört ayak) çıkar. 18-20 aylar arasında annesinin elini tutarak ayakta iner. 22. aya doğru, düzgünce inmeye başlar. Topa tekme atmaya başlar, müzik duyduğunda kendiliğinden dans etmeye koyulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 yaşında artık bir «büyük» olmuştur ve kendine bir büyük gibi davranılmasını ister. Merdiveni de tek başına inip çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30 aylıkken, yardım olmaksızın, tek bacağının üstünde dengede durabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 vede 3 yaşına geldiğinde bedenini artık iyi tanımaktadır. Geniş yere gereksinir, gücünün bilincine varır. Ne boyda olursa olsun, eline geçeni oradan oraya taşıyarak kol ve omuz kaslarını, koşarak, atlayıp zıplayarak da bacak kaslarını güçlendirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El ve ayak hareketlerini eşgüdümlü kullanmayı öğrenmiştir. Bu, çocuk için çevresini fethetme çağının geldiğini gösterir: Bunun için kullanacağı taşıt, üç tekerlekli bisikletidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-3879849790614459969?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/3879849790614459969/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/yeni-dogmus-cocugun-hareketleri-ve.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3879849790614459969'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3879849790614459969'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/yeni-dogmus-cocugun-hareketleri-ve.html' title='Yeni Doğmuş Çocuğun Hareketleri ve Kasları'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0ks-AP3uI/AAAAAAAABv8/115J2n6GB1I/s72-c/yeni-do%C4%9Fmu%C5%9F-bebek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-3699201015415215682</id><published>2010-09-22T07:16:00.009+03:00</published><updated>2010-09-23T07:46:44.395+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='personel alımları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yeni personel alımı'/><title type='text'>40 bin  sağlık personeli alınacak</title><content type='html'>Devlet sağlık alanıyla alakalı kırkikibine yakın personel alımı yapcağını duyuran haber ntv farkıyla.&lt;a href="http://saglikoku.blogspot.com"&gt;En son sağlık haberleri&lt;/a&gt;ni blogumuzdan takip edebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" height="392" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/x1g5kc?additionalInfos=0" type="application/x-shockwave-flash" width="480"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-3699201015415215682?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/3699201015415215682/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/40-ikibin-saglk-personeli-alnacak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3699201015415215682'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3699201015415215682'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/40-ikibin-saglk-personeli-alnacak.html' title='40 bin  sağlık personeli alınacak'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-1789046361904288097</id><published>2010-09-22T07:16:00.008+03:00</published><updated>2010-09-23T07:45:00.710+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ibrahim saraçoğlu cilt bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı'/><title type='text'>ibrahim saraçoğlu Vitiligo için bitkisel kür</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zobBdeNqqfs/SM2WMmeoOhI/AAAAAAAADWQ/7c9Trhz7wcU/s1600-h/ibrahim-saracoglu-Vitiligo-lavanta-kuru.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5246014284188105234" src="http://2.bp.blogspot.com/_zobBdeNqqfs/SM2WMmeoOhI/AAAAAAAADWQ/7c9Trhz7wcU/s320/ibrahim-saracoglu-Vitiligo-lavanta-kuru.JPG" style="cursor: pointer; float: right; height: 88px; margin: 0pt 0pt 10px 10px; width: 105px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: verdana; font-size: 100%;"&gt;Prof Dr İbrahim Saraçoğlu İkbal gürpınar tarafından sunulan &lt;span style="color: #cc0000; font-weight: bold;"&gt;İkbal ile Hayatın içinden&lt;/span&gt; programında vitiligo için lavanta kürünü anlattı. Vitiligo için lavanta kürü &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana; font-size: 100%;"&gt;sivilceler için de etkilidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana; font-size: 100%;"&gt;Aynı zamanda &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana; font-size: 100%;"&gt;Karaciğer yetmezliği şikâyeti olanlar, Hepatit-B veya Hepatit-C hastaları için de faydalıdır...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #cc0000; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 100%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-1789046361904288097?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/1789046361904288097/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/ibrahim-saracoglu-vitiligo-icin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1789046361904288097'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1789046361904288097'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/ibrahim-saracoglu-vitiligo-icin.html' title='ibrahim saraçoğlu Vitiligo için bitkisel kür'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zobBdeNqqfs/SM2WMmeoOhI/AAAAAAAADWQ/7c9Trhz7wcU/s72-c/ibrahim-saracoglu-Vitiligo-lavanta-kuru.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-4836019737578447641</id><published>2010-09-22T07:16:00.003+03:00</published><updated>2010-09-22T07:16:37.906+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='BRONZLUK MAKYAJI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='BRONZ MAKYAJ YAPIMI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='BRONZ MAKYAJ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='BRONZ MAKYAJ MALZEMELERİ'/><title type='text'>BRONZ MAKYAJ NASIL YAPILIR</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TEhX1x9GvkI/AAAAAAAAAu0/_4LGzAZUFCI/s1600/BRONZ+MAKYAJ.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 260px; height: 230px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TEhX1x9GvkI/AAAAAAAAAu0/_4LGzAZUFCI/s400/BRONZ+MAKYAJ.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5496739926660005442" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Herkes tatile gidip bronzlaşırken, siz gidemediyseniz ve bronzlaşamadıysanız, üzülmeyin. Bu küçük sorunu, bir kaç makyaj hilesi ile halletmek mümkün. Size önereceğimiz makyaj teknikleri ile, deniz kenarında bronzlaşmış gibi görüneceksiniz...&lt;br /&gt;* Kendi cilt renginize uygun sıcak renkli bir nemlendirici kullanın. Tüm yüzünüze uygulayın ve saçınızın başladığı yer ile çene hattınızda iyice yedirin. Veya daha hafif bir etki için, birkaç damla renkli nemlendiriciyle yanaklarınızı, çenenizi ve alnınızı vurgulayın. Nemlendiriciyi iyice yedirmeye özen gösterin.&lt;br /&gt;* Büyük bir fırçayla kaş kemiğiniz, şakalarınız, burun kemeri, yanaklarınız ve çeneniz üzerine bronzlaştırıcı pudra sürün. Bu alanlar, güneşin normalde bronzlaştıracağı bölgelerdir. Bronzlaştırıcı pudrayı çene altınıza iyice yedirin. Boynunuzdan aşağıya yaymayı ihmal etmeyin.&lt;br /&gt;* Parıltılı veya parıltısız olabilen toz ve sıkılaştırılmış pudralar, geniş pudra fırçasıyla uygulanır.&lt;br /&gt;* Eğer yumuşak bir parlaklık tercih ediyorsanız, fırçanızı parıltılı bronzlaştırıcı toplara daldırın.&lt;br /&gt;* Gözlerinizi aydınlatmak için, gözkapaklarınızın üzerine yumuşak parıltılı altın rengi bir far sürün; kaşınıza kadar yedirin. Üst kirpiklerinize bir kat rimel sürün. Görüntüyü güçlendirmek için, alt kirpiklerinizin dibine altın renginde bir göz kalemi çekin.&lt;br /&gt;* Makyajınızı, dudak fırçasıyla süreceğiniz altın tonlarında parıltılı bir kat ruj ile tamamlayın. Diğer renk seçenekleri olarak, pembe, bakır ve portakal tonlarını kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-5480125872729977402?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Q_zyjIbEPAExQyc031iO_hCpzyY/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Q_zyjIbEPAExQyc031iO_hCpzyY/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Q_zyjIbEPAExQyc031iO_hCpzyY/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Q_zyjIbEPAExQyc031iO_hCpzyY/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-4836019737578447641?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/4836019737578447641/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/bronz-makyaj-nasil-yapilir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4836019737578447641'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4836019737578447641'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/bronz-makyaj-nasil-yapilir.html' title='BRONZ MAKYAJ NASIL YAPILIR'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TEhX1x9GvkI/AAAAAAAAAu0/_4LGzAZUFCI/s72-c/BRONZ+MAKYAJ.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-8153118023914477731</id><published>2010-09-22T07:16:00.001+03:00</published><updated>2010-09-22T07:16:33.810+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Hasta Çocuğun Rahatının Sağlanması</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0lUjN03DI/AAAAAAAABwE/44z4YPuPFDw/s1600/hasta-%C3%A7ocuk.gif"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 200px; height: 191px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0lUjN03DI/AAAAAAAABwE/44z4YPuPFDw/s320/hasta-%C3%A7ocuk.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516106153579568178" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;HASTA ÇOCUĞUN RAHATININ SAĞLANMASI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Oda&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süt çocuğu ana-babanın odasında yatıyorsa yatağının kolayca ulaşılabilecek ve karşıdan bakmakla denetlenebilecek bir yere yerleştirilmesi gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğin kendi odası varsa, daha rahat ve daha iyi dinlenmesi sağlanır. Bebek hastayken fazla eşyaya gerek duymaz. Bu bakımdan, gerekli olmayan giyecek ve oyuncaklarını kaldırmak, çocuğun sarılarak uyuduğu bir oyuncak ya da bebek varsa, yalnız onu bırakmakla yetinmek iyi olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna karşılık, bakımı için gerekebilecek şeyler el altında olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk daha büyükse, bitkin olduğu sürece oynamaz; ama, ateşi biraz düşer düşmez, dikkatini bir noktada toplayamadığı için bütün oyuncaklarını birlikte ister. Fazla oyuncak vermemek ve gününü uyuyarak geçirmesini sağlamak daha iyi olur.hasta çocuk&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odası havalandırılmalıdır. Bunun için, çocuğun üstü örtülür ve pencere, hava doğrudan çocuğun üstüne gelmeyecek biçimde açılır. Bu sırada öteki odalarla hava akımı olmamasına dikkat etmelidir. Havalandırma kısa süreli olmalı, özellikle hava güzelse, günde 2-3 kez tekrarlanmalıdır. Oda ısıtılıyorsa, havasının kurumaması için nem durumunu denetlemekte yarar vardır. Oda temizlenirken de, ıslak bez, sünger, v.b. kullanılarak toz. kaldırmamaya dikkat edilmelidir. Herhangi bir nedenden ötürü ıslak bez kullanılamıyorsa, sözgelimi döşeme parkeyse, süpürge yerine kuru bir yünlü kumaş parçası kullanılmalıdır.&lt;br /&gt;GiyimÇocuk fâzla giydirilmemelidir; üst üste 3-4 zıbın ya da kazak giydirmek yararsızdır.&lt;br /&gt;Bütün giyecekler, bakımı kolay olanlardan seçilmeli, kullanışlı ve sancı olmalıdır; çünkü çocuk, yattığı yerde üstünü açma eğilimindedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pijama, özellikle çocuğun bütünüyle soyunmasına gerek duyulmadan, iç çamaşırlarının değiştirilebilmesini sağlayan pijamalar, son derece uygundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yünlülerden kaçınılmalı, özellikle ten üstüne giydirilmemelidir: Terleme ya da kusma sonucu pişik yapabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğun giyecekleri, hele çok terliyorsa, Sık sık değiştirilmeli ve giyeceklerinin içinde rahatlatılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Karyola&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasta çocuk karyolasına yatırılmalı, karyola hava akımlarından ve şiddetli ışıktan etkilenmeyecek bir yere yerleştirilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karyola, bebeği bağlamaya gerek göstermeyecek kadar derin olmalıdır. Normal zamanda bile öğütlenmeyecek bu yöntemden, çocuk* hastayken büsbütün kaçınmak gerekir; çünkü hasta çocuk sıkıntılıdır, kurtulmaya çalışırken debelenebilir. Çocuk hastayken bile, canı çektiğinde oturabilmeli, hareket edebilmeli ve tehlikesizce ayağa kalkabilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yatak takımı da kullanışlı olmalıdır. Hasta çocuğun beden ısısı normaldekinden daha yüksek olduğundan, terlemeyi artıran sentetik maddeden yapılmış çarşaflardan kaçınılmalı, ter emici pamuklular yeğ tutulmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğun sürekli olarak kuru çarşafta yatabilmesini sağlamak için yeterince yedek çarşaf bulundurulması iyi olur; üst üste yorgan, battaniye, v.b. örtmekten mutlaka kaçınılmalıdır&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-8153118023914477731?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/8153118023914477731/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/hasta-cocugun-rahatnn-saglanmas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8153118023914477731'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8153118023914477731'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/hasta-cocugun-rahatnn-saglanmas.html' title='Hasta Çocuğun Rahatının Sağlanması'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0lUjN03DI/AAAAAAAABwE/44z4YPuPFDw/s72-c/hasta-%C3%A7ocuk.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-4601683656739304527</id><published>2010-09-20T06:13:00.007+03:00</published><updated>2010-09-20T06:13:21.310+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='el bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tırnak bakımı'/><title type='text'>evde manikür yapmak</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;evde manikür yapmak&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_XRxUCt5c1s4/TJYrGKXooQI/AAAAAAAADUo/7jvbDLwi45I/s1600/sally+hansen.png"&gt;&lt;img alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5518645778251817218" src="http://1.bp.blogspot.com/_XRxUCt5c1s4/TJYrGKXooQI/AAAAAAAADUo/7jvbDLwi45I/s200/sally+hansen.png" style="float: right; height: 114px; margin: 0pt 0pt 10px 10px; width: 95px;" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Bir kadının her ay tırnak bakımını yaptırmak için kuaförde harcadığı zamanı düşünecek olursak... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Gitmek, sıra beklemek, sıramız geldikten sonra yapılan işlemin uzunluğu, ojenin kuruması derken bir saatten daha uzun bir süreyi harcamış oluyoruz. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Genellikle tırnak etlerinin kesilmesi şeklinde yaptırdığımız manikürün sağlıklı olup olmadığı, kullanılan malzemenin hijyenik olup olmadığı kafamızda hep bir soru işareti olarak kalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bununla birlikte  işin bir de maddi yönü var...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Oysa zamanımız, paramız, ve en önemlisi sağlığımız bizim için çok kıymetli. Amerika'nın 1 numaralı tırnak bakım markası Sally Hansen, bayanların bu ihtiyacını görüp, evde sağlıklı, hesaplı ve pratik bir manikür için 3 mükemmel çözüm öneriyor!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Maniküre ihtiyaç duyan uzamış tırnak etleri için;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;INSTANT CUTICLE REMOVER * 15 SANİYEDE TIRNAK ETİ ÇIKARICI&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;15 saniyede tırnak etlerinize nüfuz ederek, kesme işlemi gerektirmeden, tırnak çevresindeki ölü deriyi temizler, pratik ve sağlıklı bir manikür yapmaya yardımcı olur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Pürüzsüz, ve kolay bir sürüm için;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;SALON NAIL LACQUER * TIRNAK BESLEYİCİ OJE&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:";" &gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:";" &gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Tırnaklarda uzun süreli canlı ve parlak bir renklilik sağlar. Patentli fırçası ile kolay ve pürüzsüz bir sürümü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style=";font-family:";" &gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;destekler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:";" &gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ojeleri hızla kurutmak ve tırnak etlerini nemlendirmek için;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:";" &gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style=";font-family:verdana;color:red;"  &gt;RAPID FINISH * OJE KURUTUCU SPREY&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:";" &gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:";" &gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Ojenizin üzerine püskürttüğünüz andan itibaren, 30 saniye içinde kurutmaya yardımcı olur. Tırnak etlerini  nemlendirmeyi de destekler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-4601683656739304527?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/4601683656739304527/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/evde-manikur-yapmak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4601683656739304527'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4601683656739304527'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/evde-manikur-yapmak.html' title='evde manikür yapmak'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_XRxUCt5c1s4/TJYrGKXooQI/AAAAAAAADUo/7jvbDLwi45I/s72-c/sally+hansen.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-1376040837859939766</id><published>2010-09-20T06:13:00.005+03:00</published><updated>2010-09-20T06:13:19.179+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şöfor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sürücü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ambulans'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ambulans taxi'/><title type='text'>Ambulansı taksi niyetine kullanan personel</title><content type='html'>Gerçekten artık bu tür olaylar ülkemizde yaşanmasın istiyoruz ama Ambulansı taksi gibi kullanıyorlar.İzleyin ambulans eşittir taksi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ambulansı taksi gibi kullanıyorlar &lt;a href="http://videonuz.ensonhaber.com/izle/ambulans-i-taksi-gibi-kullanan-saglik-personeli"&gt;izleyin &lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-1376040837859939766?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/1376040837859939766/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/ambulans-taksi-niyetine-kullanan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1376040837859939766'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1376040837859939766'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/ambulans-taksi-niyetine-kullanan.html' title='Ambulansı taksi niyetine kullanan personel'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-4060399096107728895</id><published>2010-09-20T06:13:00.003+03:00</published><updated>2010-09-20T06:13:16.065+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEMS ASLAN CİLT LEKELERİ DOĞAL MASKELER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEMS ASLAN CİLT BAKIMI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEMS ASLAN GÜZELLİK UZMANI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEMS ASLAN CİLT BAKIM ÖNERİLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEMS ASLAN CİLT LEKELERİ İÇİN'/><title type='text'>ŞEMS ASLAN CİLT LEKELERİ İÇİN MASKE TARİFİ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TI6c2i3tW2I/AAAAAAAAAxU/_TcyqEK6sZc/s1600/%C5%9EEMS+ASLAN+C%C4%B0LT+LEKELER%C4%B0+%C4%B0%C3%87%C4%B0N.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 285px; height: 230px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TI6c2i3tW2I/AAAAAAAAAxU/_TcyqEK6sZc/s400/%C5%9EEMS+ASLAN+C%C4%B0LT+LEKELER%C4%B0+%C4%B0%C3%87%C4%B0N.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516519054462770018" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şems Aslan yazın bitmeye başladığı şu dönemde, cildinde güneş lekeleri   ve sivilce lekeleri oluşmuş olan hanım izleyenler için, harika bir cilt   maskesi tarifi verdi. Bu maske sayesinde, ciltte oluşan sivilceler,   sivilce lekeleri, kılcal damar problemleri, cilt kızarıklıkları, ve   güneş lekelerinden kurtulmak mümkün. Tarifimizi yayınlamaya başlayalım.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;GEREKLİ MALZEMELER:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;* 1 çay kaşığı taze sıkılmış lahana suyu,&lt;br /&gt;* 1 çay kaşığı taze sıkılmış elma suyu,&lt;br /&gt;* 1 çay kaşığı süt,&lt;br /&gt;* yumurta akı (az miktarda),&lt;br /&gt;&lt;b&gt;HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : &lt;/b&gt; Tüm malzemeleri karıştırın. bir  tülbentin, göz ve burun kısmını keserek,  yüzünüze göre bir maske  hazırlayın. Hazırlamış olduğunuz sıvı maskeye,  tülbenti batırın ve  sıkın. bu ıslak tülbenti, yüzünüze koyun ve elinizle  haifçe bastırın.  20 dakika bekledikten sonra ılık su ile yıkayın. Bu  maskeyi yaptıktan  sonra, dışarı çıkılmaması gerektiği için, gece yamanız  öneriliyor.  Cildinizi ılık su ile temizledikten sonra, uygun bir  nemlendirici sürün  ve güzelce uyuyun. bu maskeyi, haftada 3-4 defa  yapın. En az 2 ay  uygulayın.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-4984620171377733446?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/__JzkwFaJ7XylaQXFpCubhLfj7A/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/__JzkwFaJ7XylaQXFpCubhLfj7A/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/__JzkwFaJ7XylaQXFpCubhLfj7A/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/__JzkwFaJ7XylaQXFpCubhLfj7A/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-4060399096107728895?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/4060399096107728895/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/sems-aslan-cilt-lekeleri-icin-maske.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4060399096107728895'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4060399096107728895'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/sems-aslan-cilt-lekeleri-icin-maske.html' title='ŞEMS ASLAN CİLT LEKELERİ İÇİN MASKE TARİFİ'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TI6c2i3tW2I/AAAAAAAAAxU/_TcyqEK6sZc/s72-c/%C5%9EEMS+ASLAN+C%C4%B0LT+LEKELER%C4%B0+%C4%B0%C3%87%C4%B0N.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-1662631086534318326</id><published>2010-09-20T06:13:00.001+03:00</published><updated>2010-09-20T06:13:11.857+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Yeni Doğmuş Bebeklerin Solunum Yolları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0moX2e7JI/AAAAAAAABwU/UebKOfetTuw/s1600/bebe%C4%9Fin-solunum-yollar%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 247px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0moX2e7JI/AAAAAAAABwU/UebKOfetTuw/s320/bebe%C4%9Fin-solunum-yollar%C4%B1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516107593637883026" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ağzın ve boğazın durumu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Solunum yolları pek çok ve çeşitli enfeksiyonlara uğrayabilir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— yeni doğmuş bebeklerin ve süt çocuklarının ağzı, özenli bir gözetim gerektirir: Geçmeyen küçük beyaz noktacıklar pamukçuk işaretidir; çocuğun iştahı da azalır;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— sık sık, özellikle kışın mikrop kapan burun da temizlenmeli ve bakımı iyi yapılmalıdır. Süt çocuğu, zamanının büyük bölümünü yatarak geçirdiğinden, burun enfeksiyonları kulaklarına ve sindirim sistemine de sıçrayabilir; bebek rahat soluk alamaz, gözleri kızarır ve yaşlanır; bulaşıcı bir hastalıktan korkulur;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— enfeksiyon boğaza yerleşmiş olabilir. Bakıldığında, boğazın kızarmış olduğu ve arka tarafında burundan inen mukozalar görülür. Çocuk içtiğini güçlükle yutar, zaten içmek de istemez; soluk almakta az ya da çok güçlük çeker; hekim muayenesi gereklidir.bebeğin solunum yolları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç gün süren bir burun-boğaz enfeksiyonundan sonra çok önemli bir solunum güçlüğü (soluk darlığı), karnın üst bölgesinde göğüs kafesi altında soluk alma sırasında içeriye çekilme ve boğuk bir öksürük görülebilir. Bütün bunlar, ciddileşme tehlikesi gösteren ve acil tedavi gerektiren bir gırtlak iltihabının ilk belirtileridir.&lt;br /&gt;Kakanın durumuHerhangi bir değişiklik, sindirim sistemi kökenli olabileceği gibi bir iltihaba bağlı da olabileceğinden, çok önemlidir.&lt;br /&gt;Kakanın yumuşamasıyla birlikte kusma, anneyi hemen hekime başvurmaya yöneltmelidir. Kaka, çok kötü kokulu, köpüklü, bazen sıvı kıvamdadır; âdeta fışkırır ve kendiliğinden gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğin görünüşü de değişir: Acı çeker gibidir; mama yemesi ile kusması arasında pek az zaman geçer. Durum birkaç saat içinde son derece ciddileşebilir. Sözkonusu hastalık 20 vede 50 yıl öncesine kadar çoğunlukla ölümle sonuçlanan zehirlenmedir (merkezi sinir sistemi bozukluklarıyla birlikte ciddi ishal). Özellikle yaz mevsiminde olmakla birlikte kışın da görülebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutlaka hekime başvurmayı gerektiren bir başka kusma – kaka belirtisi daha vardır. Bu ikincide, kaka, miktarının çokluğu ve kokusuyla dikkati çeker; sıvı halde değildir; sıkı ve yapışkandır. Sık sık, nöbet halinde öksürük görülür. Bu belirtiler pankreas kökenlidir. Teşhisin doğrulanması için hastanede tıbbi muayene gereklidir. .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun tersi bir durum olan ve bazen günlerce sürebilen kabızlık da, çocuk büyük olsa bile, doktora bildirilmelidir. Karın gergindir, arasıra apansızın gelen ishaller görülür; kısa süreli olan bu ishallerin yerini yeniden kabızlık alır. Nedeni, barsakta bir oluşum bozukluğu olabilir. Yukardaki son iki belirtiler topluluğundan burada sözetmekten amacımız, süt çocuğundaki ya da küçük çocuktaki bütün barsak bozukluklarının, (ilk belirtiler çocuğun genel durumunu etkileyecek nitelikte olmasa bile) üstünde durmak gerektiğini anlatmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğun kakasını denetlemek her zaman yararlıdır. Kakada genellikle iğnekurtları familyasından küçük beyaz kurtlara Taşlanabilir. Kurt bulunması ayrıca sinirlilik, sancı tipinde karm ağrıları, genellikle geceleri duyulan makat kaşıntısı gibi belirtiler de verebilir. 15 gün ara ile 1 doz müshil verilmesi etkili olur- Zamanında tedavi edilirse tehlikeli değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Başka belirti olmaksızın kusma&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeşitli nedenlerden ileri gelebilir ve anneyi korkutur. Genellikle çocuk üç haftalık olduktan sonra ortaya çıkar ve gündüz, karnı aç süt çocuklarında daha artar. Mamanın sonuna doğru ya da mamadan hemen sonra görülür. Mide kapısı darlığını düşündürür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen 1 yaşından büyük çocukta, ön belirtiler olmadan ya da pek az ön belirtiyle apansız kusmalar görülür. Kuvvetli bir ekşi koku varsa ve sidikte yoğunlaşma izleniyorsa, aseton işemeye (asetonüri) bağlı kusmalar akla gelmelidir. İyi tedavi edilirlerse tehlikeli değillerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kusmalar, beslenme rejiminin ve bazı besinleri bünyenin kaldırmamasınm sonucu da olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebek süt rejimindeyse, hekim çeşitli sütleri denedikten sonra, bebeğin bünyesinin süt kaldırmadığına karar verebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yumurta da, yedikten yaklaşık 2 saat sonra fışkırma tipinde kusma yapabilir. Çocuğa birçok kez yumurta yedirdikten sonra hep aynı tepki görülmüşse, yumurta vermekten vazgeçilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Döküntüler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Döküntüler genellikle, bulaşıcı hastalıkları akla getirir. Oysa bulaşıcı hastalıkların çocuk 5 aylık olmadan önce görülmesine çok ender raslanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk her an mikrop alabilir; çevrede okul çağında çocuklar bulunması ve eve gelen komşu çocukların sonradan hastalığa yakalanması, bebeğin hırçmlaşıp burnunun akmaya ve gözlerinin parlamaya başlaması gibi ön belirtilerden sonra, teşhise yön verici olgulardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süt çocuklarında başka döküntüler de görülebilir (bir başka çocuktan alınan mikroplara bağlı olanların dışında)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— impetigo (çakmak hastalığı), yerde emekleyerek hareket etmeye başlayan bebeklerde sık görülen bir rahatsızlıktır: Kırmızı sivilceler biçiminde ortaya çıkar; sivilceler kabarır, sarımsı renkli ve kalın kabuklar oluşturarak hızla yayılır (sürekli sürtünmeler de yayılmayı kolaylaştırır). Öteki çocuklara, hattâ yetişkinlere bulaşmasına oldukça sık raslanır. Bulaşma, oyuncak ve çamaşırlar yoluyla olduğundan, temizliğe büyük özen göstermek- gerekir;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— kabaetlerde görülen döküntüler (pişik), alt bölümü sertleşmiş iri sivilceler biçimindedir; temizlik kurallarına gereğince uyulmamasının sonucudur;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— kurdeşen, 3 yaşından küçük çocuklarda pek görülmez; buna karşılık prurigoya (kaşıntılı bir deri hastalığı) daha sık raslanır.- Nöbetler halinde ilerleyen ve bazen haftalarca sürebilen, şiddetli kaşıntılar yapan bir döküntüdür. Kabarcık ya da kesecik biçimli sivilcelerin oluşturduğu kahverengi kabuklar düştüğünde, yerlerinde iz kalır. Bu hastalık, suçiçeğine benzemekle birlikte ayırdedil-mesi kolaydır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ağrılı bir bölgenin ortaya çıkması&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük çocuk pek az konuşabildiğinden ya da hiç konuşamadığından, neresinin ağrıdığını açıkça belirtemez. Ağrının yerini arayıp bulmak ana-babaya düşer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kulak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulak iltihapları, kulaklarda sık sık ağrıya neden olur. Bunlar genellikle, bir burun-boğaz iltihabının orta kulağı mikroplandırması sonucu ortaya çıkarlar; yatar durumda bulunmak hastalığın yayılmasını kolaylaştırır. Süt çocuğu sık sık başını yastığa sürter, ağlar ve acı çektiğini belli eder; ateş, fışkırma halinde kusmalar ya da ishal gibi belirtiler de görülebilir. Sürekli oturabilen ya da ayakta durabilen çocuklarda, kulak iltihabına daha az raslanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Boğaz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebek, aç ya da susuz olduğu halde yemek ya da içmek istemiyorsa, anjin türünden bir yutak iltihabı sözkonusu olabilir: Ateş yüksek, boğaz kızarmış ve ağrılıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kollar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen az ya da çok işlev yitimiyle birlikte kollarda şiddetli ağrılar görülür. Bu bir büyüğün, çocuğun merdiven çıkmasına ya da inmesine, paltosunu çabucak giymesine «yardım» amacıyla kolunu dikkatsizce çekmesi sonucudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı çocuklarda hiç bir şey olmaz, bazısında ise eklemlerden biri, bu davranışlar sonucunda (omuz ya da dirsek düzeyinde) yerinden çıkar. Hekim, çıkığı kolayca yerine oturtabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Karın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süt bebeğinin karm ağrıları gelip gidici sancılar tipindedir ve aldığı besinlere bağlıdır. Bebek ağlar ve kıvranır. Rahatlatmak için karnına dairesel hareketlerle masaj yapılır. Ağrı geçmiyorsa ya da sık sık tekrarlıyorsa, beslenme rejimini gözden geçirmek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha büyük bir çocuk karm ağrısından yakınıyorsa kakasına bakıp, kurt olup olmadığını görmek gerekir. Yoksa ve ağrı daha çok sağ taraftaysa, apandis iltihabı (apandisit) akla gelmeli ve hekime başvurulmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kasıklar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasık fıtığı olan bir süt çocuğu, sürekli gözetim altında tutulmalıdır; çünkü, fıtığın dışarı çıkmasını önlemek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk apansızın çok ağlamaya başlarsa fıtık sargısı denetlenmeli ve gerekiyorsa fıtık elden geldiğince çabuk yerine sokulmalıdır. Fıtık boğulması tehlikeli bir ihtilattır ve acil cerrahi girişim gerektirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bakım&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşırılığa kaçılmamak, ama umursamazlık da edilmemelidir. Bebekler sözkonusu olduğunda kararların çabuk alınması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ateşi düşürme yolları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çırpınma tehlikesi büyük olduğundan (bu, beyin için zararlı olabilir), küçük çocuğun ateşi yükseldiğinde önlem almak gerekir. Anne, çocuğu «ateş bastığını» anlar anlamaz ateşini ölçmeli ve aspirinli bir fitil koymalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odanın durumu ve bebeğin giyimi denetlenmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ateş yükselişinin denetlenmesi gerekir. Ateş, fitil konduktan yarım saat sonra azalmış olmalıdır. Fitil yerine çocuğa, şekerli su içinde ateş düşürücü bir toz da verilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazın süt çocuğunu ateş basarsa, serin bir banyo (çocuğun beden ısısından 2°C daha soğuk) yaptırılabilir; ayrıca, aynı suda bir bez ıslatılarak 5-10 dakika çocuğun başına konur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Solunum yollarının bakımı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Solunum yolları kışın sık sık dolar ve ateş yükselmesine neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğun daha rahat soluk almasını sağlamak için, burnu sık sık temizlenmelidir. Birkaç damla mikrop kırıcı ilaç da kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı anneler, çocuğun göğsüne merhem, viks, v.b. sürerler. Pek yaygın olmamakla birlikte lapa kullananlar da vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk öksürdüğü zaman öksürük şurupları verilmelidir. Burun – boğaz iltihapları, önemsenmezlerse ihtilatlara yolaçabilirler. Sindirim yollarının bakımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süt çocuğu ishal olduğunda, günlük mama listesine havuç püresi eklenebilir (çocuk bunu kolayca yer); ayrıca pirinç suyu da verilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaka yumuşaklığı (hafif ishal), pirinç suyu. pirinç unları, havuç çorbası ya da lapalaştırılmış havuçla rahatça giderilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bu besin maddelerinin etki ilkeleri birbirinin aynıdır ve yeterlidir. İshal daha ciddiyse, anne, sütü kesmeli, çocuğa su içirmeli ve hekime başvurmalıdır. İshalin kendi kendine geçmesini beklemek, son derece yanlış bir davranıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlıklı bir çocukta görülebilecek kusmalar, biberon içeriğinin kıvamı unla koyulaştırılarak azaltılabilir (çoğunlukla). Ayrıca, bebek mamasını yedikten sonra, biraz daha uzun süre yarı oturur durumda tutulur. Mamanın koyulaştırılması, genellikle kusmaları geçirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Derinin bakımı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeyden önce temizlik kurallarına uymak gerekir: Bebeğin altı sık sık değiştirilerek pişikler, başı şampuanla yıkanarak da kabuk oluşması önlenmelidir. Yalın pişik görüldüğünde pudra ve merhem kullanımı bırakılmalı, kabaetlerde yüzde l’lik eyozin ya da civa türevi cinsinden renklendirici bir madde sürülerek, olanak ölçüsünde çıplak bırakılmalıdır. Sivilcelere karşı 10 litre suya 1 gram hesabıyla permanganat banyosu öğütlenir. Bebek 5-10 dakika bu banyoya sokulduktan sonra, aynı madde ile sivilcelere tampon yapılır. Üstüne hiç bir ilaç koymadan kabaetleri çıplak bırakmak uygundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmpetigoda (çakmak hastalığı), bozunlar mikrop kırıcı bir eriyikle temizlenmeli, sonra hekimin öğütteyeceği antibiyotikli bir merhem ya da metilen mavisi tipi çok etkin bir renklendirici madde sürülmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hekime ne zaman başvurulmalıdır?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen tedavisi gereken ateş yükselmesi durumu dışında, çocuğa herhangi bir ilaç vermeden önce) hekime danışmak gerekir. Bir hastalığın tekrarlatmasında kullanılacak ilaç farklı olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıdaki durumlarda vakit geçirmeden hekime başvurulmalıdır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— fitil konduktan ya da bebek aspirini verildikten sonra da ateş düşmüyor ya da yükselmeyi sürdürüyorsa;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— çocuk soluk almakta güçlük çekiyor, inliyor ya da soluk alması hızlanıyorsa;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— çocuğun ishali çok suluysa ve az miktarda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bile verilen sıvı besinleri tutamayıp kusuyorsa, yüzü değişiyor, rengi soluyor ve deride kırışıklıklar beliriyorsa, bebek hareketsiz kalıyor ve hızla kilo yitiriyorsa, çoğunlukla hastaneye kaldırılması gerekecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı durumlarda her dakika değerlidir. Bu nedenle, ana-baba hekime güvenmeli ve gerektiğinde başvurmalıdırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yapılmaması gereken şeyler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğin ateşi yükseldiğinde ilk ve en sık yapılan şey, üstünü iyice örtmektir. Oysa ateş, süt çocuğunun beden ısısı kararlılığının henüz kurulmamış olmasından ileri geldiğinden, bu davranış son derece yanlıştır. Bebeğin üstü ne kadar örtülürse, ateşi o kadar yükselir. Bu nokta özellikle yaz aylarında, bebeğin ateşi dişleri çıkmakta olduğu için yükseldiğinde ve çok sıcak odalarda önemlidir. Nezleli bir küçük çocuk, ateşi yoksa ve hava yumuşaksa dışarı çıkarılabilir. Hava değiştirmesi iyidir; ayrıca, tıpkı büyüklerde olduğu gibi (uzun süre kapalı kalırsa), ilk dışarı çıkışında hastalığın tekrarlama tehlikesi vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabaetlerde döküntü (pişik) başgösterirse, hele bu döküntü kabarcık ve aşınmak türdense, pudra ve merhem kullanılmamalıdır. Bu iki madde, bozunlarm kurumasını engeller ve enfeksiyonu artıran kabuklar oluşturur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklarla uğraşan kişilerin (dolayısıyle annelerin) en büyük kusurları, çocuğun sağlık durumunu iştahına göre değerlendirmeleridir. Oysa bebek, tıpkı yetişkinler gibi tepki gösterir. Nasıl yetişkin, gündüzleri mevsimlere ve sağlık durumuna göre düzensiz yemek yerse, çocuk da öyle yapar. Durum süt çocukları için de aynıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemek yeme isteksizliğine saygı göstermek gerekir; yoksa bunun iştahsızlığa dönüşme tehlikesi vardır. Çocuğun isteksizliği genellikle ateş ya da hastalık dönemlerine raslar: Acıkmaz; yedirilme çabalarına direnir; bu tutumuyla 6t7 aylıktan başlayarak (bazen daha da önce) durumdan yararlanmaya koyulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğa mama veren kişinin, hele çocuk hasta ya da yorgunsa, zorlamamak gerektiğini mutlaka anlaması gerekir. Besin eksikliği, bol” miktarda ve çeşitli içeceklerle giderilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir hastalık belirdiğinde, daha önceki hastalıklarda başvurulmuş antibiyotikler, kortizon tü&lt;br /&gt;revleri; v.b. özgül ilaçları kullanmak çok tehlikelidir. Bunlar teşhisi yanıltabilir, geciktirebilir ya da hiç bir etki göstermeyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğin alt bakimi: Dünyada hiç bir şeyin süt bebeğinin cildi kadar nazik ve duyarlı olmadığı unutulmamalı, yıkamadan önce, su emdirilmiş bir pamukla silinmelidir. Yıkamadan sonra derinin sağlıklı kalması için, A ve D vitaminleri içeren bin merhem sürülerek bu hassas deri, sidik ve kakanın tahrişinden korunmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sağlık karnesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğun kimlik kartı gibidir. Ana-baba, hattâ bazen hekimler, sağlık karnesine gereken değeri vermezler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karnenin görevi doğumevinde başlar; dolayısıyle tutulmaya da doğumevinde başlanır. Karneye bütün aşılar ve tarihleri, bulaşıcı hastalıklar, çocuğun ağırlığı, beslenme rejimi ve değişiklikler, emzik dönemi, verilen unlu besinler, sebzeler, vitaminler ve dozları kaydedilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olağandışı bakımlar (tıbbi ya da cerrahi gerekçelerle hastaneye kaldırılma, kan verme, tetanos serumu, v.b.) da karneye yazılmalıdır. Bütür. bunlar, ilerde, çocuğun organik tepkilerinin anlaşılmasına yardımcı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi tutulmuş bir sağlık karnesini okuyan hekim, küçük hastasını hemen tanır. Ana-baba, çocuğun tıbbi geçmişini her zaman gerektiğince arılatamayabilir, özellikle kaygılıyken ya da panik içinden bunu yapamaz. Bu bakımdan sağlık karnesi, yolculuklarda da birlikte bulundurulmalıdır Süt çocukları tatillerde de hastalanabilir; sağlık karnesi varsa ve iyi tutulmuşsa, hekim aradığı bütün bilgileri burada bulacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karnenin bir üstünlüğü de sağlık fişleri’ gibi kolayca yitirilmemesi ve çok çocuklu bir anneyi çocuklarının hastalık ve aşılarıyla bunların tarihlerini birbirine karıştırmaktan korumasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç anne, bebeğinin sağlık karnesinin önemini bilmeli ve gereken özeni göstermelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bu saydıklarımıza karşın sağlık karnesi tutulmamışsa, çocuk hastalandığında hekime başvurulduğu zaman (özellikle çocuğu doğumundan beri gören hekimin dışında.bir hekim sözko-nusu olduğunda), çocuğa verilmiş eski reçeteler de ana-babanm yanında bulundurulmalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-1662631086534318326?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/1662631086534318326/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/yeni-dogmus-bebeklerin-solunum-yollar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1662631086534318326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1662631086534318326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/yeni-dogmus-bebeklerin-solunum-yollar.html' title='Yeni Doğmuş Bebeklerin Solunum Yolları'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0moX2e7JI/AAAAAAAABwU/UebKOfetTuw/s72-c/bebe%C4%9Fin-solunum-yollar%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-802875820281708592</id><published>2010-09-18T02:32:00.007+03:00</published><updated>2010-09-18T02:32:48.888+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DİYET'/><title type='text'>Böbrek taşını önleyen diyet</title><content type='html'>&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;&lt;strong&gt;Böbrek taşını önleyen diyet&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-align: justify;"&gt;Kanal D de yayınlanan, Zahide Yetiş  ve Op. Dr.  Aytuğ Kolankaya’nın sunuculuğunu yaptığı  &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;Doktorum&lt;/span&gt; programında  “Böbrek Taşı ve Hastalıkları”  konusunda Prof. Dr. Sinan Zeren, Dr. Murat Bağışgil ve Diyetisyen Seçil  Kenar önemli açıklamalarda bulundu.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;Doktorum&lt;/span&gt; programında Diyetisyen Seçil Kenar böbrek taşı oluşumunu önleyici 1 günlük diyet programı açıkladı.&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;a href="http://www.kadinca-forum.com/blog/bobrek-tasini-onleyen-diyet.html#more-11191" class="more-link"&gt;Devamını oku &gt;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-802875820281708592?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/802875820281708592/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/bobrek-tasn-onleyen-diyet.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/802875820281708592'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/802875820281708592'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/bobrek-tasn-onleyen-diyet.html' title='Böbrek taşını önleyen diyet'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-6568817826246076290</id><published>2010-09-18T02:32:00.005+03:00</published><updated>2010-09-18T02:32:46.845+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ambulans kazaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ambulans'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ambulans takla atıyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='112 hızır acil'/><title type='text'>Ambulans kazaları görüntü videoları izleyin</title><content type='html'>Ambulans kazaları videolarını burdan izleyebilirsinz dehşet dolu anlar Sağlık çalışanlarının ne kadar zor durumda kaldığını dehşetler içinde izleyin.&lt;br /&gt;           İlk kaza görüntüleri Antalya'nın Alanya ilçesinde kalp krizi geçiren hastayı hastaneye götüren ambulansın bir otomobille çarpışması sonucu 6 kişi yaralandı   &lt;br /&gt;&lt;object width="400" height="334"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true" /&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always" /&gt;&lt;param name="movie" value="http://video.mynet.com/habervideo/Ambulans-Kazasi-Kameralara-Boyle-Yansidi/939683.swf" /&gt;&lt;embed src="http://video.mynet.com/habervideo/Ambulans-Kazasi-Kameralara-Boyle-Yansidi/939683.swf" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="400" height="334"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;           İkinci kaza görüntüleri Hasta almaya giden 112 hızır acil ambulansının kavşağı geçişi sırasında, Taşköprü istikametine giden bir otomobil duramayarak ambulansa yandan çarptı.&lt;br /&gt;&lt;object width="400" height="334"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true" /&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always" /&gt;&lt;param name="movie" value="http://video.mynet.com/habervideo/Ambulans-kazasi-mobese-kamerasinda/696819.swf" /&gt;&lt;embed src="http://video.mynet.com/habervideo/Ambulans-kazasi-mobese-kamerasinda/696819.swf" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="400" height="334"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;           Üçüncü kaza görüntüsü yaralıya giden ambulansa arkadan kamyon işte böyle çarpıyor.&lt;br /&gt;&lt;object width="400" height="334"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true" /&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always" /&gt;&lt;param name="movie" value="http://video.mynet.com/53shekill53/Ambulans-Kazasi/369341.swf" /&gt;&lt;embed src="http://video.mynet.com/53shekill53/Ambulans-Kazasi/369341.swf" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="400" height="334"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;          Buda ambulans görevlilerinin yapmış olduğu bir kaza sedyeyi düşürüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://video.eksenim.mynet.com/habervideo/Yarali-sedyeden-boyle-dustu/357210.swf" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"width="400" height="334"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-6568817826246076290?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/6568817826246076290/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/ambulans-kazalar-goruntu-videolar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/6568817826246076290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/6568817826246076290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/ambulans-kazalar-goruntu-videolar.html' title='Ambulans kazaları görüntü videoları izleyin'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-381064699036462823</id><published>2010-09-18T02:32:00.003+03:00</published><updated>2010-09-18T02:32:44.511+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEMS ASLAN LAHANA SALATASI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEMS ASLAN ZAYIFLAMA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şems Aslan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEMS ASLAN LAHANA İLE ZAYIFLAMA'/><title type='text'>ŞEMS ASLAN LAHANA SALATASI ZAYIFLAMA</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TI6dKljyyHI/AAAAAAAAAxc/MiQI9EXlIpk/s1600/LAHANA+SALATASI+ZAYIFLAMA.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 353px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TI6dKljyyHI/AAAAAAAAAxc/MiQI9EXlIpk/s400/LAHANA+SALATASI+ZAYIFLAMA.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516519398781929586" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şems Aslan, bu günkü tariflerinin tamamında, lahanayı kullandı. Lahanaın   faydaları bildiğiniz gibi, oldukça fazla. Ve tam da lahana mevsimi. Bu   yazımızda, sizlere, Şems Aslanın önermiş olduğu, lahana salatasının   tarifini vermek istiyoruz. Bu salata ile forma kavuşacak ve bu işi   üstelik kış boyu yapabileceksiniz. Ve 2011 yaz sezonuna da, çok   sıkıntıya girmeden, rahatlıkla ve fit olarak girebileceksiniz.   Tarifimizi anlatmaya başlayalım.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;GEREKLİ MALZEMELER;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;* Beyaz lahana,&lt;br /&gt;* Havuç,&lt;br /&gt;* 1/2 yeşil elma,&lt;br /&gt;* 1 çay bardağı kefir veya sulu yoğurt,&lt;br /&gt;* 1 çay kaşığı limon,&lt;br /&gt;&lt;b&gt;HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ :&lt;/b&gt; Beyaz lahanayı, ince ince kıyın.  Havucu rendeleyin. Her ikisini de  karıştırın. Bol miktarda tuz atın ve  tuz ile havuç lahana karışımını  ovun. Bu işlem, lahananın çiğnenmesini  ve sindirimini kolaylaşrır.  Lahana ve havucu bol su ile yıkadıktan  sonra, rendenin ince tarafı iel,  elmayı rendeleyin. Elma rendesini ve  diğer verilen malzemeleri de,  salatanın içerisine karıştırın. Sabah  kahvaltısı yerine tüketin. Eğer  isterseniz, bu salatanın yanında, 1  dilim lıght peynir ilave  edebilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-1064919846357288407?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/1zTEho29TzJn4mAQl9vVmMDijwg/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/1zTEho29TzJn4mAQl9vVmMDijwg/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/1zTEho29TzJn4mAQl9vVmMDijwg/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/1zTEho29TzJn4mAQl9vVmMDijwg/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-381064699036462823?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/381064699036462823/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/sems-aslan-lahana-salatasi-zayiflama.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/381064699036462823'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/381064699036462823'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/sems-aslan-lahana-salatasi-zayiflama.html' title='ŞEMS ASLAN LAHANA SALATASI ZAYIFLAMA'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TI6dKljyyHI/AAAAAAAAAxc/MiQI9EXlIpk/s72-c/LAHANA+SALATASI+ZAYIFLAMA.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-5177277204391423113</id><published>2010-09-18T02:32:00.001+03:00</published><updated>2010-09-18T02:32:40.096+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Bebeğin İlk Dişlerin Çıkması</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0n5h8yF-I/AAAAAAAABwc/PNlpSTFi368/s1600/bebegin-ilk-disleri.gif"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 250px; height: 235px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0n5h8yF-I/AAAAAAAABwc/PNlpSTFi368/s320/bebegin-ilk-disleri.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516108987918063586" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;DİŞ ÇIKARMA&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne, bebeğinin ilk dişini çıkarmasını sabırsızlıkla bekler. Gecikme olursa kaygıya kapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğun büyümesiyle ilgili cetvellerde olduğu gibi, burada da ortalama değerler sözkonusu edilemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk dişlerinin 13 aylıkken çıkmasına karşın gecikmeyi hızla kapatan çocuklar görülmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk dişlenmede 20 diş vardır; toplam 48 kesici, 8 ön azı ve 4 köpekdişi çıkar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 6 vede 12 ay arasında: 2 alt orta kesici, 2 üst orta kesici, 2 alt yan kesici, 2 üst yan kesici;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 12-16 ay arasında: 2 alt ön azı, 2 üst ön azı;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 18-20 ay arasında: 2 alt köpekdişi, 2 üst köpekdişi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— 24 vede 30 ay arasında: 2 alt ön azı, 2 üst ön azı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerin patlamasına paralel olarak gelişen pek çok rahatsızlığı, anneler bu nedene bağlar. Çocuğun ağlaması, huzursuz olması gibi bazı belirtiler gerçekten dişlerin çıkışma bağlı olmakla birlikte, bu konuda pek umursamazlık göstermemek gerekir. Bebek canı yanıyormuş izlenimi veriyorsa, rahatlatıcı bir fitil vermekle yetinilebilir; ama, yüksek ateş, çok anormal sindirim bozuklukları ya da önemli bir burun-boğaz iltihabında, hekime başvurmak yeğ tutulmalıdır.&lt;br /&gt;bebegin ilk disleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukların, yürüme denemeleri sırasında yüzüstü düşerek bir dişlerini kırdıkları olur. Dişin kalan parçası çok dayanıksızdır, gözetilmesi gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırık, dişeti düzeyindeyse, önce gazlı bez ya da pamukla bastırılarak kanama durdurulur ve çocuk dişçiye götürülür. Genellikle, ikinci dişlenmeyi beklemek tek çare olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırık diş yerinden oynamışsa, dişçinin bunu çıkarması gerekebilir. Bağlantı sağlamsa, oynamanın bir süre sonra durması ve dişin yeniden hareketsizleşmesi beklenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fizyolojik olsun ya da olmasın öğütlenmez; çünkü gereksizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik, pis olduğu için burun-boğaz iltihaplarına yolaçar; anne de, mendili ya da önlüğü ile silerek yeniden çocuğun ağzına verir ya da kendisi yalayıp temizler (!). Bu davranışlar, çocuğa mikrop kaptırmak için birebirdir. Burun-boğaz iltihaplarının ve mikrop kökenli ishalin altında, bu davranışları aramak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik, çocuk saatlerce emip duracağı için hava da yutar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçi emzik çocuğun uslu durmasını sağlayabilir. Ama, «emip durduğu sürece kimseyi rahatsız etmiyor!» diye düşünmek yanlıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, emzik kötü bir alışkanlığa yolaçar; kolay kolay vazgeçilemez. 3 yaşma gelmiş çocuğun hâlâ ağzında emip durduğu bir şeyle dolaştığı görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazıları, emecek bir şey bulamayan çocuğur başparmağını emeceğini, bunun dişleri çarpıltaca-ğını, zaten biberonların da dişleri çarpılttığını söylerler. Oysa, çocuk ellerini kullandığı için, başparmağını o kadar sık ememez; ayrıca, elleri sık sık yıkanmaktadır. Bir çocuğa ellerini yıkaması öğretilir, ama, biberonunu yıkaması öğretilmez.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-5177277204391423113?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/5177277204391423113/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/bebegin-ilk-dislerin-ckmas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/5177277204391423113'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/5177277204391423113'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/bebegin-ilk-dislerin-ckmas.html' title='Bebeğin İlk Dişlerin Çıkması'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0n5h8yF-I/AAAAAAAABwc/PNlpSTFi368/s72-c/bebegin-ilk-disleri.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-873722379087437420</id><published>2010-09-15T21:59:00.005+03:00</published><updated>2010-09-15T21:59:46.584+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Osman Müftüoğlu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Detoks'/><title type='text'>Detoks yaparken dikkat edilmesi gerekenler</title><content type='html'>&lt;div  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;Detoks yaparken dikkat edilmesi gerekenler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zobBdeNqqfs/TJAATYY6BlI/AAAAAAAAId4/kLLscInWkkw/s1600/ANT%C4%B0+STRES.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 114px; height: 160px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zobBdeNqqfs/TJAATYY6BlI/AAAAAAAAId4/kLLscInWkkw/s200/ANT%C4%B0+STRES.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516909876493289042" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;· &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;&lt;/span&gt;Her şeyde olduğu gibi detoks için de “doz” çok önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;·  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://mucizeiksirler.blogspot.com/2008/06/taylan-kumeli-detoks-program.html"&gt;Detoks &lt;/a&gt;yaparken asla kahve ve çay tüketmeyin. Kafeinsiz çay ve kahvelere de itibar etmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;·  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Dilediğiniz kadar &lt;a href="http://mucizeiksirler.blogspot.com/2010/05/zayiflatici-bitki-caylari.html"&gt;bitki çayı&lt;/a&gt; içebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;·  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://mucizeiksirler.blogspot.com/2008/06/7-gunluk-detoks-ve-egzersiz-program.html"&gt;Detoks&lt;/a&gt; uygulamalarında alkollü içecekler, hazır konsantre meyve suları, meyveli likörler, gazlı ve kolalı içecekler, hazır çorbalar,  soslar da yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;· &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Gıdalarınıza tuz ve şeker ilave etmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;·  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Mümkün olduğunca organik ürünler ile beslenmeye gayret edin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-873722379087437420?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/873722379087437420/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/detoks-yaparken-dikkat-edilmesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/873722379087437420'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/873722379087437420'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/detoks-yaparken-dikkat-edilmesi.html' title='Detoks yaparken dikkat edilmesi gerekenler'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zobBdeNqqfs/TJAATYY6BlI/AAAAAAAAId4/kLLscInWkkw/s72-c/ANT%C4%B0+STRES.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-7908615291079717159</id><published>2010-09-15T21:59:00.003+03:00</published><updated>2010-09-15T21:59:42.983+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEMS ASLAN SİNUZİT'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SİNÜZİT'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='PATATES KABUĞUNUN FAYDALARI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEMS ASLAN PATATES KABUĞU KÜRÜ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEMS ASLAN SİNÜZİT İÇİN ŞİFALI BİTKİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SİNÜZİT İÇİN ŞİFALI BİTKİLER'/><title type='text'>ŞEMS ASLAN SİNÜZİT İÇİN PATATES KABUĞU KÜRÜ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TI6ddzKWC8I/AAAAAAAAAxk/uC9LbZ6IJ1o/s1600/%C5%9EEMS+ASLAN+S%C4%B0N%C3%9CZ%C4%B0T+%C4%B0%C3%87%C4%B0N+%C5%9E%C4%B0FALI+B%C4%B0TK%C4%B0LER.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 300px; height: 358px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TI6ddzKWC8I/AAAAAAAAAxk/uC9LbZ6IJ1o/s400/%C5%9EEMS+ASLAN+S%C4%B0N%C3%9CZ%C4%B0T+%C4%B0%C3%87%C4%B0N+%C5%9E%C4%B0FALI+B%C4%B0TK%C4%B0LER.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516519728850799554" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Şems Aslan, 13 Eylül tarihinde kanal 7 de yayınlanan Ezgi İle Şifalı   Yemekler programına katıldı. Sinuzit şikayeti olanlar için, çok pratik   ve faydalı bitkisel bir kür tarifi verdi. Patates kabuklarının, sinuzit   için çok faydalı olduğunu anlatan Şems Aslanın tarifini, kaçıranlar ve   yazamayanlar için, bir kez de biz yayınlamak istedik.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;PATATES KABUĞU KÜRÜ ;&lt;/b&gt; Patates  kabuklarını soyup, bir tencerenin  içerisinde, iyice kaynatın. Kabukları  suyun içerisinde çıkarmadan,  başınızın üzerine bir havlu geçirin ve bu  kaynar suyun üzerine  eğilerek, buhar banyosu yapın. 10-15 dakika  bekledikten sonra, alnınıza  nane yağı sürün. Başınızı sarın ve uyuyun.  bu işlemi yapmak için,en  uygun zaman, akşam yatmadan önceki zamandır. Bu  işlemden sonra dışarı  çıkılmamalıdır. Haftada 3 defa ve 2 ay süreyle  uygulanmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-7686758108292550312?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WWREo_EpmFeYMJf0YVqRV0yWIIU/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WWREo_EpmFeYMJf0YVqRV0yWIIU/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WWREo_EpmFeYMJf0YVqRV0yWIIU/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/WWREo_EpmFeYMJf0YVqRV0yWIIU/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-7908615291079717159?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/7908615291079717159/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/sems-aslan-sinuzit-icin-patates-kabugu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/7908615291079717159'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/7908615291079717159'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/sems-aslan-sinuzit-icin-patates-kabugu.html' title='ŞEMS ASLAN SİNÜZİT İÇİN PATATES KABUĞU KÜRÜ'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TI6ddzKWC8I/AAAAAAAAAxk/uC9LbZ6IJ1o/s72-c/%C5%9EEMS+ASLAN+S%C4%B0N%C3%9CZ%C4%B0T+%C4%B0%C3%87%C4%B0N+%C5%9E%C4%B0FALI+B%C4%B0TK%C4%B0LER.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-2148499420362513815</id><published>2010-09-15T21:59:00.001+03:00</published><updated>2010-09-15T21:59:38.761+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Yeni Doğum İçin Aile Bireylerinin Düşünceleri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0q-Z37P7I/AAAAAAAABwk/X4PJmuraQJI/s1600/Yeni-Do%C4%9Fum-%C4%B0%C3%A7in-Aile.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 209px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0q-Z37P7I/AAAAAAAABwk/X4PJmuraQJI/s320/Yeni-Do%C4%9Fum-%C4%B0%C3%A7in-Aile.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516112370184437682" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;AİLE ÜYELERİNİN TUTUMU&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aile bireyleri doğumu değişik biçimlerde algılarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne, hafifleyeceğini düşünerek bir miktar rahatlar; son aylar geçmek bilmez ve yorucudur. Gebelik kadının bedenini de, ruhsal yaşamyıı da değiştirir; kadın eski görünümüne kavuşmayı özler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bu arada doğumdan korkmaktadır da. Doğuma kendini ne kadar iyi hazırlamış olursa olsun, acı duyma korkusu, iyi sonuçlanmamış doğumlarla ilgili işittikleriyle birlikte aklını kurcalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum için ruhsal hazırlığı tamam değilse, korkuya kapıldığı ve sırf bu yüzden normal olarak gidebilecek bir doğumu güçleştirdiği olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğun normal olup olmayacağı da kadın için bir kaygı kaynağıdır. Bu nedenle ister doğumevi, ister özel klinik, isterse hastane olsun, doğumun yapılacağı yerde hoş ve rahat bir hava esmesi gereklidir. Genç kadını hızla rahatlatmak ve kendini güven içinde hissetmesini sağlayarak korkusunu azaltmak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum tamamlanıp korkular ortadan kalktıktan sonra anne, sevinçle bebeğine bakarken her şeyi unutur. İsteyerek gebe kalmış ya da gebeliğini kolaylıkla kabul etmişse, gebelik bir kadının kadınlığını tam anlamıyla geliştiren bir ruhsal zenginleşme kaynağıdır.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yeni Doğum İçin Aile&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kardeşlerin tepkisi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz duygulu bir çocuk için, yeni gelen kardeş büyük bir coşku kaynağıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağabey ya da abla, doğumu, tanıdığı herkese ve okula gidiyorsa, arkadaşlarına büyük bir sevinçle haber verir.&lt;br /&gt;Bebekle aynı. cinstense, kendini bu yeni gelene oranla üstün görür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşı cinsten bir bebek karşısında ise, abla ya da ağabey, her bilinmeyen şey karşısında duyulan kaygıyı duyar.&lt;br /&gt;Gelen, tam olarak beklediği cinsten bir bebek olmayıp onu biraz şaşırtsa bile, çocuk pek aldırmaz buna. Düş gücü sayesinde yeni bebeği olduğundan farklı, hattâ kendisi gibi görme eğilimindedir. Doğumevindeki annesiyle telefonda konuşan 3 yaşındaki küçük kız gibi o da: «Kardeşimi ver anne, onunla da konuşacağım!» derse, buna şaşmamak gerekir. Abla( ya da ağabey daha büyükse şaşkınlık ve kaygı fazla şiddetli olmaz; hele evde zaten birkaç kardeşseler, daha da zayıflar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklar, kendileri açısından sakıncalarını bilmekle birlikte, bu önemli haberi öğrenmekten ve yaymaktan sevinç duyarlar. Kuşkusuz en başta gelen sakınca, annelerinden on gün kadar uzak kalmalarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok duyarlı ve çekingen çocuklarda, yeni bir kardeşin doğması, büyük ölçüde rahatsız edici bir etken olabilir. Bazen de ana-baba, annenin doğumevinde kalacağı süre için, çocuğu başka yere gönderirler. Yakın ilgi görüp şımartılacağı için, aile içinde bu pek önemli değildir; ama yabancı bir yere, sözgelimi aile dostlarından birinin evine gönderiliyorsa, babası akşamları gelip onu alsa bile, bu geçici uzaklaşmayı «papucunun dama atılması» biçiminde yorumlayıp, bir süre rahatsız olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-2148499420362513815?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/2148499420362513815/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/yeni-dogum-icin-aile-bireylerinin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/2148499420362513815'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/2148499420362513815'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/yeni-dogum-icin-aile-bireylerinin.html' title='Yeni Doğum İçin Aile Bireylerinin Düşünceleri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0q-Z37P7I/AAAAAAAABwk/X4PJmuraQJI/s72-c/Yeni-Do%C4%9Fum-%C4%B0%C3%A7in-Aile.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-5005879644392468495</id><published>2010-09-14T21:09:00.005+03:00</published><updated>2010-09-14T21:09:47.828+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Estetik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzellik'/><title type='text'>Evlilik öncesi yaptırılabilecek estetik operasyonlar</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0); font-family: verdana;font-size:100%;" &gt;Evlilik öncesi yaptırılabilecek estetik operasyonlar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: verdana;font-size:100%;" &gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zobBdeNqqfs/TI43Us1HhyI/AAAAAAAAIdo/prHTx6-m50k/s1600/Evlilik+%C3%B6ncesi+estetik+uygulamalar.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 120px; height: 90px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zobBdeNqqfs/TI43Us1HhyI/AAAAAAAAIdo/prHTx6-m50k/s200/Evlilik+%C3%B6ncesi+estetik+uygulamalar.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516407422346299170" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Evleneceğiniz gün, kuşkusuz ki hayatınızdaki en özel  anlardan biridir  . Bu özel günün öncesinde  hangi estetik  operasyonları yaptırılabileceğini, Este Klinik’den Op. Dr.  Yakup  Avşar anlattı… &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p style="font-family: verdana; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Şüphesiz evlilik günü, hem kadınlar hem de erkekler için  hayatlarında en güzel görünmeyi istedikleri özel günlerin başında gelmektedir...&lt;a href="http://www.kadinca-forum.com/blog/evlilik-oncesi-estetik-uygulamalar.html#more-11143" class="more-link"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: verdana; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a href="http://www.kadinca-forum.com/blog/evlilik-oncesi-estetik-uygulamalar.html#more-11143" class="more-link"&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;Devamını oku &gt;&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-5005879644392468495?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/5005879644392468495/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/evlilik-oncesi-yaptrlabilecek-estetik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/5005879644392468495'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/5005879644392468495'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/evlilik-oncesi-yaptrlabilecek-estetik.html' title='Evlilik öncesi yaptırılabilecek estetik operasyonlar'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zobBdeNqqfs/TI43Us1HhyI/AAAAAAAAIdo/prHTx6-m50k/s72-c/Evlilik+%C3%B6ncesi+estetik+uygulamalar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-341125474049999759</id><published>2010-09-14T21:09:00.003+03:00</published><updated>2010-09-14T21:09:44.223+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEMS ASLAN ALKOL BIRAKMA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEMS ASLAN LAHANA SUYU'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEMS ASLAN SİGARA BIRAKMA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEMS ASLAN LAHANA KÜRLERİ'/><title type='text'>ŞEMS ASLAN SİGARA VE ALKOL BIRAKMA</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TI6d7DHbyeI/AAAAAAAAAxs/bEvuoRkIP-A/s1600/%C5%9EEMS+ASLAN+S%C4%B0GARA+VE+ALKOL%C3%9C+BIRAKMAK.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 315px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TI6d7DHbyeI/AAAAAAAAAxs/bEvuoRkIP-A/s400/%C5%9EEMS+ASLAN+S%C4%B0GARA+VE+ALKOL%C3%9C+BIRAKMAK.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516520231349766626" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ezgi Sertelin unduğu Ezgi ile şifalı yemekler programının 13 Eylül 2010   tarihli konuğu, uzun bir aradan sonra yeniden bizlerle birlikte olan   Şems Aslan idi. Şems aslan, sigara ve alkolü bıraklamk isteyen   izleyenler için çok faydalı olan 2 adet kür önerdi.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;1. KÜR ;&lt;br /&gt;GEREKLİ MALZEMELER;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;* 1/2 bardak ayıklanmış nar taneleri,&lt;br /&gt;* 1/2 bardak taze sıkılmış beyaz lahana suyu,&lt;br /&gt;&lt;b&gt;HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : &lt;/b&gt;Nar tanelerinin üzerine, taze  sıkılmış lahana suyunu dökün. Sabah ve  akşam, ister yemekten önce,  ister yemekten sonra hazırladığınız kürü  tüketin. 2 ay boyunca, hergün  düzenli olarak kullanın. Kandaki nikotini  ve alkolü temziler, sigarayı  ve alkolü bırakmanıza yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;2. KÜR ;&lt;br /&gt;GEREKLİ MALZEMELER;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;* 1 /2 bardak kırmızı lahana suyu,&lt;br /&gt;* Limon,&lt;br /&gt;* 1 çay kaşığı bal,&lt;br /&gt;&lt;b&gt;HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : &lt;/b&gt;Yukarıda verilmiş olan malzemelerin hepsini karıştırıp, sabah akşam tüketin. 2 ay düzenli olarak kullanın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-8637059218727261294?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/vazuI0xtughq4jdjIPJbKTPRKKk/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/vazuI0xtughq4jdjIPJbKTPRKKk/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/vazuI0xtughq4jdjIPJbKTPRKKk/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/vazuI0xtughq4jdjIPJbKTPRKKk/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-341125474049999759?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/341125474049999759/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/sems-aslan-sigara-ve-alkol-birakma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/341125474049999759'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/341125474049999759'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/sems-aslan-sigara-ve-alkol-birakma.html' title='ŞEMS ASLAN SİGARA VE ALKOL BIRAKMA'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TI6d7DHbyeI/AAAAAAAAAxs/bEvuoRkIP-A/s72-c/%C5%9EEMS+ASLAN+S%C4%B0GARA+VE+ALKOL%C3%9C+BIRAKMAK.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-1449020490256923469</id><published>2010-09-14T21:09:00.001+03:00</published><updated>2010-09-14T21:09:40.615+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Doğuştan Kalp Hastalıkları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0rfs_MSfI/AAAAAAAABws/d26Djs-BDqQ/s1600/resim+yok.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 100px; height: 97px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0rfs_MSfI/AAAAAAAABws/d26Djs-BDqQ/s320/resim+yok.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516112942250871282" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Doğuştan kalp hastalıkları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;3 tanedir:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;— akciğer atardamar kapağı darlığı;&lt;br /&gt;— karıncıklar ve kulakçıklararası bölme açıklıkları;&lt;br /&gt;— atardamar kanalının kapanmamış olması.&lt;br /&gt;Sağ kalp kapak hastalıkları&lt;br /&gt;Bunlar akciğer atardamar kapakçıkları ve üçlü kapak hastalıklarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınıflandırma: Toplardamarların topladığı kan, büyük toplardamar gövdeleri tarafından (üst ve alt ana toplardamarlar) kalbin sağ kulakçık bölümüne getirilir. Burada üçlü kapaktan sağ karıncığa geçer ve akciğer atardamarı deliğinden akciğer atardamarına pompalanır. Böylece ciğere ulaşan kan, oksijenle yüklenip «kırmızı kan» haline gelir ve akciğer toplardamarlarından sol kulakçığa gider. Orada, ikili kapak deliğinden sol karıncığa geçer. Sol karıncık, bu kanı büyük dolaşım şebekesine pompalar (atardamar kanı). Kan, önce aorttan (aort kapa-ğıyla sol karıncıktan ayrılan ilk atardamar gövdesi) geçer. Kalbin boşluk ve bölmelerinin başlıca atar ve toplardamar gövdelerinin oluşması sırasında, çok sayıda oluşum bozukluğu ortaya çıkabilir. Bu bozukluklar gebelik sırasında (bazen annede kızamıkçık hastalığı gibi belirli nedenlere bağlı olarak) ya da doğum sırasında (ilk soluk alma, dolaşım sisteminde önemli değişiklikler yapar) ortaya çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalp hastalıkları tiplerine göre sınıflandırılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Darlıklar: Birkaç çeşittir:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— akciğer atardamar darlığı (sağ karıncık çıkış yolunda, akciğer atardamarı kapağında ya da akciğer atardamarının dallarında görülen darlık);&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— aort kapağı darlığı ya da göğü? aortunun yerel darlığı;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— kulakçıklar-karıncıklararası kapakların darlıkları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağ kalp-sol kalp arası anormal ilişkiler: Kalbin çeşitli boşlukları ile atardamar ve toplardamar gövdeleri arasındaki anormal ilişkiler, atardamar kanı ile toplardamar kanının birbirine karışmasına neden olur. Sözkonusu anormalliklerin nedenleri şunlardır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— atardamar kanalının kapanmamış olması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(akciğer atardamarı ile aort arasında ilişki);&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— kulakçıklar arasında ilişki (delik) bulunması;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— karıncıklar arasında ilişki (delik ya da bölme açıklığı) bulunması;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— ortak bir atrium-karıncık kanalı bulunması;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— daha ender olarak da, sol karıncık ile sağ kulakçık arasında ya da aort ile akciğer atardamarı arasında ilişki bulunması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlerisinde yeralan bir engelle birlikte anormal ilişkiler, atardamar kanı ile toplardamar kanının birbirine karışmasına (soldan sağa geçiş) neden olur (mavi hastalıklar).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çeşitli engellere raslanabilir:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— akciğer atardamarı darlığı engeli (karıncıklar arasında bir ilişkiyle birlikteyse «Fallot dörtlüsü», kulakçıklar arasında bir ilişkiyle birlikteyse «Fallot üçlüsü» diye nitelenir);&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— kulakçıklararası ilişkiyle birlikte üçlü kapak engeli (üçlü kapak deliğinin kapalı kalması, Ebstein hastalığı);&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— kulakçıklar ya da karmcıklararası ilişkiyle birlikte akciğer atardamarcığı darlığı (Eisenmerger hastalığı).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bölmeler hiç yoksa ya da kötü oluşmuşsa, atardamar ve toplardamar kanlarının karışması her iki yönde olur-.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— kalpten aort ve akciğer atardamarı yerine tek ve büyük bir damar gövdesi çıkar (truncus arteriosus = ortak atardamar kanalı);&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— büyük damarlar yer değiştirmiştir (transpo-zisyon): Aort sağ karıncıktan, akciğer atardamarı sol karıncıktan çıkar; tek karıncık;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— karıncıklar yer değiştirmiştir, Taussig – Bing hastalığı, çift çıkışlı sağ karıncık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğuştan olan öteki kalp ve damar anormallikleri: Yukarda sayılanlar dışında, 4 çeşit anormallik daha vardır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— kalbin normal yerinde olmaması (situs in-versus), yani sağda yeralması (dekstrokardi);&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— atardamarlar ve toplardamarlar arasında ilişkiler (kısa devreler);&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— aorttan çıkan çeşitli atardamarlarda anormallikler;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— engel oluşturmayan kapak anormallikleri (aortun 2 kapaklı olması, ikili kapak ya da aort yetmezliği).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşhis: Hekim, kalp üfürümünün farkına genellikle, sistemli bir muayene sırasında ya da bir başka hastalık nedeniyle muayene sırasında varır. Bu durumda iki noktaya dikkat etmek gerekir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— çoğunlukla kalp üfürümü doğuştan değildir; az ya da çok geç farkına varılması, daha önceki dinlemelerin kötü olduğu anlamına gelmez;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— kalp üfürümü her zaman kalp hastalığı anlamına da gelmez, «işlevsel» denen türden yalın bir üfürüm de sözkonusu olabilir (gerek kalp atışlarının hızlanması, gerekse çocuğun beden biçimi, sözgelimi göğüs kafesinin dar olması nedeniyle).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nedenle, gereksiz yere korkuya kapılmak-tansa, çocuğu birkaç gün sonra yeniden hekime götürmek ya da bir kalp uzmanına danışmak daha doğru olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, çocukta beden ve kilo gelişmesinin duraklaması, morarma (mukozalar, dudaklar, deri, özellikle de tırnaklar), çabuk yorulma, beklenmedik bir kalp yetmezliği ya da benzeri başka olaylar, bir kalp oluşum bozukluğu araştırmayı gerektirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İhtilatlar: Enfeksiyon, bütün çocuklar için tehlikelidir. Enfeksiyon durumunda çeşitli tehlikeler sözkonusu olabilir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— atardamar kanları toplardamar kanlarına karışan (sol-sağ geçişli) çocuklarda bronş-akciğer enfeksiyonu;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— toplardamar kanları atardamar kanlarına karışan (sağ-sol ya da ters geçişli) çocuklarda (mavi hastalık) beyin apsesi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— kulakçıklar arasında bölme açıklığı dışında. Osler’in kalp içriarı iltihabı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su yitimi de ciddi bir tehlikedir; bazı çocuklarda zaten fazla yüksek olan kan ağdalılığını (özellikle mavi hastalıklı çocuklarda) daha da artırarak, beyinde damar tıkanmalarına yolaçabilir. Bu nedenle, sağlık koruma kurallarına kesinlikle uymak, özellikle de kalp hastası süt çocuklarının kakalarını denetlemek, ateş yükselmelerini önlemek, çocuğu aşırı sıcakta bırakmamak ve su içmek istediğinde engel olmamak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, bütün doğuştan kalp hastalıklarının normal evriminde kalp yetmezliği de yeraldığın-dan, çocuk düzenli olarak uzman denetiminde olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedavi: Küçük çocuğa bazıları güç olan tamamlayıcı incelemeler uygulamak gerekip gerekmediğine, kalp uzmanı karar verir. Cerrahi girişim gerekliliğine ve zamanına karar verecek olan da odur. Tıp dalındaki en büyük değişikliklerin, özellikle İkinci Dünya savaşından bu yana, doğuştan kalp hastalıkları alanında gerçekleştiğini unutmamak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gelişmeler, günden güne karmaşıklaşan (ve 1950′den önce varlığı bile bilinmeyen hastalıkların teşhisine olanak veren) araştırma tekniklerinin bulunması ve günden güne daha gözüpek cerrahi girişim denemeleri sayesinde gerçekleşmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir uzmana göre, «çocuğu tehdit, eden üç telr-like: Enfeksiyon, su yitimi ve… çevresindekilerin kötümserliğidir». Gerçi, ana-babanm, çocuklarının hastalığı karşısında korkmaları doğaldır; ama, bu korkudan kaynaklanan ve çevredeki kişiler tarafından da büsbütün abartılan «çocuğun üstüne aşırı biçimde kol-kanat germe eğilimi» zararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nedenle çocuğu gereksiz yasaklamaların boyunduruğundan kurtarmak ve normal ya da normale yakm bir yaşam sürmesine olanak vermek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalp hastalıkları, aşıların yararlanılmasını gerektirmez. Tersine, aşıların elden geldiğince erken yapılmalarını gerektirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşpalazı, tetanos, çiçek, verem ve çocuk felci aşılarına kalp hastası çocuklar, öteki çocuklar kadar iyi katlanırlar. Yalnızca ciddi bir kalp yetmezliği, aşıların geciktirilmesini gerektirebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda da, boğmaca ve kızamık aşıları tehlikesiz ve mutlaka gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasta çocuğun yetiştirilmesi elden geldiğince normale yakm olmalıdır. Sözgelimi, topluca oynanan oyunları toptan yasaklamamak gerekir; yalnızca hekim, bazı oyunları yasaklayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğun okulu çok uzaksa, ders saatleri çok uzunsa ya da havalar çok soğuksa bazı düzenlemeler gerekli olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bronş iltihapları (bazı kalp hastası çocuklarda sık raslanır), çok soğuk havaların neden olduğu ya da artırdığı kırıklıklar, zaman zaman hastaneye kaldırılma gereği, «mavi çocuklar»ın okula, öteki çocuklar kadar düzenli gitmelerini önler; ama, ana.-babaların sorumluluktan kurtulmak için çoğunlukla okul yöneticilerince de desteklenen çocuğu evde tutma eğilimleri, dizginlenmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çocukların beden eğitimi derslerine katılmamaları kesin bir kural değildir; tersine, çocuğun olanaklarına uyarlanmış, ölçülü beden etkinlikleri yararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk, yetenekleri dışında kalan çabalara itil-memeli (spor yarışmalarına katılması yasaktır), ama gerek tedaviden önce, gerekse sonra, kalp karıncıkları ya da kulakçıkları arasında küçük bir delik bulunduğu için her türlü beden çabasından uzak tutulmamalıdır. Çünkü, bu durumda omurga biçim bozukluğu, çarpıntı, solunum yetmezliği, hattâ şişmanlıkla karşılaşılabilir. Oysa, hastalığı hiç bilinmese ve çocuk, çok yoğun olanlar dışında ölçülü beden çabalarından alıkonmasa, bu tür sakıncalar ortaya çıkmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğunlukla bu çocukların çevresinde, hastalık durumlarının her zaman gerektirmediği bir kaygı havası yaratılır; bu durum da çocuğun ruh sağlığınıda böylelikle  etkiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oynamaları, koşmaları, bisiklete binmeleri, yüzmeleri ya da dağa çıkmaları (hele hiç bir yakınmaları yoksa, kalpleri normal hacimdeyse ve yetmezlik belirtisi göstermiyorsa) engellenmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel olarak, deniz düzeyinden 1500 m’den yüksek yerlerden ve fazla sıcak iklimlerden kaçınman gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçlarsak, her şey kalp hastalığının tipine ve ciddiliğine bağlıdır ve gerekli değerlendirmeler, çocuğu yakından izleyen ve günü gününe dosyasını tutan hekimin görevidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-1449020490256923469?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/1449020490256923469/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/dogustan-kalp-hastalklar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1449020490256923469'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1449020490256923469'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/dogustan-kalp-hastalklar.html' title='Doğuştan Kalp Hastalıkları'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0rfs_MSfI/AAAAAAAABws/d26Djs-BDqQ/s72-c/resim+yok.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-3133307745990189177</id><published>2010-09-14T01:32:00.007+03:00</published><updated>2010-09-14T01:32:29.156+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='RELAXOL [ 20 MG 28 FİLM TABLET ]'/><title type='text'>Relaxol 20mg yan etki ve zararları</title><content type='html'>Relaxol 20mg ilacının yan etkileri ve zararlarını öğrenmek için bir ziyaretcimizden istek geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Relaxol ilacı bir &lt;a href="http://ilackullanimi.blogspot.com/2009/07/tetralet-tetrasiklin-antidepresan-ilac.html"&gt;antidepresandır&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Relaxol ilacının yan etkileri kısaca şu şekildedir ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klinik araştırmalarda yan etkilerin genellikle hafif olduğu ve tedavinin kesilmesini gerektirmediği görülmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klinik çalışmalarda % 1’den yüksek ve plasebo grubundakinden daha sık görülen yan etkiler karın ağrısı, dispepsi, konstipasyon, diyare, gaz, özofagus ülseri, disfaji, abdominal distansiyon, kemik, kas ve eklem ağrısı ve baş ağrısıdır. Nadiren deri döküntüsü ve eritem görülmüştür.&lt;br /&gt;Alendronat, nadiren ürtiker ve anjiyoödem dahil aşırı duyarlılık reaksiyonlarına neden olabilir. Alendronat kullanan hastalarda özofajit, özofagusta erozyon, özofagus ve orofarenks ülseri görülebilir. Nadiren mide ve duodenum ülseri görülebilir.&lt;br /&gt;Alendronat tedavisi sırasında serum kalsiyum ve fosfat düzeyinde hafif, asemptomatik ve geçici düşme meydana gelebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-3133307745990189177?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/3133307745990189177/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/relaxol-20mg-yan-etki-ve-zararlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3133307745990189177'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3133307745990189177'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/relaxol-20mg-yan-etki-ve-zararlar.html' title='Relaxol 20mg yan etki ve zararları'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-668003402093011345</id><published>2010-09-14T01:32:00.005+03:00</published><updated>2010-09-14T01:32:26.973+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şifalı Bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bitkisel-yaglar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saç bakımı'/><title type='text'>Aromaterapi yağları ve faydaları</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(255, 102, 0);"&gt;&lt;b&gt;Hangi aromaterapi yağı neye iyi geliyor?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zobBdeNqqfs/TI6TZfqWhHI/AAAAAAAAIdw/GSNNrUAkCOI/s1600/bitkisel+ya%C4%9Flar.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 160px; height: 120px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_zobBdeNqqfs/TI6TZfqWhHI/AAAAAAAAIdw/GSNNrUAkCOI/s200/bitkisel+ya%C4%9Flar.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516508659780584562" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Şifalı bitkilerden çıkarılan  yağlar ile yapılan aromaterapi rahatlamak için en güzel  yollardan biridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aromaterapi için kullanılacak şifalı bitki  yağlarını kokularına göre tercih etmenin yanısıra  işlevlerine göre seçmek  de daha etkili sonuçlar elde edilmesini sağlar...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://www.kadinca-forum.com/blog/aromaterapi-yaglari-ve-faydalari.html"&gt;&lt;br /&gt;Devamını oku &gt;&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-668003402093011345?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/668003402093011345/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/aromaterapi-yaglar-ve-faydalar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/668003402093011345'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/668003402093011345'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/aromaterapi-yaglar-ve-faydalar.html' title='Aromaterapi yağları ve faydaları'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zobBdeNqqfs/TI6TZfqWhHI/AAAAAAAAIdw/GSNNrUAkCOI/s72-c/bitkisel+ya%C4%9Flar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-4411488804581607048</id><published>2010-09-14T01:32:00.003+03:00</published><updated>2010-09-14T01:32:23.024+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEMS ASLAN HAVUÇ LAHANA TURŞUSU'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEMS ASLAN BÖBREK HASTALARI İÇİN TEDAVİ TURŞUSU'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞEMS ASLAN LAHANA TURŞUSU'/><title type='text'>ŞEMS ASLANDAN ŞİFALI LAHANA TURŞUSU</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TI6eHWwJRuI/AAAAAAAAAx0/kFvMZRzHuSE/s1600/%C5%9EEMS+ASLAN+LAHANA+TUR%C5%9EUSU.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 285px; height: 250px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TI6eHWwJRuI/AAAAAAAAAx0/kFvMZRzHuSE/s400/%C5%9EEMS+ASLAN+LAHANA+TUR%C5%9EUSU.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516520442779223778" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;13 Eylül 2010 tarihinde, kanal 7 de yayınlananve Ezgi Sertlin sunduğu,   Ezgi ile Şifalı yemekler programına konuk olarak katılan, Güzellik  Uzmanı Şems Aslan, tedavi amaçlı yapılabilecek, böbrek ve tansiyon  hastalarına fayda sağlayan ve zayıflamak için yararlı olan lahana  turşusunun tarifini verdi.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;ŞEMS ASLAN LAHANA TURŞUSUNUN YAPIMI : &lt;/b&gt;Beyaz lahanayı, ince i,nce  kıyın. Havucu rendeleyin. Lahana ve havucu karıştırın. Kavanozu kaynar  suyun içerisinde steril ettikten sonra, 1 adet lahana yaprağını,  kavanozun, en dibine koyup, iyice bastırın. Kavanozun şeklini alacaktır.  Lahana yaprağının üzerine, birer tutam dereotu,maydonoz ve nane koyun.  Üzerine, lahana ve havuç karışımından bir miktar koyun. Dilerseniz  arasına 1 2 adet küçük salatalık koyabilirsiniz. Üzerine yine lahana ve  havuç karışımından koyun. 2-3 diş sarısak ekleyin.Onun üzerine de 1 adet  kırmızı biberi dilimleyerek koyun. Bu kırmızı biber, lahana turşusunun  mayalanmasını sağlayacaktır. Kavanozun üzerine 1,5 cm kadar boşluk  bırakın. Kaynatılmış temiz içme suyunu, kavonoza, kaynar olarak dökün.  Üzerinde yine, 1,5 cm boşluk kalmalı. Kavanozun ağzını ya tülbentle  bağlayın, ya da, kapağı sıkmadan, kavanozun üzerine bırakın. 10 gün  sonra, kavanozun üzerinde oluşan köpükleri alın.&lt;br /&gt;Eğer, turşuyu tuzlu yapmak isterseniz, üzerine 1/2 çay bardağı organik  sirke, 3 tatlı kaşığı şeker ve 3 tatlı kaşığı tuz ilave edin. Ama, bu  sefer, kapağı kaynar suyun içerisinde iyice kaynatıp steril ettikten  sonra, sıkıca kapatın.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-6786510613511214313?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Egrn0QDshsCy7gB-RLdRLdvgccE/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Egrn0QDshsCy7gB-RLdRLdvgccE/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Egrn0QDshsCy7gB-RLdRLdvgccE/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/Egrn0QDshsCy7gB-RLdRLdvgccE/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-4411488804581607048?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/4411488804581607048/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/sems-aslandan-sifali-lahana-tursusu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4411488804581607048'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4411488804581607048'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/sems-aslandan-sifali-lahana-tursusu.html' title='ŞEMS ASLANDAN ŞİFALI LAHANA TURŞUSU'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TI6eHWwJRuI/AAAAAAAAAx0/kFvMZRzHuSE/s72-c/%C5%9EEMS+ASLAN+LAHANA+TUR%C5%9EUSU.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-3602425665557468575</id><published>2010-09-14T01:32:00.001+03:00</published><updated>2010-09-14T01:32:18.669+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Beslenmenin Kanser hastalığına Etkileri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0sPQNSm9I/AAAAAAAABw0/jSdFB5K-CH0/s1600/resim+yok.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 100px; height: 97px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0sPQNSm9I/AAAAAAAABw0/jSdFB5K-CH0/s320/resim+yok.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516113759159098322" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;BESLENME&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kanser hastalığı, bilindiği gibi normal fonksiyonu, büyüme ve çoğalma düzeni bozulmuş hücrelerden oluşur. Kanser, şimdiye kadar saydığımın ve daha da sayacağımız karsinojenler, derişik faktörler, iç ve dış etkenlerden oluşmaktadır. Bu görüş açısından konuya bak­tığımızda, yenilen ve içilen besin maddelerinin de bir kısmının sin­dirim yolunda bazı yerlerin hücrelerini de etkilemeleri ve kansere müsait bir zemin hazırlamaları normaldir. Kuşkusuz bu etki yenilen maddenin cinsine, hazırlanmasına, özelliğine, miktarına ve yenilme süresine bağlıdır. Çünkü, tüm meyve, sebze ve çeşitli hayvan etlerinin sindirimi aynı biçimde değildir. Bazılarının kolay bazılarının da güçtür.&lt;br /&gt;Beslenmenin bu hastalığa nasıl etkili olduğunu bir iki örnek ve­rerek açıklayalım: Dünyada en çok mide kanseri Japonlarda görül­mektedir. A B. Devletlerinde ise, bu oranın takriben dörtte biri ka­darı görülmektedir. Kalın bağırsak kanseri ise, dünyada en çok Çin’de görülmektedir. Japonlarda ise kalın bağırsak kanserinin gö­rülme oranı A. B. Devletlerindekinden takriben altı da bir oranında yani çok daha seyrek olarak görülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Japonlar deniz mahsullerini, özellikle tütsülenmiş balık çok yer­ler. Ayrıca kendilerine öz yemekleri vardır. Japonya’dan A. B. Deyletlerine göç etmiş göçmenlerde yıllar sonra, mide kanserimin Ameri­kalılar oranına düştüğü saptanmıştır. Diğer taraftan Japonlar’da gö­rülen kalın bağırsak kanserinin oranı ise Amerikalılarınki oranına çıkmıştır zamanla. Amerikan mutfağı ve beslenme şekli çok değişik­tir, Japonlarınkine nazaran, ingiltere’de ise beslenme Amerikalılara benzer. Bu nedenle, Amerika gibi ingiltere’de de mide kanseri çok az, kalın bağırsak kanseri çok daha fazla görülmektedir. Bu kanser­lerin her iki ülke de görülme oranları birbirlerine yakındır.&lt;br /&gt;Literatürde yer alan ve beslenme ile ilgili bir örnek daha vermek isteriz. Amerikalılarda ve ingilizlerde kalın bağırsak kanserinin sık görülmesi, fazla miktarda ve sürekli yenen yağlı sığır etinin, neden olduğu ileri sürülmektedir. Bu görüş açısından (baktığımızda, ingiliz­lerden yüzde 20 daha fazla sigar eti tüketen iskoçlarda ise, bu has­talığa yakalananların sayıları çok daha yüksektir ingilizlere oranla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekten sindirim sistemi (özellikle mide ve kalın bağırsak)kanserleri son yıllarda üzerinde durulan kanserler arasındadır- Be­sinlerin yapıları itibariyle bir çok elementleri, fermentleri ve şimik maddeleri kapsarlar. Bunlardan bir kısmı yapıları dışında, pişirme şekli, besinlerin saklanma şekli fazla sıcak veya soğuk yenmeleri ve ayrıca lezzet, koku sağlamak için yemeklere çeşitli kardallar, acılar vesaire gibi ilâveler sonunda, aslında pek zararlı olmayan element­lerden, fermentlerden ve şimik maddelerden bir kısmı bu uygulama­lar sırasında karsinojene çevrilebilmektedirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sindirim kanserlerinin kalkınmış, ileri ve zengin batı ülkelerin­de daha sık görülmelerinin, bugün kabul edilen nedeni beslenıme teklidir. Buralarda, meyve ve sebze gibi kalın bağırsaklarda posa bırakan yiyeceklerin az yenilmesi, buna karşılık hayvansal protein­lerinin ve özellikle yağlı sığır etinin, diğer yağların fazla miktarda yenmeleri özellikle kalın bağırsak kanserlerine sebep olmaktadır. Ayrıca, sindirim sistemine aşırı ve kuvvetli alkol alınması bu sebep­leri güçlendirmektedir.&lt;br /&gt;Beslenmenin (yiyeceklerin) dışında, içilen su ve değişik sıvıların da bazan zararlı maddeler kapsadığı bir gerçektir. Bu husus ülke­miz dışında bazı dış ülkelerde gösterilmiştir, örneğin, Almanya’da içilen bazı sularda fazla derecede arsenik bulunduğu saptanmıştır. İçme sularının dışında, hergün sayıları artan çeşitli renk ve tadlardaki serinletici içecekler arasında en emini saf meyve sularıdır. Renk ve tad verici şimik maddelerin zararı, bu maddelerin içeceklerdeki miktarına ve bunların içilen miktarına ve sürekliliğine bağlıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-3602425665557468575?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/3602425665557468575/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/beslenmenin-kanser-hastalgna-etkileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3602425665557468575'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3602425665557468575'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/beslenmenin-kanser-hastalgna-etkileri.html' title='Beslenmenin Kanser hastalığına Etkileri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0sPQNSm9I/AAAAAAAABw0/jSdFB5K-CH0/s72-c/resim+yok.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-280779368818629280</id><published>2010-09-13T03:53:00.009+03:00</published><updated>2010-09-13T03:53:27.081+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CEDRİNA [ 100 MG 30 FİLM TABLET ]'/><title type='text'>cedrina ilacı yan etkileri</title><content type='html'>Daha önce &lt;a href="http://ilackullanimi.blogspot.com/2009/07/cedrina-100-mg-ilac-kullanm.html"&gt;cedrina 100mg ilacı&lt;/a&gt; hakkında kullanım bilgileri vermiştik. Bunun doğrultusunda bugünki yazımızda cedrina ilacının yan etkilerinden bahsedeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cedrina ilacı yan etkileri aşağıda yer verilmiştir. Bekelenmeyen bir durum gözetlendiğinde doktorunuza yada ezzacınıza danışınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıda değişken dozlu faz 2/3 çalışmalarında ziprasidon IM ile ilişkisi olası, muhtemel veya bilinmeyen advers olaylar bulunmaktadır. En sık görülen reaksiyonlar enjeksiyon yerinde ağrı, bulantı, somnolans ve baş dönmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm vücut: sık gözlenen (&gt;1/100, &lt;&gt;1/1000, &lt;1/100); enjeksiyon yeri reaksiyonu, soğuk algınlığı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kardiyovasküler sistem: sık gözlenen; hipertansiyon, postural hipotansiyon, nadir olarak; bradikardi, hipotansiyon, vazodilatasyon, taşikardi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sindirim sistemi: sık gözlenen; diyare, bulantı, nadir olarak; anoreksi, ağız kuruluğu ve kusma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinir sistemi: sık gözlenen; somnolans, baş dönmesi, akatizi, nadir olarak; ekstrapiramidal sendrom, ajitasyon, afazi, dişli çark rijiditesi, distoni, uykusuzluk, kişilik bozuklukları,psikoz,konuşma bozukluğu, vertigo.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Solunum sistemi: nadir olarak ; laringismus&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deri ve ekleri: nadir olarak; terleme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ziprasidon IM ile yapılan sabit dozlu klinik çalışmalarda bildirilen en sık görülen kardiyovasküler advers etkiler: baş dönmesi (10 mg - %11, 20 mg - %12), taşikardi (10 mg-%4, 20 mg-%4) ve postural hipotansiyondur (10 mg - %2, 20 mg - %5).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ziprasidon IM enjeksiyon ile yapılan sabit dozlu pazarlama öncesi klinik çalışmalarda, 10 mg kullanan hastaların %2.2'sinde, 20 mg kullanan hastaların %2.8'inde hipertansiyon gözlenmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Advers olay olarak bildirilen semptomların bazıları altta yatan hastalıkla ilgili semptomlar olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa ve uzun dönem ziprasidon klinik araştırmalarında, nöbet ve hipotansiyon insidansı sık değildir ve ziprasidon ile tedavi edilen hastaların %1’inden azında meydana gelmiştir. Ziprasidon QT aralığında doza bağımlı hafif-orta dereceli bir uzama meydana getirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ziprasidon ile tedavi edilen hastaların %12.3’ünün (976/7941), plasebo alan hastaların ise % 7.5’unun (73/975) EKG’lerinde 30 – 60 milisaniyelik bir artış gözlenmiştir. 60 milisaniyeden daha fazla bir uzama ziprasidon ve plasebo ile tedavi edilen hastaların sırasıyla %1.6 (128/7941) ve %1.2’sinde (12/975) gözlenmiştir. QTc aralığının 500 milisaniyeden daha fazla olmasının insidansı ziprasidon ile tedavi edilen toplam 3266 hastada 3 (%0.1), plasebo ile tedavi edilen toplam 538 hastada 1 (%0.2)’dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klinik araştırmalarda uzun dönemli idame tedavisinde ziprasidon ile tedavi edilen hastalarda prolaktin seviyeleri bazen yükselmiştir, fakat çoğu hastada tedavi kesilmeksizin normal değerlere dönmüştür. Ayrıca potansiyel klinik belirtiler (örn: jinekomasti ve göğüslerde büyüme) nadiren olmuştur&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-280779368818629280?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/280779368818629280/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/cedrina-ilac-yan-etkileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/280779368818629280'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/280779368818629280'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/cedrina-ilac-yan-etkileri.html' title='cedrina ilacı yan etkileri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-986432230519537751</id><published>2010-09-13T03:53:00.007+03:00</published><updated>2010-09-13T03:53:26.382+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='XANAX [ 0.5 MG 30 TABLET ]'/><title type='text'>xanax 5mg yan etkileri</title><content type='html'>xanax 0.5mg ilacı yan etkileri ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;xanax hakkında diğer bilgiler için &lt;a href="http://ilackullanimi.blogspot.com/2009/07/xanax-mg.html"&gt;xanax mg&lt;/a&gt; yazısına bakabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yan etkiler tedavinin başlangıcında gözlenir ve çoğunlukla tedavinin devamında veya doz azaltıldığında kaybolur. &lt;span style="background-color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Xanax&lt;/span&gt; tedavisi sırasında en yaygın olumsuz reaksiyonun uyku hali olduğu saptanmıştır. Daha az oranda baş dönmesi, görme bulanıklığı, baş ağrısı, depresyon, uykusuzluk, sinirlilik/anksiyete, tremor, kilo kaybı koordinasyon bozuklukları, çeşitli mide-barsak ve otonom sinir sistemi belirtileridir. Panikle birlikte görülen hastalığı olanlarda en sık karşılaşılan yan etkilerde şunlardır: sedasyon/sersemleme, halsizlik, ataksi/koordinasyon bozukluğu ve peltek konuşma.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-986432230519537751?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/986432230519537751/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/xanax-5mg-yan-etkileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/986432230519537751'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/986432230519537751'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/xanax-5mg-yan-etkileri.html' title='xanax 5mg yan etkileri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-1396692594725512568</id><published>2010-09-13T03:53:00.005+03:00</published><updated>2010-09-13T03:53:24.192+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ender Saraç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saç dökülmesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saç bakımı'/><title type='text'>Ender Saraç  Yılan Yağının Faydaları</title><content type='html'>&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 102, 0);"&gt;&lt;strong&gt;Yılan Yağının Faydaları :&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-align: justify;"&gt;Anti bakteriyel, antifungal ve doku  yenileyici, Trikofiton mantarını inhibe ederek tineanın (saçlı derinin  mikotik (mantar) hastalıkları) iyileşmesini, Yanık enfeksiyonlarının  önlenmesini, yanıkların iyileşmesini, Deri ülserlerinin iyileşmesini,  Oldukça ızdırap veren decubitus ülserlerinin iyileşmesini, Ameliyat  sonrası yaraların iyileşmesini hızlandırmaya yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://www.kadinca-forum.com/blog/yilan-yaginin-faydalari.html#more-10734" class="more-link"&gt;Devamını oku &gt;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-1396692594725512568?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/1396692594725512568/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/ender-sarac-ylan-yagnn-faydalar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1396692594725512568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1396692594725512568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/ender-sarac-ylan-yagnn-faydalar.html' title='Ender Saraç  Yılan Yağının Faydaları'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-3399210150616783378</id><published>2010-09-13T03:53:00.003+03:00</published><updated>2010-09-13T03:53:19.842+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KAPATICI  PUDRA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KAPATICI FONDOTENLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KAPATICI FONDOTEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KAPATICI NASIL KULLANILRI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KAPATICI  KREM'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KAPATICI  NEDİR'/><title type='text'>KAPATICILAR</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TEhZb0ef3HI/AAAAAAAAAu8/AjygYIZwCgg/s1600/KAPATICILAR"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 300px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TEhZb0ef3HI/AAAAAAAAAu8/AjygYIZwCgg/s400/KAPATICILAR" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5496741679683591282" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Kapatıcılar, kozmetik sanayiinin en iyi icatlarından birisi, bana göre. Çünkü, sivilce lekelerinden tutun da, göz altı morluklarına, kladar pek çok kusuru, rahatlıkla saklayabiliyorlar. Kapatıcıları kullanmanın da, belirlki püf noktaları var elbette. Bu püf noklatara, hep birlikte göz atalım.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hangi Kapatıcıyı Seçmeliyim?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kapatıcı ürünler; &lt;/span&gt;likit ve stick olmak üzere iki farklı türde kullanıma sunulmaktadır. Kapatıcı türünü seçimini yaparken en önemli kriter cildinizin türüdür. Stick kapatıcılar; kullanımı ve kolay etkilidir ancak yağlıdır. Kuru ve normal cilde sahipseniz stick kapatıcılar sizin için uygun olacaktır. Akneli ve yağlı cilde sahipseniz likit kapatıcıları tercih edebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kapatıcı Ürünler :&lt;/span&gt;Fondöten, pudra ve göz altı kapatıcıları ihtiyaca yönelik kozmetik ürünlerdir. Cilt türünüz ve yüzünüzün analizini yaptıktan sonra uygun olan kapatıcıyı kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Fondöten : &lt;/span&gt;Cildinizdeki kusurları gizlerken, makyajınızın kolayca uygulanmasını ve kalıcı olmasını sağlar. Fondöten seçiminde önemli faktör cilt rengidir. Doğal bir görünüm yakalamak istiyorsanız; cilt renginizden 1 ton açık fondöten rengi tercih edebilirsiniz.&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Doğru rengi bulmak için;&lt;/span&gt; fondöteni mutlaka güneş ışığında deneyin ve çenenize sürün. Fondöteni çenenize sürdüğünüzde yüzünüzle renk farkı yaratmıyorsa, doğru rengi buldunuz anlamına gelir.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Pudra :  &lt;/span&gt;kendi içinde toz ve sıkıştırılmış olarak 2 farklı türe ayrılır. Toz pudralar; baz olarak uyguladığınız fondöteni matlaştırır ve şeffaf bir görünüm sağlar. Büyük fırça yardımıyla toz pudrayı uygulayabilirsiniz.&lt;br /&gt;Toz pudra sürerken dikkat etmeniz gereken püf nokta, doğal görünmesini sağlamak için makyaj fırçanızı yüzünüze sürmeden önce üfleyerek fazla pudrayı üzerinden almaktır…&lt;br /&gt;Sıkıştırılmış pudra; kullanım kolaylığı ve gün boyu istediğiniz an rötuş yapma fırsatı sunar. Sünger yardımıyla sürebilirsiniz. Özellikle kuru ciltlerin kullanımı için idealdir.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Göz Altı Kapatıcıları :&lt;/span&gt;Göz kapatıcıları yani concealer; bakışlarınıza derinlik kazandırırken yüzünüzün de aydınlık ve pürüzsüz görünmemesine yardımcı olur. Ten renginizin yarım ton açığı kapatıcılar renk uyumu açısından uygun olacaktır. Kullanım kolaylığı için stick concealerları tercih edebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-8498170474798584921?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/c3ybYVNne1p9AmdD_KgaaOqsf8o/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/c3ybYVNne1p9AmdD_KgaaOqsf8o/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/c3ybYVNne1p9AmdD_KgaaOqsf8o/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/c3ybYVNne1p9AmdD_KgaaOqsf8o/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-3399210150616783378?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/3399210150616783378/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/kapaticilar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3399210150616783378'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3399210150616783378'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/kapaticilar.html' title='KAPATICILAR'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TEhZb0ef3HI/AAAAAAAAAu8/AjygYIZwCgg/s72-c/KAPATICILAR' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-1062822441823319839</id><published>2010-09-13T03:53:00.001+03:00</published><updated>2010-09-13T03:53:13.188+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Büyüme ve Gelişme</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0s3q2csUI/AAAAAAAABw8/8jKB9Cw4-rI/s1600/resim+yok.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 100px; height: 97px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0s3q2csUI/AAAAAAAABw8/8jKB9Cw4-rI/s320/resim+yok.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5516114453505814850" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İnsanlarda ve hayvanlarda vücud yapısının temelini teşkil eden hücreler da:ma ikiye bölünerek ayrılırlar ve böylece her bir hücreden iki ayrı ve yeni hücre meydana gelir. Bir süre sonra bu iki yeni hüc­reden her biri, ikiye bölünerek 4 hücre meydana gelmiş olur.&lt;br /&gt;Hücrelerin bu şekilde devamlı ikiye bölünmeleri ve hücre sayı­sının artması ile insan vücudunda yer alan derinin, (kemiklerin, kas­ların, organlariın büyümeleri meydana gelir. Sonuç olarak da insan vücudunun büyümesi ve gelişmesi böylelikle ortaya çıkar.&lt;br /&gt;Hücrelerin bölünmesi ve bir hücreden iki hücrenin meydana gel­mesi olayı biyolojinin en önemli olaylarından sayılmaktadır. Buna tıp dilinde MİTOZ olayı denir. Bu ise basit bir olay olmaktan çok uzak­tır.&lt;br /&gt;Hücreler bir taraftan bölünür ve çoğalırken, diğer taraftan da yaş­lanmış ve yaşama yeteneğini kaybetmiş hücreler ölürler ve çeşitli yollardan vücuttan dışarı atılırlar. Şu halde, doğa insan vücudunu oluşturan hücrelerin bir taraftan çoğalmasını, diğer taraftan da ölme­leri sonucu azalmasını ön görmüştür. (Aynen ağaçlarda gördüğümüz gibi. Bir taraftan yapraklar yaşam gücünü yitirir, sararıp dökülürler-konj diğer taraftan da taze yeşil yapraklar doğar ve gelişirler.) De­mek oluyor ki, doğa yaşayan yaratıklarda iki güç arasında bir denge oluşturmuştur. Ancak, bu denge doğuştan ölünceye kadar yaşam bo­yu ayni düzeyde sürüp gitmemektedir, insanın yaşına ve çeşitli ko­şullara göre bu denge değişir.&lt;br /&gt;özellikle ana rahminde ve doğumdan sonra takriben 25 yaşına kadar bu denge çoğalmadan yanadır. Bildiğiniz gibi bir kadının gebe kalabilmesi İçin ancak mikroskop ile görülebilen bîr erkek cinsiyet hücresinin bir kadın cinsiyet hücresi ile buluşması ve aşılaması ge­rekir. Aşılanmış ‘bir kadın yumurtası önce iki hücreye bölünür. Sonra her bir hücre tekrar ikiye bölünür. Birkaç gün sonra bu çdğ|ajan hüc­reler bir dut tanesi görünümü alır. Sonuç olarak, gözle görülemiye-cek kadar küçük olan aşılanmış kadın cinsiyet hücresinden (yumur­tasından) 9 ay 10 gün sonra 3-4 kilo ağırlığında cinsiyeti belli, baş, kol ve bacakları ile tüm organ ve sistemlerin vücudunda bulunan bir yav­ru doğmaktadır. Bunun anlamı şudur: Hücreler görülmemiş bir hızla bölünüp sayıları çoğalmış, oysa ölen hücrelerin sayıları ise çok ardır ve sınırlıdır. Böylece, doğumdan sonra da takriben 25 yaşına kadar insan vücudu sürekli bir büyüme ve gelişme gösterir.&lt;br /&gt;25 yaşından sonra denge değişir. Hücrelerde çoğalma oranında bir azalma görülür. Ço’ğplma mekanizması yavaşlar ve fakat durmaz. Cysa yaşamını kayıp eden ve ölen hücrelerin sayıla:rı ise çoğalır. Böy­lelikle insan vücudunda büyüme ve gelişme hemen hemen durur.&lt;br /&gt;ileri yaşlarda ise denge yine değişir. Çoğalma çok azdır. Oysa hücrelerin yaşama olanaklarını kaybetme ve ölmeleri çoğajlır. Böylece Meri yaşlarda insanların zayıfladıkları ve hatta vücut yapılarında oran­tılı olarak bir küçülmenin yer aldığını görürüz.&lt;br /&gt;Şu halde, hücrelerin bölünme ve çoğalmasını etkileyen çeşitli faktörler vardır: Hücrenin cinsi, görevi, bulunduğu yer, insanın yaşı, aoyaçekim, beslenme, iklim, meslek ve çevre etkileri gibi… Her ne ka­dar, genel olarak insan vücudunun temelini oluşturan hücrelerde:&lt;br /&gt;Anne rahminde ve&lt;br /&gt;25 yaşlarına kadar: Çoğalma çok ölümler az&lt;br /&gt;25 . 60 yaş arası: Çoğalma ve ölümler takriben aynı oranda&lt;br /&gt;60 yaşından sonra: Çoğalma az ölümler çok,&lt;br /&gt;bir kural olmakla beraber, gerek çocuklarda ve gerekse yetişkinler­de bazı şartlar altında bu genel kural değişir, örneğin, bazı hastalık­larda özellikle uzun süren hastalıklarda veya uzun süren açlıkta hüc­reler bölünme ve çoğalma yeteneğini kayıp ederler.1 Bunun yanı sıra,hastalık, ateş ve vücuda girmiş mikropların etkinlikleri sonucu hüc­relerin daha çabuk ölmeleri yer alır. Böylece, bir taraftan çoğalma azalırken diğer taraftan da hücrelerin erken ve zamansız ölümleri so­nucu sayılarında azalma artar ve insanları zayıflatmış ve hatta bazan erimiş görürüz.&lt;br /&gt;Kitabımızın birinci bölümünde, hücrelerin büyüklükleri ve şekil­leri ne olursa olsun bu farklı görünüşlerine karşın, bütün hüorelem ortak bir temel yapı planına sahip oldukları kesindir demiştik. Ancak, erkek cinsel hücresi (sperma) ile kadın cinsel hücresi, yumurtası için­de bulunan çekirdeğin yapısı diğer hücreterinkinden değişiktir, ken­dilerine ve soyun sürekliliğini ssfğlama görevine öz, ayrı ve özel bir yapıya sahip olduklarını da belirtmiştik.&lt;br /&gt;Şimdi, cinsiyet hücrelerinin çekirdek yapıları dışında diğer bir özelliklerinden söz etmek istivanız. Cinsivet hücreleri dışındaki tüm hücreler kendilerine öz belirli bir zamanda ikiye bölünürlerken, kadın veya erkeğe ait cinsiyet hücreleri ancak birbirlerini aşıladıktan sonra bölünürler ve çoğalmaya başlarlar. Aşılanmak olanağını bulmayan er­kek veya kadın cinsiyet hücreleri bir süre yaşadıktan sonra ölürler ve bölünme çoğalma yer almaz. Şu halde, cinsel birleşmede kadın haz­nesine (Vaginasına) dökülen milyonlarca sperimlerden ancak bir ta­nesi kadın cinsiyet hücresini (yumurtasını) yaikalar ve aşılar, diğer­leri ise bir iki gün içinde ölürler. Eğer bunlardan biri aşılama olana­ğını sağlayamaz ise o da ölüme mahkumdur. Aynı şekilde, kadın yu­murtalığından çıkan yumurta bir iki gün içinde aşılanmaz ise bu hüc­re de ölüme gider.&lt;br /&gt;Erkek cinsiyet hücresi (sperma) nın baş kısmı, dişi cinsiyet hüc­resi yumurtanın zarını delerek sitoplazmasiının içine girer ve çekirde’k ile birleşir. Bu olaya aşılanma veya döllenme diyoruz. Dişi cinsiyet hücresi aşılandıktan sonra ancak ikiye bölünür ve bunlardan her biri tekrar ikiye ayrılarak bölünür. Bu yer aldıktan sonra diğer tüm hüc­reler gibi çoğalmağa başlar.&lt;br /&gt;Sonuç olarak, özetliyecek olursak insan vücudunda yer alan çe­şitli cins hücreler büyüklükleri ve şekilleri dışında aynı yasaya uyarak ikiye bölünmek ve tekrar bölünmek suretiyle sayıları artar. Oluştur­dukları organlar ve tüm vücut yapısı da büyür ve gelişir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-1062822441823319839?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/1062822441823319839/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/buyume-ve-gelisme.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1062822441823319839'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1062822441823319839'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/buyume-ve-gelisme.html' title='Büyüme ve Gelişme'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/TI0s3q2csUI/AAAAAAAABw8/8jKB9Cw4-rI/s72-c/resim+yok.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-2083732607619989314</id><published>2010-09-12T05:19:00.011+03:00</published><updated>2010-09-12T05:19:33.167+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasemin amato'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='selülit eriten bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yağ eriten çay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='selülit eritme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='göbek eritme diyeti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karın eriten diyet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='göbek eritme bitkisel tedavi'/><title type='text'>Kafein yağ yakıyor-YASEMİN AMATO</title><content type='html'>Son zamanlarda kahve ile ilgili çelişkili bilgiler alıyoruz. Kahve dost mu, düşman mı emin olamıyoruz. Kafeinle duygusal bir ilişkimiz olduğu ise muhakkak. Kafein hiç tartışmasız, bir ilaçtır. Sıcacık kahve fincanında, mis kokulu çayları yudumlarken hatta birçok meşrubatın içinde ve az da olsa çikolatadan aldığımız, reçetesiz satılan güçlü bir ilaçtır. Kafein aldıktan birkaç dakika sonra vücudumuzdaki etkileri kendini gösterir. 4-6 saat kadar bizimle yaşamaya, hayatımızı etkilemeye devam eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kafein bizi yatıştıran, sakinleştiren 'adenosin' adlı bir hormonu etkisiz bırakır. Kahve ile canlanmamız ve aynı zamanda uykumuzun kaçmasının nedeni budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Öte yandan bize adeta adrenalin yani cesaret ve heyecan pompalar. Geçici bir canlanmaya yol açar ama ne yazık ki, ardından bitkin düşmemize neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;STRES HORMONU&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kafeinin bir başka etkisi de stres hormonu olarak tanıdığımız kortizol seviyelerini artırmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kafein vücudumuzdaki dopamin adı verilen bir başka hormonunu da yükseltir. Kendimizi önce iyi hisseder, sonra inişe geçeriz. Kahve tiryakiliğininin altında biraz da dopamin tiryakiliği yatar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kafein idrar söktürücüdür. Bu da genellikle vücudun su kaybetmesine neden olur. Kahvenin yanında bir bardak su getirilmesi oldukça anlamlıdır. Ama nescafe, meşrubat ya da çikolata yanında su içmek aklımıza gelmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;SPORDAN ÖNCE YARARLI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kafeinin olumlu tarafı metabolizmayı hızlandırması, egzersizden önce alınırsa yağ yakımını artırmasıdır. Az miktarda kahve, açlık hissini azaltarak kan şekerini dengede tutmaya da yardımcı olur. Yani kafein dostumuz da olabilir, düşmanımız da. Bütün mesele ne kadar ve ne zaman aldığımız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Günde 2 fincandan daha fazla kahve içmeyin. Kola içtiyseniz ya da çikolata yemek istiyorsanız bunların ilave kafein dozu olduğunu aklınızdan çıkarmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Öğleden sonra saat 16'dan itibaren kafeinden uzak durun. Bu maddenin vücutta 6 saat kadar etkili olduğunu aklınızda tutun, uykunuzu riske atmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Spor yapmadan önce bir fincan kahvenin tadını çıkarabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-2083732607619989314?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/2083732607619989314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/kafein-yag-yakyor-yasemin-amato.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/2083732607619989314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/2083732607619989314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/kafein-yag-yakyor-yasemin-amato.html' title='Kafein yağ yakıyor-YASEMİN AMATO'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-1672300444260278557</id><published>2010-09-12T05:19:00.009+03:00</published><updated>2010-09-12T05:19:30.392+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ACNELYSE [ 20 GR KREM ]'/><title type='text'>ACNELYSE krem kullanımı ve yan etkileri</title><content type='html'>ACNELYSE 20 gr krem kullanımı ve yan etkileri hakkında bilgiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Topik akne preparatı ilacıdır,  etken maddesi Retinoik Asit dir.  *8699514355908* barkod numarası ile 3.13 TL satılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acnelyse yan etkileri ;&lt;br /&gt;&lt;p style="padding-top: 5px;"&gt; Dermatolojik yan etkiler^dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acnelyse kullanımı ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geceleri, günde 1 kez lezyonlu bölgeye çok hafif sürülür. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlaç hakkındaki diğer bilgiler ;  &lt;a href="http://ilackullanimi.blogspot.com/2009/07/acnelyse-yan-etkileri-ve-kullanm.html"&gt;acnelyse yan etkileri&lt;/a&gt; sayfasında yer almaktadır.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-1672300444260278557?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/1672300444260278557/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/acnelyse-krem-kullanm-ve-yan-etkileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1672300444260278557'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1672300444260278557'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/acnelyse-krem-kullanm-ve-yan-etkileri.html' title='ACNELYSE krem kullanımı ve yan etkileri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-5848146922216274367</id><published>2010-09-12T05:19:00.007+03:00</published><updated>2010-09-12T05:19:29.698+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CEDRİNA [ 25 MG 30 FİLM TABLET ]'/><title type='text'>cedrina 25 mg yan etkileri</title><content type='html'>Merhabalar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cedrina 25 mg ilacının yan etkileri hakkında bilgileri burada bulabilirsiniz ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;cedrina 25 mg &lt;a href="http://ilackullanimi.blogspot.com/2009/08/cedrina-ilac-yan-etkileri.html"&gt;yan etkileri&lt;/a&gt; ;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıda değişken dozlu faz 2/3 çalışmalarında ziprasidon IM ile ilişkisi olası, muhtemel veya bilinmeyen advers olaylar bulunmaktadır. En sık görülen reaksiyonlar enjeksiyon yerinde ağrı, bulantı, somnolans ve baş dönmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm vücut: sık gözlenen (&gt;1/100, &lt;&gt;1/1000, &lt;1/100); enjeksiyon yeri reaksiyonu, soğuk algınlığı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kardiyovasküler sistem: sık gözlenen; hipertansiyon, postural hipotansiyon, nadir olarak; bradikardi, hipotansiyon, vazodilatasyon, taşikardi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sindirim sistemi: sık gözlenen; diyare, bulantı, nadir olarak; anoreksi, ağız kuruluğu ve kusma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinir sistemi: sık gözlenen; somnolans, baş dönmesi, akatizi, nadir olarak; ekstrapiramidal sendrom, ajitasyon, afazi, dişli çark rijiditesi, distoni, uykusuzluk, kişilik bozuklukları,psikoz,konuşma bozukluğu, vertigo.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Solunum sistemi: nadir olarak ; laringismus&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deri ve ekleri: nadir olarak; terleme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ziprasidon IM ile yapılan sabit dozlu klinik çalışmalarda bildirilen en sık görülen kardiyovasküler advers etkiler: baş dönmesi (10 mg - %11, 20 mg - %12), taşikardi (10 mg-%4, 20 mg-%4) ve postural hipotansiyondur (10 mg - %2, 20 mg - %5).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ziprasidon IM enjeksiyon ile yapılan sabit dozlu pazarlama öncesi klinik çalışmalarda, 10 mg kullanan hastaların %2.2'sinde, 20 mg kullanan hastaların %2.8'inde hipertansiyon gözlenmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CYakup%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:18.0pt 70.85pt 0cm 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Advers olay olarak bildirilen semptomların bazıları altta yatan hastalıkla ilgili semptomlar olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa ve uzun dönem ziprasidon klinik araştırmalarında, nöbet ve hipotansiyon insidansı sık değildir ve ziprasidon ile tedavi edilen hastaların %1’inden azında meydana gelmiştir. Ziprasidon QT aralığında doza bağımlı hafif-orta dereceli bir uzama meydana getirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ziprasidon ile tedavi edilen hastaların %12.3’ünün (976/7941), plasebo alan hastaların ise % 7.5’unun (73/975) EKG’lerinde 30 – 60 milisaniyelik bir artış gözlenmiştir. 60 milisaniyeden daha fazla bir uzama ziprasidon ve plasebo ile tedavi edilen hastaların sırasıyla %1.6 (128/7941) ve %1.2’sinde (12/975) gözlenmiştir. QTc aralığının 500 milisaniyeden daha fazla olmasının insidansı ziprasidon ile tedavi edilen toplam 3266 hastada 3 (%0.1), plasebo ile tedavi edilen toplam 538 hastada 1 (%0.2)’dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klinik araştırmalarda uzun dönemli idame tedavisinde ziprasidon ile tedavi edilen hastalarda prolaktin seviyeleri bazen yükselmiştir, fakat çoğu hastada tedavi kesilmeksizin normal değerlere dönmüştür. Ayrıca potansiyel klinik belirtiler (örn: jinekomasti ve göğüslerde büyüme) nadiren olmuştur.&lt;/p&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-5848146922216274367?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/5848146922216274367/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/cedrina-25-mg-yan-etkileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/5848146922216274367'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/5848146922216274367'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/cedrina-25-mg-yan-etkileri.html' title='cedrina 25 mg yan etkileri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-2810686663312872253</id><published>2010-09-12T05:19:00.005+03:00</published><updated>2010-09-12T05:19:27.659+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YEMEK TARİFLERİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beslenme'/><title type='text'>Düşbere – Azeri mantısı</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 102, 0);font-family:verdana;font-size:100%;"  &gt;&lt;strong&gt;Düşbere – Azeri mantısı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.kadinca-forum.com/blog/wp-content/uploads/2010/08/D%C3%BC%C5%9Fbere-Azeri-mant%C4%B1s%C4%B1-150x150.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 97px; height: 97px;" src="http://www.kadinca-forum.com/blog/wp-content/uploads/2010/08/D%C3%BC%C5%9Fbere-Azeri-mant%C4%B1s%C4%B1-150x150.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Atv'de yayınlanmakta olan Yahşi cazibe dizisi ile dillere düşen ve nasıl bir yemek olduğu merak edilen &lt;a href="http://www.kadinca-forum.com/blog/dusbere-azeri-mantisi.html"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;Düşbere&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;'nin  yani azeri mantısı'nın tarifini sizler için aradık, bulduk ve yazdık ...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a style="font-family: verdana;" href="http://www.kadinca-forum.com/blog/dusbere-azeri-mantisi.html#more-10786" class="more-link"&gt;Devamını oku &gt;&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-2810686663312872253?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/2810686663312872253/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/dusbere-azeri-mants.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/2810686663312872253'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/2810686663312872253'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/dusbere-azeri-mants.html' title='Düşbere – Azeri mantısı'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-6035865347548760854</id><published>2010-09-12T05:19:00.003+03:00</published><updated>2010-09-12T05:19:23.867+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UYKUSUZLUK İÇİN NE YAPMALI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UYKUSUZULUK İÇİN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UYKUSUZLUK NASIL GİDERİLİR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UYKUSUZULUK'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='UYKUSUZLUK İÇİN'/><title type='text'>HÜSEYİNERMİŞ UYKUSUZLUK İÇİN BİTKİSEL ÇAY</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TErr7mmN8XI/AAAAAAAAAvE/bOYWHqqMiIM/s1600/UYKUSUZLUK+%C4%B0%C3%87%C4%B0N.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; FLOAT: left; HEIGHT: 266px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5497465704364765554" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TErr7mmN8XI/AAAAAAAAAvE/bOYWHqqMiIM/s400/UYKUSUZLUK+%C4%B0%C3%87%C4%B0N.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;24 temmuz 2010 tarihinde, Kanal 7 de yayınlanmakta olan Serdemin Mutfağı programına konuk olarak katılan, aktar Hüseyin Ermiş, uykusuzluk probleminin, bitkisel tedavisini verdi.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;GEREKLİ MALZEMLER :&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;* 2 tutam şerbetçiotu,&lt;br /&gt;* 2 tutam yeşil yulaf,&lt;br /&gt;* 1 tutam lavanta,&lt;br /&gt;* 1 tutam sarıkantaron,&lt;br /&gt;* 2 tutam Melisa,&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ :&lt;/strong&gt; Tüm malzemleri, karıştırın. Öncelikle tozunun gitmesi için, soğuk sudan geçirin. 2 bardak kaynayan suyun içerisine, malzemleri atıp, 1 dak. kaynatın. 10 dak. demlendirin. Süzdükten sonra, yatmadan, 1 saat önce 1-1,5 su bardağı, yudum yudum için. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-7488543210416652933?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/yvhBiG55SmbHqwNFM9OyaHVJuk4/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/yvhBiG55SmbHqwNFM9OyaHVJuk4/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/yvhBiG55SmbHqwNFM9OyaHVJuk4/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/yvhBiG55SmbHqwNFM9OyaHVJuk4/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-6035865347548760854?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/6035865347548760854/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/huseyinermis-uykusuzluk-icin-bitkisel.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/6035865347548760854'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/6035865347548760854'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/huseyinermis-uykusuzluk-icin-bitkisel.html' title='HÜSEYİNERMİŞ UYKUSUZLUK İÇİN BİTKİSEL ÇAY'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TErr7mmN8XI/AAAAAAAAAvE/bOYWHqqMiIM/s72-c/UYKUSUZLUK+%C4%B0%C3%87%C4%B0N.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-1029794452058128570</id><published>2010-09-12T05:19:00.001+03:00</published><updated>2010-09-12T05:19:19.708+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Asalak Hastalıkları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/THy7FJ7E6jI/AAAAAAAABt0/iAYZZ_sqE5Q/s1600/resim+yok.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 100px; height: 97px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/THy7FJ7E6jI/AAAAAAAABt0/iAYZZ_sqE5Q/s320/resim+yok.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5511485741232089650" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İğnekurdu hastalığı:&lt;/span&gt; Çevredekiler hastalığı her zaman barsak asalaklarına yorar. Geçmişte, bol bol kurt öldürücü ka-lomelli ilaçlar verilmiş ve hiç de tehlikesiz olmayan bu tedavi, birçok çocuğun ölmesine yol açmıştır. Bölgemiz ülkelerinde bilinen kurtlar pek ağrı yapmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Solucan ya da şerit enfeksiyonları:&lt;/span&gt; Solucan ya da şerit enfeksiyonları, bazen uzun süreli barsak ağrılarına neden olabilir. Bu ağrılar, sözkonusu kurtları düşürmekle olarak geçirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Solucan, toprak bulaşmış besinler yoluyla geçer. Uzun ve silindir biçimlidir. Şerit kurtçuğu (larva), iyi pişmemiş etlerden geçen bir asalağın büyümüş halidir. Dışkıda «erişte» ye benzeyen halkalar biçiminde görülür. Asalağın başı düşünceye kadar, çocuk, şerit «dökmeyi» sürdürür. Karın çevresinde sancı nöbetleri biçiminde beliren ağrılar, hemen kalın barsak iltihabını (kolit) akla getirmelidir. Buna çeşitli hastalıklar neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Öteki asalak hastalıkları&lt;/span&gt;: Serbest yaşayan birhücreli hayvanlar olan lambliyalar (Giardia hastalığına yolaçar) dışında, bazı ülkelerde amipler, iplik solucanları, bilharzi-ya da insana geçebilir. (Bunlar en sık raslananlar-dır.) Bu tür asalak hastalıklarının çok ağrılı oldukları söylenemez; belirtileri çoğunlukla ishalle karışıktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-1029794452058128570?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/1029794452058128570/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/asalak-hastalklar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1029794452058128570'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1029794452058128570'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/asalak-hastalklar.html' title='Asalak Hastalıkları'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/THy7FJ7E6jI/AAAAAAAABt0/iAYZZ_sqE5Q/s72-c/resim+yok.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-9011103371515979197</id><published>2010-09-12T05:07:00.015+03:00</published><updated>2010-09-12T05:07:43.806+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt hastalığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı maske'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasemin amato'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt güzelliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı bitkisel maske'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt lekeleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt lekeleri silme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt hastalıkları'/><title type='text'>TONİKLER-YASEMİN AMATO</title><content type='html'>Tonik temizliği tamamlar ve gözenekleri sıkılaştırır. Cildin günlük bakımında, temizlikten sonraki ikinci adım, kalan son artıkları arındıran ve gözenekleri sıkıştırmaya yarayan tonik uygulamasıdır. Tonik, özel bir solüsyondur. Genellikle su ve alkol ile hazırlanır. Bazı toniklerde salisilik asit, portakal çiçeği kolonyası, gül suyu veya daha farklı maddeler kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tonik seçerken alkolsüz olanları tercih edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sade gül suyu ve maden sodası en iyi toniktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;YAĞLI CİLDE SİRKE TONİĞİ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 kaşık elma sirkesi ile 8 kaşık maden suyunu karıştırıp, yağlı cilt için güzel bir tonik elde edebilirsiniz. Cildinizi temizledikten sonra, tonikle ıslatılmış bir pamuk yardımıyla silerek, sabah ve akşam cildinizi canlandırıp sıkılaştırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DOĞAL MADEN SODASI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçindeki zengin mineraller sayesinde tüm ciltler için yararlı ve besleyici bir toniktir. Cildinizi temizledikten sonra, Doğal maden sodası ile ıslatılmış bir pamuk yardımıyla sabah ve akşam cildinizi canlandırıp sıkılaştırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;SALATALIK – BAL TONİĞİ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soyulmuş ve doğranmış 1 orta boy salatalığı mikserde püre haline getirin. Püreyi bir kevgire boşaltın ve kevgirin altına cam bir kap yerleştirin 20 dakika kadar süzülmeye bırakın. Salatalığın suyu iyice süzüldüğünde minik bir kavanoz içine 2 kaşık bal ilave edin. Tahta bir kaşıkla salatalık suyu ve balın iyice karışmasını sağlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanacağınız zaman şişeyi iyice çalkalayın. Makyaj pamuğunuzu bu tonikle ıslatın, sabah – akşam yüz ve göğüs bölgesini silin. 3-4 dakika kurumasını bekleyin. Toniğinizi kapaklı bir kapta en fazla 1 hafta kadar saklayıp kullanabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-9011103371515979197?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/9011103371515979197/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/tonikler-yasemin-amato.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/9011103371515979197'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/9011103371515979197'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/tonikler-yasemin-amato.html' title='TONİKLER-YASEMİN AMATO'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-5990063714358963970</id><published>2010-09-12T05:07:00.013+03:00</published><updated>2010-09-12T05:07:43.121+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı maske'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasemin amato'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt güzelliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı bitkisel maske'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı şifalı bitki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt hastalıkları'/><title type='text'>HASSAS CİLT İÇİN PAPATYADAN TEMİZLEYİCİ-YASEMİN AMATO</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Malzemeler :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı salatalık suyu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 yemek kaşığı taze papatya çiçeği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(ya da 1 yemek kaşığı kuru papatya)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 bardak saf  su&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı gliserin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı aloe vera jeli&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Yapım ve Uygulama:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mevsimde taze papatya bulabilirsiniz ama toplamaya zamanınız yoksa papatya çayı poşetlerini de kullanabilirsiniz. Özellikle hassas ciltlerde çok etkilidir. Tüm maddeleri karıştırarak temiz bir kaba koyun. Cildinize masaj yaparak sürün ve ılık suyla yıkayın. Bu  sabun içermeyen hafif bir temizleyicidir... Salatalık suyu, papatya ve aloe vera jeli cildi yatıştırıcı özelliklere sahiptir. Bu temizleyiciyi günde iki kere (sabah-akşam) kullanabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-5990063714358963970?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/5990063714358963970/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/hassas-cilt-icin-papatyadan-temizleyici.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/5990063714358963970'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/5990063714358963970'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/hassas-cilt-icin-papatyadan-temizleyici.html' title='HASSAS CİLT İÇİN PAPATYADAN TEMİZLEYİCİ-YASEMİN AMATO'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-8937127320005317844</id><published>2010-09-12T05:07:00.011+03:00</published><updated>2010-09-12T05:07:40.528+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='FESTAL [ 50 DRAJE ]'/><title type='text'>festal n 50 draje yan etkileri</title><content type='html'>festal n 50 draje ilacının &lt;a href="http://ilackullanimi.blogspot.com/2009/08/cedrina-25-mg-yan-etkileri.html"&gt;yan etkileri&lt;/a&gt; ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deride kızarma, aksırma veya göz yaşarması gibi aşırı duyarlık reaksiyonları görülebilir. Özellikle yüksek doz kullananlarda, ishal, bulantı, bazen kolik şeklinde olabilen karın ağrısı görülebilir. Nadir vak'alarda anüs etrafında irritasyon bildirilmiştir. Çok yüksek dozların gerekli olduğu durumlarda (örneğin mukovisidozis vak'aları) ürik asid seviyelerinde artma görülebilir. Mukovisidozisli çocuklarda, özellikle pankreatik enzimlerin yüksek dozları ile tedavi ediliyorlar ise izole vakalarda bazı intestinal bölgelerde daralma (ileoçekal bölge, çıkan kolon) bildirilmiştir. Eğer advers etkiler listesinde bulunan veya bunların dışında herhangi bir istenmeyen etki veya beklenmedik değişiklikler görürseniz lütfen doktorunuza başvurunuz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-8937127320005317844?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/8937127320005317844/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/festal-n-50-draje-yan-etkileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8937127320005317844'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8937127320005317844'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/festal-n-50-draje-yan-etkileri.html' title='festal n 50 draje yan etkileri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-2115012523262169682</id><published>2010-09-12T05:07:00.009+03:00</published><updated>2010-09-12T05:07:39.905+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='PASSIFLORA [ 700 mg/5 ml 180-ml ] Şurup Şişe'/><title type='text'>passiflora yan etkileri</title><content type='html'>Passiflora şurup hakkında daha detaylı bilgi için tıklayın ;&lt;a href="http://ilackullanimi.blogspot.com/2009/07/passiflora-surup.html"&gt; passiflora şurup&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Passiflora yan etkileri ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Passiflora ilacının bilinen bir yan etkisi yoktur. Beklenemeyen bir durum karşısında doktorunuza yada eczacınıza danışın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-2115012523262169682?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/2115012523262169682/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/passiflora-yan-etkileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/2115012523262169682'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/2115012523262169682'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/passiflora-yan-etkileri.html' title='passiflora yan etkileri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-1221737102666290768</id><published>2010-09-12T05:07:00.007+03:00</published><updated>2010-09-12T05:07:38.193+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bitki çayları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsellik'/><title type='text'>Cinsel güç için afrodizyak bitkiler</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(255, 102, 0);"&gt;&lt;strong&gt;Cinsel gücü artıran afrodizyak bitkiler&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://www.kadinca-forum.com/blog/wp-content/uploads/2010/09/bitki-%C3%A7ay%C4%B1-zay%C4%B1flat%C4%B1c%C4%B1-150x150.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 150px; height: 150px;" src="http://www.kadinca-forum.com/blog/wp-content/uploads/2010/09/bitki-%C3%A7ay%C4%B1-zay%C4%B1flat%C4%B1c%C4%B1-150x150.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Şifalı bitkilerden bazıları cinsel yaşam için etkili olurlar. İşte cinsel gücünüzü artıracak olan doğal afrodizyak bitki çayları:&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 102, 0);"&gt;&lt;strong&gt;Bitki çayları&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Afrodizyak bitki çayları içildiğinde, vücudunuzda kan dolaşımı hızlanır, tutkularınızda  artış olur. Heyecanınız çoğalır. Enerji seviyenizi de yükselten afrodizyak bitki çayları   cinsel yaşamınızı canlandırır. &lt;a href="http://www.kadinca-forum.com/blog/cinsel-gucu-artiran-afrodizyak-bitkiler.html#more-11118" class="more-link"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.kadinca-forum.com/blog/cinsel-gucu-artiran-afrodizyak-bitkiler.html#more-11118" class="more-link"&gt;(daha fazla…)&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-1221737102666290768?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/1221737102666290768/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/cinsel-guc-icin-afrodizyak-bitkiler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1221737102666290768'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1221737102666290768'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/cinsel-guc-icin-afrodizyak-bitkiler.html' title='Cinsel güç için afrodizyak bitkiler'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-5824991939652199013</id><published>2010-09-12T05:07:00.005+03:00</published><updated>2010-09-12T05:07:36.319+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='emeklilere banka promosyonu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='maaş promosyonu'/><title type='text'>Memurlar Banka anlaşmasıyla ne kadar maaş promosyonu alacaklar</title><content type='html'>Banka promosyonlarının tamamının memura dağıtılması kararı memurlara ek gelir yaratacak. Prof Dr. Şükrü Kızılot'un verdiği bilgiye göre, memurlar bankalardan 3 yılda bir brüt maaşlarının ortalama yüzde 60'ı kadar ek ödeme alacaklar. Ayrıca emeklilere de promosyonun yolu açılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakanlık genelgesinde dün yapılan değişiklikle banka promosyonlarının tamamının memura dağıtılması kararı çıktı. Kararı değerlendiren Prof Dr. Kızılot, öncelikle her memurun eşit ücret almayacağına dikkat çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bankaların genelde 3 yıllık anlaşmalar yaptığını anlatan Kızılot, "Buna göre memurlar 3 yılda bir brüt maaşlarının yüzde 60'ı kadar ek ödeme alacak. Ama sözleşme faklı bir zaman dilimi için yapılmışsa bu oran değişebilir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bankalarla yenş sözleşme yapan kurum memurların dün yayınlanan genelgeden hemen yararlanamayacağına da dikkat çeken Kızılot, "Mesela 6 ay önce anlaşma yapılmışsa memurlar 2.5 sene daha yeni sözleşmeyi beklemek zorunda kalacak. Ancak yeni sözleşmenin yapılması ile bu ek ödemeyi alabilir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EMEKLİLERİN DE YOLU AÇILDI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emeklilere verilmesi gündemde olan banka promosyonlarına da değinen Kızılot memurlarla ilgili kararın emeklilerin önünü açacağını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal Güvenlik Kurumu'nun bankalar vasıtasıyla emeklilere yıllık 75 milyar lira ödediğini ancak SGK'nın bankalarla sigorta primi, ilaç ve hastane ödemeleri gibi işleriyle yıllık hacminin 205 milyar liraya çıktığına işaret eden Kızılot, şunları anlattı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu rakam 2010 yılı vergi gelirleri tahmininden bile yüksek. Dünkü genelge doğrultusunda sıkı bir pazarlıkla emeklilere de promosyon ödemesinin yolu açılacak. Ancak SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-kur emeklilerinin farklı oranlarda promosyon ödemesi alması daha doğru olur."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ORAN DAHA DÜŞÜK OLACAK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızılot, 'Memurlara yüzde 60 ödenecek, emeklilere yüzde kaç olur' sorusuna da şu yanıtı verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Emeklilerle ilgili çalışmalar sürüyor ama elde çok fazla veri yok. Sadece emeklililerin maaşları daha düşük ve parayı daha hızlı çektiği biliniyor. Ben oranın yüzde 602ın biraz altında kalacağını düşünüyorum&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-5824991939652199013?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/5824991939652199013/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/memurlar-banka-anlasmasyla-ne-kadar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/5824991939652199013'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/5824991939652199013'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/memurlar-banka-anlasmasyla-ne-kadar.html' title='Memurlar Banka anlaşmasıyla ne kadar maaş promosyonu alacaklar'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-8017670717642486049</id><published>2010-09-12T05:07:00.003+03:00</published><updated>2010-09-12T05:07:33.290+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='LİKEN PLANUS TEDAVİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='LİKEN PLANUS BİTKİSEL TEDAVİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='LİKEN PLANUS NEDİR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='LİKEN PLANUS İÇİN ŞİFALI BİTKİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='LİKEN PLANUS İÇİN'/><title type='text'>ERMİŞ KATRADAN LİKEN PLANUS İÇİN BİTKİSEL KARIŞIM</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TEryA9tcS8I/AAAAAAAAAvM/SD2ya3ML2iA/s1600/L%C4%B0KEN+PLANUS.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; FLOAT: left; HEIGHT: 267px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5497472393538194370" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TEryA9tcS8I/AAAAAAAAAvM/SD2ya3ML2iA/s400/L%C4%B0KEN+PLANUS.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;24 temmuz tarihli Serdemin mutfağı programına konuk olarak katılan aktar Hüseyin Ermiş, Liken planus hastalığı için bitkisel bir tarif verdi.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;GEREKLİ MALZEMELER:&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 100 gr karabaşotu,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 25 gr şahtere,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* Ceviz büyüklüğünde demirhindi,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 2 su bardağı su,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ:&lt;/strong&gt; Tüm malzemleri, soğuk sudan geçirip yıkayın. Kaynayan suyun içerisine, karabaşotu ve şahtereyi koyun. Yarım dak. kaynatın. Demirhindi hurmasını atın. Yarım dakika daha kaynatın. Tülbent ile süzün. (Demirhindi kumlu olduğundan, tülbent ile süzülmelidir.) Günde 2 defa, aç karnına, 2 bardak, yudum yudum için. 1-2 ay kullanın.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-8533208534102844173?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/cLitvgvJSZzm9nMw1tgrnaXsXok/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/cLitvgvJSZzm9nMw1tgrnaXsXok/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/cLitvgvJSZzm9nMw1tgrnaXsXok/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/cLitvgvJSZzm9nMw1tgrnaXsXok/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-8017670717642486049?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/8017670717642486049/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/ermis-katradan-liken-planus-icin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8017670717642486049'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8017670717642486049'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/ermis-katradan-liken-planus-icin.html' title='ERMİŞ KATRADAN LİKEN PLANUS İÇİN BİTKİSEL KARIŞIM'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TEryA9tcS8I/AAAAAAAAAvM/SD2ya3ML2iA/s72-c/L%C4%B0KEN+PLANUS.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-3532304046400996701</id><published>2010-09-12T05:07:00.001+03:00</published><updated>2010-09-12T05:07:28.731+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Karın Ağrıları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/THy8YNyDjNI/AAAAAAAABt8/YJFdPMaJ8P4/s1600/Kar%C4%B1n-A%C4%9Fr%C4%B1lar%C4%B1.jpeg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 239px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/THy8YNyDjNI/AAAAAAAABt8/YJFdPMaJ8P4/s320/Kar%C4%B1n-A%C4%9Fr%C4%B1lar%C4%B1.jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5511487168197135570" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Her 10 çocuktan birinin karın ağrısı nedeniyle hekime götürülmesi, karın ağrısından yakınmanın son derece yaygın olduğunu göstermektedir. Görünüşte, her çocuktaki ağrı bir ötekininkine benzer; bu konuda çocuktan ayrıntılı bilgi almak da kolay olmadığından, karın ağrısı çözümü oldukça güç bir sorundur. Duygusal olaylar da çocuğu etkileyerek ne olduğu belirsiz, gerçek ya da sahte, ama katlanması güç karm ağrılarına neden olur. Aranması gereken nedenler çoktur; Ağrı karın içindeki bir organdan gelebileceği gibi, karın dışından da kaynaklanabilir. Sözgelimi, çocukta zatürre, önce karın ağrısıyla başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Karın Ağrıları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;«Karın ağrısı»ndan yakman çocuk, ağrıyan yer olarak genellikle göbek bölgesini gösterir. Bunun teşhise hiç bir yardımı olmaz. Hekim için ö-nemli olan, annenin, karm ağrısının özelliklerini belirleyebilmesidir. Ağrıların şiddet ve süreleri değişiktir (birkaç dakikadan birkaç saate). Ağrıyla birlikte ateş ya da sindirim bozuklukları (kusma, ishal, kabız) görülebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğa ve ana-babasma yöneltilen sorularla, küçük çocukta çok nazik olan karm bölgesinin muayenesiyle ve genel muayeneyle, belirli bir nedeni ortaya koyacak belirtiler aranır. Çoğunlukla, ağrılar dışında her şeyin normal olduğu saptanır. Önce ivegen ağrı nedenleri araştırılır, genellikle de bulunur; süreğen ağrıların nedenleri çoğunlukla ruhsaldır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İVEGEN KARIN AĞRILARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A.B.D’li çocuk hekimi Brenneman, «40 yıllık deneyimden sonra, çocuklardaki ivegen karın ağrılarını, öteki bütün çocuk hastalıklarından daha çok kuşku ve kendime güvensizlik içinde ele alıyorum» demektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekten, ana-babaları olduğu kadar çocukları da korkutan ve derhal giderilmesi gereken bu ağrılı belirtiler karşısında, her şeyden önce cerrahi girişim gerekip gerekmediği saptanmalıdır. Cerrahi girişim gerektiren nedenler, nispeten az ras-lanmakla birlikte, acil önlem gerektirirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cerrahi girişim gerektiren nedenler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukta ivegen apandis iltihabı (akut apandisit), annelerin de,hekimlerin de başlıca korkularından biridir. 3 yaşından önce pek görülmemekle birlikte, görüldüğü zaman bu dönemde teşhisi güçtür. Genel olarak, ateş, kusma, kabız ve ağrı birliktedir. Ağrıların özelliği, şiddetli ve sürekli olmalarıdır. Karm bütünüyle ağrımakla birlikte, ağrı özellikle sağ alt bölümdedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirtiler bazen yanıltıcıdır; ivegen apandis iltihabı teşhisi koymak güç olabilir. Bu konuda, kanda akyuvarların incelenmesi bir kanıt sağlamakla birlikte, asıl teşhis öğesi karnın elle muayenesidir. Ameliyat yalın, katlanılması kolaydır; ayrıca apandisin patlaması sonucu karm zarı iltihabı tehlikesi de büyük olduğundan, kesin olmasa bile ameliyata başvurulabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İvegen barsak düğümlenmesi 8 aylık erkek çocuklarda görülür. Ağrı apansızın gelir, çok şiddetlidir. Çocuk bağırır, bacaklarını karnına çekip iki büklüm olarak kıvranır, acısı yüzünden okunur. Sonra, birkaç dakika süreyle rengi solar ve çocuk sakinleşir; bunu yeni bir nöbet, izler. Barsak düğümlenmesinin başlıca niteleyici özellikleri, bu tek-rarlamalı nöbetlerle, gerçek ve şiddetli sancıdır. Nöbetlerin başlangıcından hemen sonra makattan, kaka olmaksızın, kan gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İvegen karm ağrılarının cerrahi müdahale gerektiren başka nedenleri de vardır (kasık fıtığı boğulması, v.b.).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Öteki nedenler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlara, cerrahi girişim gerektiren nedenlerden çok daha sık raslanır. Çocukta sık sık sindirim bozukluğu olur. Sindirim bozukluklarının yanında, genellikle kusma ve ishal de vardır. Ağrıların şiddeti değişiktir. Şiddetli kabız da ağrı yapar; lavmanla barsakların boşalmasını sağlamak, kabız ağrılarını geçirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mikrop ve virüslere bağlı hastalıklar da,çoğunlukla ivegen karm ağrılarına neden olurlar. Bunlar arasında üst solunum yolları enfeksiyonlarına (anjin, burun-boğaz iltihabı, kızamık, kabakulak) sık raslanır. İvegen mezenter lenf düğümleri iltihabı, özel bir durumdur: Bu hastalıkta, ince barsağm tutunma yeri (mezenter) çevresindeki ve kalın bar-saktaki karın içi lenf düğümleri şişer. Lenf düğüm-lerindeki bu büyümenin nedeni çeşitli mikroplar özellikle de adenovirüsler olabilir. Klinik belirtiler çoğunlukla, ivegen apandis iltihabı belirtilerinin aynıdır. Kuşkulu durumlarda tek çıkar yol, teşhisi sağlamak için ameliyata başvurmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pnömokoklarm neden olduğu zatürre, virüs kökenli akciğer hastalıkları, kalp zarı iltihaplan ve zatülcenp de karın ağrılarına yolaçar. Sidik yolları enfeksiyonlarında da sık sık karın ağrısı görülür; ağrı bazen hastalığın tek belirtisi olabilir. Enfeksiyonun sidik sistemind-e olduğunu gösterecek belirtilere çocuklarda raslanmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Virüs kökenli karaciğer iltihapları da karın ağalarıyla başlayabilir; sarılık daha sonra ortaya çıkar. Bu arada, ivegen eklem romatizması ve alerji kökenli purpuranm da ivegen karm ağrılarına yol-açtığı unutulmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;SÜREĞEN KARIN AĞRILARI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Organik nedenler:  Karın ağrıları süregenleştiğinde, hele belirtiler belirli bir yöndeyse, karın içinde organik bir bozun aranması gerekir. Böbrek yolları bozuklukları, ağrıdan çok enfeksiyon belirtileri verdikleri halde, oldukça sık rasla-nan taş ve boşaltım sisteminde oluşum bozukluğu olasılığı akla gelmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna karşılık mide-onikiparmak barsağı ülserleri, safra kesesi hastalıkları, barsak ve pankreas anormallikleri, çocuklarda pek görülmez. Karın dışında yeralan organik bozunlar da, karın ağrıları yapabilir. Beyin urlarında görülen kafa içi basınç artışı da karın ağrılarına neden olur; ama oldukça ender raslanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı sara nöbetleri de, davranış ve bilinç bo-zukluklarıyla birlikte kısa süreli, çoğunlukla tek-rarlayıcı karın ağrıları yapabilir. Yarım baş ağrılarında çoğunlukla ağrı ve kusma da görülür; çocuklarda yalnızca karın ağrısı biçiminde belirti veren yarım baş ağrısı nöbetleri olduğu sanılmaktadır. Yukardaki nedenlerin sözkonusu olmadığı anlaşılırsa ve karm ağrıları bazen aylarca sürecek biçimde süregenleşmişse, gerçeklik sorunu ortaya çıkar. Çünkü bazı çocuklar, başlarından ya da karınlarından yakınarak dikkat çekmeye çalışırlar. Bu durumda, sorulan sorulara verdikleri yanıtların günden güne değişmesi, «sözde» ağrıların belirli bir özellik göstermemesi ve çoğunlukla tatillerde «geçmeleri» anlamlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taklitçileri ortaya çıkarmak her zaman kolay olmaz: Bazı çocuklar, hiç bir organik neden olmaksızın gerçekten belirsiz ve değişken ağrılar duyabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karın boşluğundaki organlarda (karaciğer, mide, safra kesesi, bağırsaklar, dalak, idrar kesesi, yumurtalıklar gibi) meydana gelen rahatsızlıklar, karın boşluğunda ağrıya yol açar. Uzun süreli ağrılarda mutlaka hekime görünmelidir. Karın Ağrısı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazımsızlık, üşütme ve bağırsak bozuklukları sebebiyle meydana gelen karın ağrılarında aşağıdaki bitki formüllerinden istifade edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Tedavisi:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bir cezvede kaynatılan nane ve limondan, günde 3  vede 4 defa birer bardak içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kaynamakta olan bir bardak suya, bir miktar kekikle aynı miktarda adaçayı karışımından bir tutam konur, bir dakika daha kısık ateşte demlenmeye bırakılır. Karışım daha sonra balla tatlandırılarak içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kaynamakta olan iki bardak suya, zencefille aym miktarda tarçın karışımından birer tatlı kaşığı konur, bir dakika kısık ateşte demlenmeye bırakılır. Karışım daha sonra balla tatlandırılarak, günde dört defa -sıcak olarak- birer çay bardağı içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bir tatlı kaşığı toz anasonla bir çay kaşığı küçük Hindistan cevizi tozu, iki bardak suda bir dakika kaynatılır. Karışım balla tatlandırılarak günde 3 vede  4 çay bardağı içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Karın çörekotu yağı ile ovulur, üzerine yünlü bir bez sarılarak yatılır. Karın papatya yağı ile ovulur, üzerine yünlü bez sarılarak yatılır. Bir çay kaşığı papatya yağı içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kaynamakta olan yarım litre suya, bir miktar rezene ile aynı miktar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;da papatya karışımından bir kaşık konur, kısık ateşte beş dakika kaynatılır. Daha sonra balla tatlandırılarak, sıcak olarak günde 3 - 4 çay bardağı içilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bir miktar kimyonla, aynı miktarlarda defne tohumu, anason ve papatya birbirine karıştırılır. Kaynamakta olan bir bardak suya bir tatlı kaşığı konur. Beş dakika kısık ateşte demlendikten sonra balla tatlandırılarak günde iki bardak içilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-3532304046400996701?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/3532304046400996701/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/karn-agrlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3532304046400996701'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3532304046400996701'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/karn-agrlar.html' title='Karın Ağrıları'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/THy8YNyDjNI/AAAAAAAABt8/YJFdPMaJ8P4/s72-c/Kar%C4%B1n-A%C4%9Fr%C4%B1lar%C4%B1.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-9128765646570164349</id><published>2010-09-11T07:16:00.011+03:00</published><updated>2010-09-11T07:16:09.599+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı maske'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasemin amato'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt güzelliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı bitkisel maske'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı şifalı bitki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt hastalıkları'/><title type='text'>HER TÜRLÜ CİLT İÇİN TEMİZLEYİCİ-YASEMİN AMATO</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Malzemeler :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 tatlı kaşığı kuru lavanta&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 tatlı kaşığı kuru gül yaprağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 tatlı kaşığı yulaf&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 tatlı kaşığı kaolin (kil)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Yapım ve Uygulama:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabun içermeyen bu temizleyici her türlü ciltte mükemmel sonuç verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahve çekme makinesinde yulafı lavanta ve gül yapraklarını un haline gelene kadar çekin. Hazırladığınız bu karışıma kili karıştırın ve hava almayan bir kavanoza koyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanacağınız zaman 1 çay kaşığı kadar tozu biraz su ile avucunuzda ıslatın, yumuşak hamur kıvamına getirin. Cildinize masaj yaparak yayın ve daha sonra soğuk su ile yıkayın. Bu temizleyiciyi günde iki kere (sabah-akşam) kullanabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-9128765646570164349?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/9128765646570164349/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/her-turlu-cilt-icin-temizleyici-yasemin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/9128765646570164349'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/9128765646570164349'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/her-turlu-cilt-icin-temizleyici-yasemin.html' title='HER TÜRLÜ CİLT İÇİN TEMİZLEYİCİ-YASEMİN AMATO'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-8525851968192581231</id><published>2010-09-11T07:16:00.009+03:00</published><updated>2010-09-11T07:16:08.924+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı maske'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasemin amato'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt güzelliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı bitkisel maske'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı şifalı bitki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt hastalıkları'/><title type='text'>KURU CİLT İÇİN TEMİZLEYİCİ-YASEMİN AMATO</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cilt bakımı&lt;/span&gt;nda ilk adım, günlük temizliktir. Her sabah ve akşam olmak üzere, günde iki defa cildinizi özenle temizlemeli ve tonikle silmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok insan makyaj yapmayı ihmal etmez ama cildin temizliğine önem vermez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa makyaj yapılsa da yapılmasa da, yüz cildinin düzenli olarak günlük kir birikimlerinden arındırılması gerekir. Yüzünüzü temizlemezseniz, ne de herhangi bir anti aging tedavisine cevap verebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüz temizliğine önce alından başlanmalı sonra sırasıyla; yanak, çene burun ve boyunla devam etmelidir. Alın, burun çevresi ve çene altı daha fazla toz kir tutar. Bu nedenle daha dikkatli temizlenmesi önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göz çevresindeki deri çok hassastır. Bu nedenle daima özel bir temizleyici tercih edilmeli ve göz çevresine çok nazik davranılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;KURU CİLT İÇİN BALLI TEMİZLEYİCİ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;MALZEMELER :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 yemek kaşığı kadar bal&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 yenek kaşığı gliserin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 çay kaşığı sıvı sabun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;YAPIM VE UYĞULAMA  :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm maddeleri karıştırarak temiz bir şişeye koyun. Cildinize masaj yaparak sürün ve ılık suyla yıkayın. Bal cildi hem temizler hem de yumuşatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu temizleyici özellikle kuru ciltlerde çok etkilidir. Bu temizleyiciyi günde iki kere (sabah-akşam) kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kozmetik Dermatolog Dr. Yasemin Fatih Amato&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-8525851968192581231?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/8525851968192581231/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/kuru-cilt-icin-temizleyici-yasemin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8525851968192581231'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8525851968192581231'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/kuru-cilt-icin-temizleyici-yasemin.html' title='KURU CİLT İÇİN TEMİZLEYİCİ-YASEMİN AMATO'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-4050333808550783888</id><published>2010-09-11T07:16:00.007+03:00</published><updated>2010-09-11T07:16:06.713+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AUGMENTIN BID [ 1000 MG 10 FİLMTABLET ]'/><title type='text'>augmentin bid 1000 mg yan etkileri</title><content type='html'>augmentin bid ilacı antibiyotikler sınıfına girer, Etken Maddesi Amoksisilin ve Klavulanik asit dir. Yerli, bileşen bir ilaçtır ve *8699522095711* barkod numarası ile 20.69TL satılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;augmentin bid 1000 mg ilacının yan etkileri ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nadir ve yaygın olarak görülen istenmeyen etkilerin sıklığı geniş çaplı klinik çalışmalar ile tespit edilmiştir. Diğer istenmeyen etkilerin (&lt; 1/10.000 görülen) sıklığına ilişkin tespitlere gerçek sayılar değil, pazarlama sonrası elde edilen bilgiler ve raporlar referans teşkil etmiştir. Sıklık sınıflandırması şu oranlara göre yapılmıştır; ≥ 1/10: çok yaygın, ≥ 1/100 ve &lt; 1/10: yaygın, ≥1000 ve &lt; 1/100: yaygın olmayan, ≥ 1/10.000 ve &lt; 1/1000: nadir, &lt; 10.000: çok nadir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enfeksiyon ve enfestasyonlar: Yaygın olarak: mukokutanöz kandidiyazis.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kan ve lenfatik sistem bozuklukları: Nadiren: geri dönüşümlü lökopeni (nötropeni dahil) ve trombositopeni. Çok nadiren: geri dönüşümlü agranülositoz ve hemolitik anemi. Kanama ve protrombin zamanında uzama (Bkz. Uyarılar/Önlemler)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmmmün sistem bozuklukları: Çok nadiren: anjionörotik ödem, anafilaksi, serum hastalığı benzeri sendrom, hipersensitivite vasküliti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinir sistemi bozukluklukları: Yaygın olmayan: baş dönmesi, başağrısı. Çok nadiren: geri dönüşmlü hiperaktivite ve konvülsiyonlar. Konvülsiyonlar renal fonksiyon bozukluğu olanlar veya yüksek doz uygulananlar da görülebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gastrointestinal sistem bozuklukları: Yaygın olarak: diyare, bulantı, kusma. Bulantı sıklıkla yüksek oral dozlar ile ilişkilidir. Gastrointestinal reaksiyonlar görülür ise Augmentin yemek başlangıcında alınarak bunlar azaltılabilir. Yaygın olmayan: sindirim güçlüğü. Çok nadiren: antibiyotiğe bağlı kolit (psödomembranöz kolit ve hemorajik kolit dahil). Çocuklarda çok nadir olarak yüzeyel diş rengi değişikliği rapor edilmiştir. Genellikle fırçalama ile giderildiğinden, iyi bir ağız hijyeni ile diş rengi değimini engellenebilirω (ω: süspansiyon formları içim temel güvenik bilgisidir).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepatobiliyer bozuklukluklar: Yaygın olmayan: beta-laktam antibiyotikler ile tedavi edilen hastalarda AST ve/veya ALT değerlerinde orta derecede artış görülür fakat bunun önemi bilinmemektedir. Çok nadiren: hepatit ve kolestatik sarılık rapor edilmiştir, bunlar diğer penisilin ve sefalosporinler ile de bildirilmiştir. Hepatik olaylar çogunlukla erkeklerde ve yaşlılarda rapor edilmiştir ve uzun süreli kullanım ile ilişkili olabilir. Bu olaylar çocuklarda çok nadir olarak rapor edilmiştir. Belirti ve semptomlar genellikle tedavi sırasında veya tedavi kesildikden kısa bir süre sonra görülür, ancak bazı durumlarda tedavi kesildikten birkaç hafta sonrasına kadar farkedilmeyebilir. Bunlar genellikle geri dönüşümlüdür. Hepatik olaylar şiddetli olabilir ve son derece nadir olarak ölüm rapor edilmiştir. Bunlar hemen hemen her zaman altta yatan ciddi bir hastalığı olan ya da aynı anda hepatik etki potansiyeline sahip ilaçları alan hastalarda görülmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cilt ve ciltaltı dokusu bozuklukları: Yaygın olmayan: ciltte döküntü, pruritus, ürtiker. Nadiren: eritem multiforme. Çon nadiren: Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekrolizis, bülloz döküntülü dermatit ve akut generalize ekzantemöz püstüller (AGEP). Eğer herhengi bir aşırı duyarlılık dermatiti görülür ise tedavi kesilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renal ve üriner bozukluklar: Çok nadiren: intersitisyel nefrit, kristalüri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beklenmeyen bir etki görürseniz doktorunuza yada eczacınıza danışınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-4050333808550783888?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/4050333808550783888/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/augmentin-bid-1000-mg-yan-etkileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4050333808550783888'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4050333808550783888'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/augmentin-bid-1000-mg-yan-etkileri.html' title='augmentin bid 1000 mg yan etkileri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-1429925960208336411</id><published>2010-09-11T07:16:00.005+03:00</published><updated>2010-09-11T07:16:05.966+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='LEPONEX [ 100 MG 50 TABLET ]'/><title type='text'>leponex ilacı endikasyonları</title><content type='html'>Daha mnce leponex 100mg ilacının yan etkilerini &lt;a href="http://ilackullanimi.blogspot.com/2009/07/leponex-100mg-ilac-yan-etkileri.html"&gt;leponex ilacı yan etkileri&lt;/a&gt; sayfasında vermiştik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leponex ilacının endikasyonları şöyledir ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leponex tedavisi, klasik nöroleptiklere intolerans gösteren ya da cevap vermeyen, tedaviye dirençli şizofrenik hastalarda endikedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha detaylı bilgi için bloğumuzu inceleyebilrisiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-1429925960208336411?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/1429925960208336411/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/leponex-ilac-endikasyonlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1429925960208336411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1429925960208336411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/leponex-ilac-endikasyonlar.html' title='leponex ilacı endikasyonları'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-6073574200295574699</id><published>2010-09-11T07:16:00.003+03:00</published><updated>2010-09-11T07:16:03.112+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kırışıklıklar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı'/><title type='text'>Dekolte kırışıklıklarına karşı yeşil çay kullanın</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: verdana;font-family:verdana;font-size:100%;"  &gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 153, 0);"&gt;Dekolte kırışıklıklarına yeşil çay&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 0); font-family: verdana;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://kadincaforum.files.wordpress.com/2009/09/dekolte_bakimi.jpg?w=200"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 111px; height: 83px;" src="http://kadincaforum.files.wordpress.com/2009/09/dekolte_bakimi.jpg?w=200" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Cildimiz  çok hassas olduğu için boynumuz ve dekolte bölgemiz ince  çizgilerin öncelikle ortaya çıktığı bölgelerimizdir. Bu çizgilerimizi gidermek için en  etkili çözüm ise  &lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;yeşilçay&lt;/span&gt;dır. &lt;a href="http://www.kadinca-forum.com/blog/dekolte-kirisikliklari-icin-yesil-cay.html#more-4914" class="more-link"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify; color: rgb(0, 0, 0);font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a style="font-family: verdana;" href="http://www.kadinca-forum.com/blog/dekolte-kirisikliklari-icin-yesil-cay.html#more-4914" class="more-link"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a style="font-family: verdana;" href="http://www.kadinca-forum.com/blog/dekolte-kirisikliklari-icin-yesil-cay.html"&gt;Devamını oku &gt;&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-6073574200295574699?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/6073574200295574699/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/dekolte-krsklklarna-kars-yesil-cay.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/6073574200295574699'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/6073574200295574699'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/dekolte-krsklklarna-kars-yesil-cay.html' title='Dekolte kırışıklıklarına karşı yeşil çay kullanın'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-1794993833721199837</id><published>2010-09-11T07:16:00.001+03:00</published><updated>2010-09-11T07:16:01.171+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş genelgesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş tedavisi'/><title type='text'>Maliye'den memurlara diş tedavisi genelgesi</title><content type='html'>Genel Sağlık Sigortası kapsamı dışındaki kamu personeli de özel diş kliniklerine gidebilecek. Bakanlığının bakanlıklara ve valiliklere gönderdiği diş tedavilerine ilişkin genelge şöyle:&lt;br /&gt;Maliye Bakanlığının bakanlıklara ve valiliklere gönderdiği diş tedavilerine ilişkin genelgede, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 29 Mart 2010 tarihli genelgesinde, Genel Sağlık Sigortası kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlandırılan kişilerin, diş tedavisi amacıyla özel sağlık kurum ve kuruluşlarına sevk işlemleri ve buralarda verilen sağlık hizmetlerinin ödenme esaslarının yeniden belirlendiği bildirildi. Genelgede şunlar kaydedildi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Genel Sağlık Sigortası kapsamına devredilmemiş olan ve tedavi giderleri Bakanlığımız tarafından yayımlanan tedavi tebliği hükümlerine göre kurumlarınca karşılanmaya devam edilen kamu personelinden özel sağlık kurumlarına müracaat edebilmeleri mümkün bulunanların, Sosyal Güvenlik Kurumunun 29 Mart 2010 tarihli ve 2010/41 sayılı Genelgesinde belirlenmiş olan usul ve esaslara uyulması kaydıyla, diş tedavisi amacıyla özel sağlık kurumlarına sevk edilmeleri mümkün bulunmaktadır.''&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-1794993833721199837?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/1794993833721199837/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/maliye-memurlara-dis-tedavisi-genelgesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1794993833721199837'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1794993833721199837'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/maliye-memurlara-dis-tedavisi-genelgesi.html' title='Maliye&amp;#39;den memurlara diş tedavisi genelgesi'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-7124456889287773651</id><published>2010-09-11T07:15:00.005+03:00</published><updated>2010-09-11T07:15:58.912+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ERMİŞ AKTAR TAVUK TAŞLIĞI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='BÖBREK TAŞI PARÇALAYAN BİRKİSEL İLAÇ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='BÖBREK TAŞI İÇİN ŞİFALI BİTKİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HÜSEYİN ERMİŞ BÖBREK TAŞI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKTAR HJÜSEYİN ERMİŞ BÖBREK TAŞI'/><title type='text'>HÜSEYİN ERMİŞ BÖBREK TAŞI</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TEr7K29gDsI/AAAAAAAAAvU/P-UVFwOU5N0/s1600/H%C3%9CSEY%C4%B0N+ERM%C4%B0%C5%9E+B%C3%96BREK+TA%C5%9EI.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 387px; FLOAT: left; HEIGHT: 291px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5497482459129843394" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TEr7K29gDsI/AAAAAAAAAvU/P-UVFwOU5N0/s400/H%C3%9CSEY%C4%B0N+ERM%C4%B0%C5%9E+B%C3%96BREK+TA%C5%9EI.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;24 temmuz tarihli Serdemin mutfağı programının konuğu, hüseyin Ermiş, böbrek taşı için oldukça fayda sağlayacak olan çok şifalı önerilerde bulundu. 2 ayrı öneri sunan Hüseyin ermişin 1. önerisi, böbrek taşlarının parçalanmasını sağlıyor. 2. öneri ise, parçalanan taşların, idrar yolu ile atılmasını sağlıyor. Tariflerimizi ermeye başlayalım.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;1. TARİF :&lt;/strong&gt; Dışarıda otlayan tavuk kesilir. Eti yenir. Taşlığın içerisi temizlenir ve zarı ayrılır. Zar kurutulduktan sonra, öğütülüp, toz haline getilir. Sabah akşam, 1 er gr (1 er çay kaşığı) aç karnına yenir.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;2. TARİF ;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;GEREKLİ MALZEMELER :&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 1 tatlı kaşığı atkuyruğu,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 1 tatlı kaşığı altınotu,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 1 tatlı kaşığı bakla unu,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 1 tatlı kaşığı siyah turp tohumu,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 1 tatlı kaşığı tere tohumu,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 1 tatlı kaşığı ayrıkotu kökü,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 2 tatlı kaşığı atın yediği arpa,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 1/2 tatlı kaşığı mısır püskülü,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 6 su bardağı su,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Tüm malzemleri karıştırın. Kaynayan suyun içerisine, 2 çorba kaşığı karışımı karıştırıp, 3 dakika kaynatın. 10-15 dakika demlendirdikten sonra, süzün. gün içerisinde hazırlamış olduğunuz karışımın tamamını için.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-6495006021211765013?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oAXeRX_Q6kqZlOUHBTTWxZO8xsA/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oAXeRX_Q6kqZlOUHBTTWxZO8xsA/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oAXeRX_Q6kqZlOUHBTTWxZO8xsA/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/oAXeRX_Q6kqZlOUHBTTWxZO8xsA/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-7124456889287773651?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/7124456889287773651/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/huseyin-ermis-bobrek-tasi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/7124456889287773651'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/7124456889287773651'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/huseyin-ermis-bobrek-tasi.html' title='HÜSEYİN ERMİŞ BÖBREK TAŞI'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TEr7K29gDsI/AAAAAAAAAvU/P-UVFwOU5N0/s72-c/H%C3%9CSEY%C4%B0N+ERM%C4%B0%C5%9E+B%C3%96BREK+TA%C5%9EI.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-112869627148491138</id><published>2010-09-11T07:15:00.003+03:00</published><updated>2010-09-11T07:15:55.157+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Kusma</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/THy8yzCU1lI/AAAAAAAABuE/yQMOvKvaC14/s1600/kusma.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 235px; height: 245px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/THy8yzCU1lI/AAAAAAAABuE/yQMOvKvaC14/s320/kusma.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5511487624874088018" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Süt bebeklerinde kusma, fizyolojik olayların sınırında yer aldığından, tek başına bir kusmadan mutlaka kaygılanmaya gerek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kusma Biçimleri: Kusmalarla, yenen şeylerin yeniden ağza gelmesini ve geviş getirme hastalığını birbirine karıştırmamak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Gerçek kusmalar:  Karın ve diyafram çizgili kaslarının kasılmasıyla birlikte, mide düz kaslarına bağlı olan mide çeperi kasılmalarının yön değiştirmesi sonucu ortaya çıkarlar. Bu iki hareketin birlikte olmasıyla, mide ağzı açılmaya zorlanır: Midedekiler bütünüyle ya da kısmen, yemek borusu yoluyla dışarı atılır. Görüldüğü gibi bu, kısa süreli bir sıkıntı da yaratabilen etkin bir olaydır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Besinlerin ağza geri gelmesi: Bir öncekinin tersine edilgin bir olaydır: Mide düz kaslarının kasılması sonucu, zorlanma ve belirli bir sıkıntı olmaksızın, az miktarda süt, açık mide ağzından yemek borusuna kaçarak dışarı atılır. Bazı süt bebeklerinde bu sık sık olur, bazılarında azdır, bazılarmdaysa hiç görülmez. Beslenme sırasında ya da beslenme sonrasında görülen bu olayın ortaya çıkışını, bebeğin konumunu apansızın değiştirmek kolaylaştırır. Bebeğin gelişmesine hiç bir şekilde engel oluşturmadığından, tedavi de gerektirmez; bir aylıktan sonra ortadan kalkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kusma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Geviş getirme hastalığı: İşkembelilerin sindirimini akla getiren oldukça özel bir rahatsızlıktır. Özel bir ruhsal davranış içindeki bazı süt bebekleri, bazen bakıcılarının yanlışlarından koşullanarak, yediklerinin bir bölümünü istemli olarak yemek borusundan gerisin geri çıkarıp bir süre keyifli keyifli çiğneme hareketleri (geviş getirme) yaptıktan sonra yeniden yutarlar; bu arada besinin bir bölümü ağızdan dışarı sızabilir. Bebekler bunu çoğunlukla parmaklarını ağızlarına iyice sokarak kolaylaştırırlar ve bu işi genellikle yemekten yaklaşık 30 dakika sonra yaparak, 1-2 saat sürdürürler. En çok, yalnız bırakılan ya da hastanedeki çocuklarda görülen bu hastalığa ruhsal tedavi uygulamak gerekir. Sevecenlik dolu bir bakım, bu bozukluğu çoğunlukla düzeltir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;TEŞHİS&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süt bebeğinin kusmaları anneyi oldukça kaygılandırır. Hekimin göreviyse, kusmaları önleyecek mucizevi bir ilaç vermek değil, çocuğun neden kustuğunu öğrenmektir. Çoğunlukla iyicil olan bu küçük rahatsızlık, bazı koşullarda teşhis bakımından büyük değer taşıyabilir. Bu nedenle, annenin hekime gerekli aydınlatıcı bilgiyi sağlayabilmesi gerekir. Hekimin öğrenmek isteyeceği noktalar şunlardır;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— kusmalar doğumla birlikte mi, yoksa ilk haftalarda ya da ilk aylarda mı başlamıştır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— sık sık mı olmaktadır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— kusmuk miktarı çok mudur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— yemeğin hemen ardından mı, yoksa daha sonra mı olmaktadır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— güç mü, kolay mı olmaktadır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— bazı besinlerin verilmesiyle ilişkili midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— beyaz renkli (yalnızca süt), kırmızı renkli (kan bulaşığı), yoksa yeşil (safra bulaşığı) midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bilgilerin yanısıra, hekime çocuğun gelişme durumu (boy, ağırlık), iştah durumu, varsa sindirim bozuklukları (karın ağrıları, kabız, ishal, kakada kan), enfeksiyon belirtilen ya da ateş olup olmadığı da bildirilmelidir. Hekim, bu bilgilere dayanarak klinik muayeneye yön verecek, röntgen muayenesi ya da biyolojik incelemeler gerekip gerekmediğini kararlaştıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kusma Belirtileri: Sonuç olarak iki ayrı durum ortaya çıkabilir : Kusmalar yeni ve beklenmedik bir olaydır, o zamana kadar sağlıklı bir çocukta, çok çeşitli olabilecek başka rahatsızlıklarla birlikte ortaya çıkmıştır; kusmalar tekrarlamakta ve başlı başına bir hastalık belirtisi oluşturmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1. Apansız kusmalar:&lt;/span&gt; Genellikle 4 nedene bağlı olabilir: Enfeksiyon hastalıkları; beyin hastalıkları, bazı ilaçlar ve organik hastalıklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;a. Enfeksiyon hastalıkları:&lt;/span&gt; Bütün enfeksiyon hastalıklarında kusma görülebilir; tümünü burada saymamıza olanak yoktur; ama, ishalle birlikte ateşli bir hastalık çerçevesi içinde görülen kusmaların, burun-boğaz enfeksiyonunu (özellikle de kulak iltihabıyla birlikteyse), sidikte irin görülüyorsa da sidik yolları enfeksiyonunu akla getirebileceğini söyleyebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;b. Beyin hastalıkları:&lt;/span&gt; Çeşitli hastalıkların yanısıra, bir beyin uru nedeniyle ortaya çıkan kafa içi basıncı artışı sendro-mu, kafa travması, özellikle de beyin zarları iltihapları sayılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;c. İlaçlar:&lt;/span&gt; Bazı ilaçlar da, gerek kişisel bir duyarlık, gerekse doz yüksekliği nedeniyle kusmalara yol açabilir. Bunlar arasında genellikle astım için verilen teofilin, yüksek dozda D vitamini (kusma yapıyor diye D vitamininden vazgeçmemek gerekir, çünkü uygun ölçüde alınan D vitamini tehlikesizdir ve raşitizmi önleyen temel ilaçtır) ve dijitalis sayılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2. Tekrarlayan kusmalar:&lt;/span&gt; Önce, beslenme rejimine tam uyulup uyulmadığının denetlenmesi gerekir: Aşırı beslenme de. yetersiz beslenme de, az ya da çok miktarda kusma yapabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerek organik, gerekse işlevsel anormalliklerin, sistemli biçimde araştırılması gerektiği unutulmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;- Organik hastalıklar:&lt;/span&gt; Bazılarına çok ender raslanır: Kusmalar çok erken başlar. Yeni doğmuş bebeklerde karmaşık bir klinik tablo gösteren barsak tıkanıklığı bunlardandır. Az raslanan öteki organik hastalıklar arasında, ince barsağm doğuştan kapaiı olması, onikiparmak barsağınm doğuştan darlığı ya da bası altında kalması (bebeğin ilk kakası olan mekonyumun barsağı tıkaması, doğuştan kalın barsak büyüklüğü) sayılabilir. Çok sık raslanan iki hastalık vardır: Diyafram fıtığı; mide kapısı darlığı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Diyafram fıtığı:&lt;/span&gt; Midenin küçük ya da büyük bir bölümünün diyaframdaki yuvarlak bir delikten göğüs boşluğu içine kayması sonucu oluşur. Böylece midenin bir bölümü göğüs kafesinin içine girmiş olur. Belirtisi, yaşamın ilk günlerinden başlayarak yemeklerden çok kısa süre sonra görülen ve genellikle kanlı olan kusmalardır. Çoğunlukla, çocuğun genel gelişmesini de etkiler: Ağırlık artışı yavaşlar; çocuğun solgunluğu kansızlık belirtisidir. Bu oluşum bozukluğu ancak, bebeğe özel bir mama yedirilerek sindirim kanalı saydamsızlaştırıldıktan sonra çekilen röntgen filmiyle teşhis edilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedavi, çocuğu, yatağının kenarına tutturulan bir askı sistemiyle dik tutmaya, sık sık ve kıvamlı besin vermeye dayanır. Bu oluşum bozukluğunun tehlikesi, bir süre midede kalmış asit besinlerin sürekli olarak çocuğun ağzına gelmesi sonucu, yemek borusu bozulmalarına, yaralarına ve küçük çaplı kanamalara yol açmasıdır. Yemek borusu mukozasındaki bu süreğen iltihaplanma, uzun sürede yemek borusunun daralmasına neden olarak, çözümü güç bir sorun ortaya çıkarır. Hastalığın ilerlemesini önlemek gerektiğinden, çocuk düzenli bir gözetim altında bulundurulmalıdır. Diyafram fıtıklarının bir bölümü, çocuk 1 yaşına gelmeden kendiliğinden geçer. Geçmezse, 1 yaşından sonra tek çözüm ameliyattır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;- Mide kapısı daralmas&lt;/span&gt;ı: Erkek çocuklarda, kız çocuklara oranla 7-8 kez daha sık raslanan bir anormalliktir. Mide kapısı, midenin bitiş bölümü ile onikiparmak barsağmın başlangıç bölümü arasında, 2 vede 3 sm uzunlukta bir geçittir. Kılıflarından biri, düz kas dokusundan o-luşmuş kapalı bir boru biçimindedir. Daralma mide kapısı kas tabakasının çok büyüyerek, boru biçiminden çıkıp zeytin biçimi almasıyla oluşur. Bu oluşum bozukluğu, doğuştan olmasına karşın, ilk 3 hafta içinde hiç bir rahatsızlık vermez. Serbest ara denen bu dönemden sonra sıklığı, miktarı ve şiddeti gün geçtikçe artan kusmalar başlar; bebek hâlâ iştahlıdır; oldukça renkli olan kakası, miktar olarak azdır. Klinik öykü son derece tipik olduğundan, teşhise yeterlidir. Teşhis, röntgen incelemesiyle de doğrulanırsa, cerrahi girişim kararı verilir. Kolay ve etkili olan ameliyat (mide kapısı açma), mide kapısı borusunun iç çeperine (mukozaya) kadar, aşırı büyümüş bütün kas kütlesini, boru eksenine paralel olarak yarmaya ve geçişi sağlamaya dayanır. Ameliyattan 4 saat sonra, bebek ağızdan beslenmeye başlanabilir. 1908′de uygulanmaya başlanan bu ameliyatta, ölüm oranı aşağı yukarı sıfırdır; oysa eskiden bu oluşum bozukluğu besin alamama nedeniyle ölümle sonuçlanırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; İşlevsel bozukluklar:&lt;/span&gt; Hava yutma (aerofaji) ve mide dönmeleri, kusmaların başlıca iki nedenini oluşturur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;         &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hava yutma:&lt;/span&gt; Süt bebeğinde sık görülür ve kolayca anlaşılır. Bebek, her yemekte önemli miktarda havayı da midesine gönderir, sonra da huzursuzlaşır, kıpırdayıp durur ve bağırır. Ancak geğirdikten sonra rahatlayabilir (zaten anne de biberondan sonra, bebeğin gaz çıkarmasını bekler). Geğirme (gaz çıkarma) sırasında, hava ile birlikte bir miktar süt de çıkabilir-, aşın durumlarda, sütün geri gelmesi çocuğun ağırlık artışını etkileyecek ölçülere varabilir. Bu nedenle, beslenme sırasında ve sonrasında çocuk dik tutularak geğirmesi(bu arada sırtına avuç içiyle hafif hafif vurma da işe yarar ) beklenmeli ya da sıra ile 30 dakika sol yanma, 30 dakika sağ yanına yatırılmalı, gerekiyorsa, yüzükoyun yerleştirilmelidir. Bir başka çözüm yolu da, yemeklerin kıvamını (un ya da özel ilaçlarla) artırmaktır; çünkü yemek sıvı olduğu ölçüde, hava yutma olasılığı yükselecektir. Hava yutma (aerofaji) özel bir durumdur, tehlikesizdir; birkaç ay sonra da kendiliğinden yiter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Mide dönmeleri:&lt;/span&gt; Röntgen incelemesiyle anlaşılır ve zamanla iyiye gider. Çaresi, çocuğu yüzükoyun yatırmak, daha da iyisi ayaklarını yatak düzeyinden daha yüksekte tutarak eğik durumda yatırmak ve başın ayaklardan aşağıda kalmasını sağlamaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;- Süreğen hastalıkların neden olduğu kusmalar:&lt;/span&gt; Süreğen hastalıklar da kusma yapabilir; bu durumda kusmalar, genellikle bu hastalıklara bağlı ikincil belirtilerdir. Metabolizma, böbrek, içsalgı bezleri, barsak hastalıkları ya da belirli bir besini bünyenin kaldıramaması sözkonusu olabilir. Bunlardan hangisi olursa olsun kusmalar, hastalık nedeninin bulunup tedavi edilmesiyle geçecektir. Bu arada, zorla mama verilen süt bebeğinin isteyerek de kusabileceğini belirtelim. Annelerin çoğu, çocuğun beslenmesini bir tutku haline getirirler; çocuk biberonundaki mamayı bitirmek istemezse, arta kalanı 15 vede 20 dakika sonra yedirmeye çalışırlar. Çocuk mama istemediğini çeşitli biçimlerde ve bu arada kusarak belirtir. Biberonun deliği çok büyükse, ağzı sıvı mama ile dolansüt bebeği öksürür ve kendini korumak için kusar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sonuç&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce belirtilen kesin koşullar dışında, kusma olağan bir belirtidir ve kaygılanmaya gerek yoktur. Çocuk güçlü kuvvetli ve mutlu görünüyorsa, ağırlık eğrisi normalse, anneye beslenme konusunda birkaç öğüt, pek çok ilaçtan daha yararlı olur. Aşırı ölçüde ilaç kullanmak kadar, yerli yersiz ve tutarsız biçimde süt çeşidini değiştirmek de iyi değildir. Kusmayı önlemek için «mucize ilaç» yoktur. Önemli olan nedeni bulmaktır; ondan sonra tedavi büyük ölçüde kolaylaşır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-112869627148491138?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/112869627148491138/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/kusma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/112869627148491138'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/112869627148491138'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/kusma.html' title='Kusma'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/THy8yzCU1lI/AAAAAAAABuE/yQMOvKvaC14/s72-c/kusma.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-3878630296796743192</id><published>2010-09-11T07:15:00.001+03:00</published><updated>2010-09-11T07:15:52.390+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKNE TEDAVİSİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKNE NEDİR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='akne'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cilt'/><title type='text'>Akne Nedir</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Akne Nedir&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akne çoğunlukla yüzde, boyunda ve sırtta çıkan kırmızı şişlikler, beyaz noktalar veya siyah noktalardır. Ergenlik dönemindeki değişikliklere neden olan hormonlar da ciltteki gözeneklerin daha fazla yağ (sebum denir) salgılamasına neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akne, ciltteki gözeneklerin sebum ile tıkanması ve burada bakterilerin çoğalıp gözeneğin kızarmasına ve şişmesine neden olmasıdır.&lt;br /&gt;Birçok genç için akne büyümenin normal bir parçasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akneniz olduğunda kendinizi çirkin ya da sıkılgan hissedebilirsiniz; ancak akne tedavi ile kontrol altına alınabilir. Birkaç yıl sonra akne bir sorun olmaktan çıkar. Tedavi yöntemleri ile ilgili daha detaylı bilgi için 533- sayfayı okuyabilirsiniz. Herhangi bir aktivite ya da yemeğin akneye neden olduğuna dair bir kanıt bulunmamaktadır&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-3878630296796743192?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/3878630296796743192/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/akne-nedir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3878630296796743192'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/3878630296796743192'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/akne-nedir.html' title='Akne Nedir'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-8318406985762969824</id><published>2010-09-09T23:59:00.017+03:00</published><updated>2010-09-09T23:59:40.519+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çabuk kilo verme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlıklı beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kilo verme meyve'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayıflama bitkisel tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DİYET'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zayiflama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kilo verme bitkisel tedavi'/><title type='text'>3K İle Hem Tok Kalın, Hem Kilo Verin</title><content type='html'>Yaz mevsimi geldi ve hala forma giremediniz... İşte 3K formülü. Uzmanlar kiraz, kayısı ve karpuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;3K ile hem tok kalıp, hem kilo verebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beslenme Uzmanı Sinem Paker, "Kiraz bağırsak hareketlerini arttırır vücuttan ödem attırıcı ve kanı sulandırıcı özelliği vardır. Karpuz ise hacimce yüksek ama kalori bakımından düşük bir meyve olduğu için tokluk hissi vermesinden dolayı tavsiye ettiğimiz bir meyvedir. Kuru kayısı ve taze kayısı ile bağırsak hareketleri arttırabilir." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Kiraz, karpuz ve kayısı, öğün yerine tüketildiğinde kilo vermeyi hızlandırıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinem Paker, "Öğlen ve akşam yemeklerinde karpuz peynir ve ekmek tüketip, ara öğünlerde kiraz ve kayısı tükettiğimiz zaman kilo verme hızımızda biraz daha artış gözlenebilir." diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak, uzmanlar, bu tür meyve diyetlerini iki haftadan fazla yapmayın uyarısında bulunuyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-8318406985762969824?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/8318406985762969824/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/3k-ile-hem-tok-kaln-hem-kilo-verin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8318406985762969824'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8318406985762969824'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/3k-ile-hem-tok-kaln-hem-kilo-verin.html' title='3K İle Hem Tok Kalın, Hem Kilo Verin'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-4801932443116405693</id><published>2010-09-09T23:59:00.015+03:00</published><updated>2010-09-09T23:59:39.765+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kanseri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saglik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dogal tedaviler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dogal ilaçlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kanser'/><title type='text'>DNA Yapısı Kanserde Etkili</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;DNA'sında "telomer" adı verilen bileşen kısa olan kişilerde kansere yakalanma riskinin daha fazla olabileceği belirlendi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikan Tıp Derneği'nin dergisinde yayımlanan, Avusturya'daki Innsbruck Üniversitesi'nden Peter Willeit ve ekibinin yaptığı araştırma, kromozomların uç kısmında bulunan telomerlerin kısa olmasının kanser riskiyle bağlantılı olabileceğini gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim insanlarının 10 yıl süren araştırmasına 787 kişi katıldı. Akyuvarlardaki telomerlerin uzunluğunu ölçen bilim adamları, araştırma devam ederken katılımcılardan 92'sinin (yüzde 11,7) kansere yakalandığını, bu hastalardan 44'ünün öldüğünü gördü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastalardan telomerleri uzun olanlarda kansere yakalanma sıklığının az, kısa olanlarda fazla olduğu belirlendi. Ayrıca, kısa telomerlere sahip olanların kanserden ölme riskinin de uzun telomerlere sahip olanlardan 11 kat fazla olduğu görüldü. Araştırmacılar, telomerlerin kısalığının kromozomlardaki değişkenliğe bağlı olabileceğini, bu durumun da kanser riskini artırabileceğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Konuya ilişkin makale Fransız "Le Point" dergisinde de yayımlandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Danimarkalı bilim adamları daha önce telomerlerin uzunluğu veya kısalığına göre insanların ömrünün değiştiğini öne sürmüştü. Kromozomların uç kısmında bulunan telomer bölgeleri, her hücre bölünmesinde biraz daha kısalıyor ve belirli bir sayıda bölünme sonunda telomer uzunluğu kritik bir noktaya ulaşarak, hücrenin ''artık bölünmemesi gerektiği'' anlamında bir sinyal oluşturuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telomerlerin her yıl ortalama 21 nükleotid kısaldığı tahmin ediliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-4801932443116405693?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/4801932443116405693/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/dna-yaps-kanserde-etkili.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4801932443116405693'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4801932443116405693'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/dna-yaps-kanserde-etkili.html' title='DNA Yapısı Kanserde Etkili'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-9036306009056847555</id><published>2010-09-09T23:59:00.013+03:00</published><updated>2010-09-09T23:59:37.286+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TRIBUDAT FORTE [ 200 MG 40 TABLET ]'/><title type='text'>tribudat forte ilacı yan etkileri</title><content type='html'>tribudat forte ilacının yan etkileri ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ender olarak, cilt reaksiyonları görüldüğü bildirilmiştir. Nadiren, baş dönmesi ve uyuklama hali gibi yan etkilere neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beklenemyen bir yan etki gördüğünüzde doktorunuza danışınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-9036306009056847555?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/9036306009056847555/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/tribudat-forte-ilac-yan-etkileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/9036306009056847555'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/9036306009056847555'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/tribudat-forte-ilac-yan-etkileri.html' title='tribudat forte ilacı yan etkileri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-8427309685027644995</id><published>2010-09-09T23:59:00.011+03:00</published><updated>2010-09-09T23:59:36.625+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='REMERON [ 30 MG 14 TABLET ]'/><title type='text'>remeron ilacı yan etkileri</title><content type='html'>Remeron ilacı yan etkileri ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Depresyonlu hastalarda doğrudan hastalıkla ilgili birtakım semptomlar görülür. Bu yüzden bazen hangi semptomların hastalığa hangilerinin ilaç tedavisine bağlı olduğundan emin olmak güç olabilir. İlaç tedavisi sırasında en çok bildirilen yan etkiler şunlardır:&lt;br /&gt;- iştah ve kilo artışı,&lt;br /&gt;-uyuklama/sedasyon, genelde tedavinin ilk haftaları içinde görülür.&lt;br /&gt;Nadiren aşağıdaki yan etkiler görülebilir:&lt;br /&gt;ortostatik hipotansiyon,&lt;br /&gt;mani,&lt;br /&gt;-konvulsiyon atakları, tremor, miyoklonüs,&lt;br /&gt;- ödem ve ödeme bağlı kilo artışı,&lt;br /&gt;- akut kemik iliği depresyonu,&lt;br /&gt;-enzim düzeylerinde artış,&lt;br /&gt;- serum transaminaz aktivitelerinde artış,&lt;br /&gt; -deri döküntüsü.&lt;br /&gt;Beklenmeyen bir etki görüldüğünde doktorunuza başvurunuz.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer ilaç bilgileri ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://ilackullanimi.blogspot.com/2009/08/cedrina-ilac-yan-etkileri.html"&gt;Cedrina ilacı yan etkileri&lt;/a&gt;  için tıklayın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-8427309685027644995?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/8427309685027644995/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/remeron-ilac-yan-etkileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8427309685027644995'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8427309685027644995'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/remeron-ilac-yan-etkileri.html' title='remeron ilacı yan etkileri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-4403554852896176654</id><published>2010-09-09T23:59:00.009+03:00</published><updated>2010-09-09T23:59:34.437+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haberler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='www.indirim-muhendisi.com'/><title type='text'>www.indirimmuhendisi.com</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.indirim-muhendisi.com/"&gt;&lt;span style=";font-family:verdana;font-size:100%;"  &gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);" mce_=""&gt;&lt;b&gt;www.indirimmuhendisi.com&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;p mce_=""  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_zobBdeNqqfs/TIChiNr8gmI/AAAAAAAAIdQ/huK9TjnvPfY/s1600/indirim+m%C3%BChendisi.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 111px; height: 132px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zobBdeNqqfs/TIChiNr8gmI/AAAAAAAAIdQ/huK9TjnvPfY/s200/indirim+m%C3%BChendisi.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5512583553063092834" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Atv nin sevilen dizisi Çocuklar duymasın'nın sevilen karakterleri müsteşar Kemal bey'in yeni lakabı &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 153, 0);font-size:100%;" &gt;indirim mühendisi&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p mce_=""  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;indirim mühendisi Kemal bey'in dizide açtığı web sitesi &lt;/span&gt;&lt;span mce_="" style="color: rgb(238, 16, 38);font-size:100%;" &gt;&lt;a href="http://www.indirim-muhendisi.com/"&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);" mce_=""&gt;&lt;b&gt;www.indirimmuhendisi.com&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;sitesi gerçek hayatta da yakında hizmete girecek.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p mce_=""  style="text-align: justify;font-family:verdana;"&gt;&lt;span mce_="" style="color: rgb(238, 16, 38);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);" mce_=""&gt;&lt;b&gt;indirimmuhendisi.com&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Büyük olasılıkla  bir e-alışveriş sitesi olacak. Dizi henüz yayınlanmadan sitenin  ismi alınmış, şu an kurulma aşamasında.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-4403554852896176654?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/4403554852896176654/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/wwwindirimmuhendisicom.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4403554852896176654'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4403554852896176654'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/wwwindirimmuhendisicom.html' title='www.indirimmuhendisi.com'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zobBdeNqqfs/TIChiNr8gmI/AAAAAAAAIdQ/huK9TjnvPfY/s72-c/indirim+m%C3%BChendisi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-493897178751565689</id><published>2010-09-09T23:59:00.007+03:00</published><updated>2010-09-09T23:59:32.530+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yükselme sınavları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='görevde yükselme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sınavlar'/><title type='text'>Görevde yükselme sınavı ile ilgili duyuru</title><content type='html'>Sağlık Bakanlığın Personeli İçin 24 Temmuz 2010 Tarihinde Yapılan Görevde Yükselme Sınav Sonuçları İle İlgili Duyuru&lt;br /&gt;Sağlık Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği hükümleri ile 26.10.2009 tarih ve 199906 sayılı Makam Onayı gereğince, Bakanlığımız Merkez ve Taşra Teşkilatı ile Döner Sermaye teşkilatında halen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olarak görev yapmakta olan personel için 24 Temmuz 2010 tarihinde Görevde Yükselme Sınavı yapılmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınav sonuçları Milli Eğitim Bakanlığının www.meb.gov.tr internet adresinde yayınlanmıştır. Sınav sonuçlarına ilişkin itirazlar sonuçların yayınlanmasından sonra en geç 10 (On) iş günü içerisinde Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğüne dilekçe ile yapılacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtirazların incelemeye alınabilmesi için T.C. Ziraat Bankası Beşevler Ankara Şubesindeki MEB. Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi’nin TR690001000799054952185001 numaralı hesabına 10 (on) YTL inceleme ücretinin yatırılması ve itiraz dilekçesine banka dekontu eklenerek Personel Genel Müdürlüğüne müracaat edilmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınav sonuçlarına itiraz dilekçeleri Bakanlığımız Personel Genel Müdürlüğünün 0312 585 16 35 numarasına faks çekilerek, dilekçelerin aslı 15 Eylül 2010 Çarşamba günü saat 18:00’ e kadar Sağlık Bakanlığı Genel Evrak Şube Müdürlüğü’nde olacak şekilde Mithatpaşa Caddesi No: 3 06434 Sıhhiye, ANKARA adresine gönderilecektir. Dilekçede T.C. Kimlik Numarası, Adı, Soyadı, imza ve açık adresi olmayan, ekinde banka dekontu bulunmayan ve süresi geçtikten sonra yapılan başvurular dikkate alınmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlgililere Duyurulur &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;&lt;a href="http://personel.saglik.gov.tr/"&gt;http://personel.saglik.gov.tr/&lt;/a&gt; sitesinden alıntıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-493897178751565689?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/493897178751565689/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/gorevde-yukselme-snav-ile-ilgili-duyuru.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/493897178751565689'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/493897178751565689'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/gorevde-yukselme-snav-ile-ilgili-duyuru.html' title='Görevde yükselme sınavı ile ilgili duyuru'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-8693581030175940612</id><published>2010-09-09T23:59:00.005+03:00</published><updated>2010-09-09T23:59:30.011+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ZONA İÇİN BİTKİSEL ÇÖZÜM'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ZONA İÇİN ŞİFALI BİTKİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ZONAYA İYİ GELEN BİTKİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ZONA NEDİR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ZONA İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ'/><title type='text'>HÜSEYİN ERMİŞ ZONA BİTKİSEL TEDAVİSİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TEr_1z3BvFI/AAAAAAAAAvc/_Ry5kZyKI6M/s1600/ZONA+%C4%B0%C3%87%C4%B0N+B%C4%B0TK%C4%B0SEL+TEDAV%C4%B0.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 300px; FLOAT: left; HEIGHT: 230px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5497487595078270034" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TEr_1z3BvFI/AAAAAAAAAvc/_Ry5kZyKI6M/s400/ZONA+%C4%B0%C3%87%C4%B0N+B%C4%B0TK%C4%B0SEL+TEDAV%C4%B0.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Gece yanığı olarak da adlandırılan, zona, sinirucu iltihabı anlamına gelir. Daha çok, sinir stres sonrası görülen bir hastalıktır. Zona için, tıbbi tedavinin yanısıra, bitkisel ilaçlardan da faydalanmak mümkündür. Aktar Hüseyin Ermiş, zona için çok fayda sağlayan, şifalı bir macun tarifi verdi.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;GEREKLİ MALZEMELER :&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 2 çorba kaşığı bakla unu,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 1 çorba kaşığı arı poleni,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 1 çorba kaşığı toz kişniş,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 1,5 çorba kaşığı keten tohumu yağı,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 500 gr çiçek balı,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ :&lt;/strong&gt; Bal hariç, tüm malzemeleri, tahta bir kaşık ile iyice karıştırın. Balı da üzerine ekleyip, macun haline getirin. Günde 2 defa, aç karnına, 1 er tatlı kaşığı tüketin. Oda sıcaklığında, güneş görmeyen bir yerde saklayın.Bu macuna ek olarak, akşam yatmadan önce, 1 çorba kaşığı bakla ununu, 1 kase yoğurdun içine karıştırıp, 10 dakika bekletin. Yavaş yavaş yiyin.Bu iki kürü, iyileşinceye kadar kullanın.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-2787264189150599587?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DAtJUMcQdTCTXoudOauaRGqpiH0/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DAtJUMcQdTCTXoudOauaRGqpiH0/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DAtJUMcQdTCTXoudOauaRGqpiH0/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/DAtJUMcQdTCTXoudOauaRGqpiH0/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-8693581030175940612?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/8693581030175940612/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/huseyin-ermis-zona-bitkisel-tedavisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8693581030175940612'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8693581030175940612'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/huseyin-ermis-zona-bitkisel-tedavisi.html' title='HÜSEYİN ERMİŞ ZONA BİTKİSEL TEDAVİSİ'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TEr_1z3BvFI/AAAAAAAAAvc/_Ry5kZyKI6M/s72-c/ZONA+%C4%B0%C3%87%C4%B0N+B%C4%B0TK%C4%B0SEL+TEDAV%C4%B0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-9152706077142360610</id><published>2010-09-09T23:59:00.003+03:00</published><updated>2010-09-09T23:59:25.350+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>İshal</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/THzApivvbII/AAAAAAAABuM/cGkSHJZ6ITo/s1600/cocuklarda-%C4%B0shal.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 300px; height: 314px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/THzApivvbII/AAAAAAAABuM/cGkSHJZ6ITo/s320/cocuklarda-%C4%B0shal.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5511491863928859778" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Süt çocuğunun çok hızlı ve sıvı kaka çıkarmasına ivegen ishal adı verilir. Nedeni, besinlerin bağırsaktan geçişinin hızlanmasıdır. Geçiş süresi, normal olarak, ince barsak için 6 saat, kalın barsak için 20 saattir. İvegen ishalde, geçiş süresinin kısalmasıyla birlikte, bağırsak mukozası salgısında da artma görülür. Bu yüzden, ivegen ishale yakalanmış süt bebeği, günlük besininin 2-3 katı kaka çıkarabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Normal bir bebek, doğduğu ilk hafta içinde günde 4 kez kaka yapar; daha sonraları, anne sütüyle besleniyorsa, emzirme sırasında ya da sonrasında günde 3 vede 4 kez sarı renkte ve yumuşak kaka çıkarır. İnek sütüyle beslenen bebeklerde kaka daha azdır; kabızlık da görülebilir (günde yalnızca 2-3 kez kaka çıkarma). Kakalar sert ve çıkış ağrılı olabilir, ama genellikle kaygılanmaya gerek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cocuklarda İshal&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;NEDENLER&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İvegen ishal nedenlerinin başlıcası, enfeksiyon kökenli mide barsak iltihaplarıdır. Kakadaki mikropların besi yerinde üretilmesi, genellikle sorumlu mikrobu ortaya çıkarır (süt bebeklerinin toplu halde bulundukları yerlerde baş gösteren salgınların gözetiminde de büyük yarar sağlar) ve tedavide kullanılacak antibiyotiğin seçimine de ışık tutabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kültürde salmonella, şigella ve bazı kolibasili türleri görülürse, enfeksiyona bunların neden olduğu kuşku götürmez. Stafilokok çıkarsa (bağırsağın mikrop örtüsünde denge öğesi olarak bulunması normaldir), tek sorumlunun o olmadığı ve proteus, piyosiyonoz basili gibi başka etkenlerin de bulunduğu anlaşılır. Ama hasta bebeklerin yarısında, kakadaki mikroplan besiyerinde üretme çabası sonuç vermez. Bu yüzden, bedenin başka bölgelerinde de virüs belirtileri (burun-boğaz iltihabı, lenf düğümleri büyümeleri, döküntüler) varsa, ishalin virüs kökenli olduğu düşünülebilir. Bebeklerin kakalarında mantarların üremesi, genellikle birincil bir hastalık değil, iyi bir sindirim için gerekli barsak mikrop örtüsünün, uzun süreli ve aşırı antibiyotik tedavisi sonucu zayıfladığının ya da yıkıldığının belirtisidir. Bağırsak enfeksiyonu dışında öteki sistem hastalıkları da, günümüzde eskiden olduğundan daha az raslanmakla birlikte, hâlâ görülebilmektedir. Burun-boğaz, kulak, sidik sistemi iltihaplarıyla birlikte, çoğunlukla ishal de görülür. Asıl nedeni oluşturan hastalığın tedavisiyle, sindirim bozuklukları da iyileştirilebilir. Sözgelimi, irinli bir kulak iltihabının boşaltılmasıyla, ishalde de hızlı bir iyileşme görülür. İvegen ishallerin kökeninde beslenme yanlışları, bünyesel bir enzim eksikliği gibi nedenlere de çok sık raslanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;TEŞHİS&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Klinik Belirtiler:&lt;/span&gt; İshal, gözden kaçırılmaması gereken bir tehlike işaretidir. Ciddi sonuçların önünü almanın en iyi yolu da hızlı tedavidir. Çoğunlukla enfeksiyon kökenli olan ivegen ishalden önce, bazen sinirlilik, iştahsızlık, hafif bir ateş, bulantı, kusma gibi ön belirtiler görülebilir. Başlangıç bazen apansızdır. Çocuk birkaç dakika içinde büyük ölçüde su yitirebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Klinik Muayeneler:&lt;/span&gt; Muayenede karnın hafifçe şiştiği, kakanın asitliği sonucu kabaetlerin tahriş olduğu görülür. Ka-kak çıkarma sayısı günde 8-10′u bulabilir (hattâ daha fazla). Kaka sıvılaşmıştır, apansızın fışkırır; sulu, sümüksü olabilir; kanla karışık mukoza tabakası kalıntıları içerebilir. Anneleri çok korkutan yeşil renk, barsaktan geçişin çabukluğu nedeniyle safra salgısının kakanın rengini değiştirecek vakit bulamamış olmasından ileri gelir. Ciddi ishallerde, kakanın yeşil renkli olduğu doğru olmakla birlikte, normal kakanın da havayla temasta yeşilimsi renk aldığı unutulmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;EVRİM&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Apansız biçimde çocuğun geleceğini tehlikeye düşürebileceğinden, her ishal ciddi sayılır. Bu yüzden, ciddi bir bilanço yapılmalı ve kaka sayısı belirlenmelidir. Çocuk günde yalnızca 5-6 kez kaka yapıyorsa, bunun zararsız bir ishal olduğu söylenebilir. Kusmalarla birlikte olması, gerek beslenmeyi, gerekse tedaviyi zorlaştırarak durumu cid-dileştirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek gözetim öğesi, bebeğin kilo durumunun gidişidir, İshal durumunda çocuğun günde 2 kez tartılması gerekir. Kilo yitimi yüzde 5′in üstündeyse, özellikle ishalle birlikte kusma da görülen durumlarda, ishal ciddi demektir. Yüzde 10′u aşan kilo yitimi (sözgelimi 5 kg ağırlığındaki bir bebekte 500 gr’dan fazlası), çocuğun hemen hastaneye kaldırılmasını gerektirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;TEDAVİ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ciddi ishallerin tedavisi, su yitimi tedavisiyle birliktedir. Çünkü önemli sorun, su yitiminin önlenmesidir. Süt bebeği ishal olduğunda, yapılacak iş, bir yandan her türlü sütlü ve unlu besini hemen keserken, öte yandan da, çocuğun günlük sıvı gereksinimi kilo başına 150 mililitre (150 mlt/kg) temeline ^göre hesaplanarak, bünyenin yeterli miktarda su almasını sağlamaktır. Bu, çeşitli biçimlerde gerçekleştirilebilir: Pirinç suyu, havuç çorbası ya da kaynatılmış keçiboynuzu suyu. Havuç çorbası çok iyi sonuç vermekle birlikte, fıtıklı çocuklara verilmemesi daha iyi olur. Havuç çorbasının başlıca sakıncası, barsaklardan geçerken fıtığın oluşturduğu daralma bölgesinde beklenmedik bir yavaşlama sonucu ya da barsakların dirsek yaptığı herhangi bir yerde havuç posası birikmesi sonucu tıkanma (çok daha ender raslanır) olasılığıdır. Fıtıklı çocuklar dışında bebeklerdeki ishalin tedavisinde olumlu sonuçlar elde etmeyi sağlayan havuç çorbasının, kakada ishalimsi bir durum görülür görülmez verilmesi ciddi sonuçları önleyebileceğinden, nasıl hazırlanacağının bilinmesinde yarar vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Havuç çorbasının hazırlanışı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarım kilo havuç, üstü kazınmış ve doğranmış olarak bir litre maden suyuna (ya da suya) konur, bir tutam tuz eklenerek bir saat süreyle pişirilir. Bir saatin sonunda, buharlaşmış olan su miktarı yeniden eklenir ve sebze değirmeninde ya da çatalla ezilir (mikserde değil). Emziğin deliği büyütülerek, soğuk halde biberona konur (düdüklü tencerede hazırlanıyorsa 500 gr havucun 600 santilitre su içinde 15 dakika pişirilmesi gerekir). Havuç çorbası buzdolabında saklanmalı ve hazırlandığı gün verilmelidir. Bir gün önce hazırlanmış havuç çorbasının verilmesi tehlikeli olabilir. Daha büyük süt çocuklarına, havuç püresi, haşlanmış pirinç, rendelenmiş çiğ elma, dövülmüş muz (iyice olgun olması koşuluyla) ezmesi verilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebek çok su yitirmişse, besin almıyor ve kusuyorsa, yitirilen su ancak damardan serum takılarak ödünlenebilir. Bunun için, bebeğin mutlaka hastaneye kaldırılması gereklidir. İlk havuç püresi biberonu verildikten birkaç saat sonra, hâlâ sıvı kıvamda olan kaka «havuç» rengi alır, daha sonra da koyulaşır; yaklaşık 24 saat sonra (bazen daha geç, bazen daha erken), çocuğun altı değiştirilirken, kabaetlerine kalıp gibi yapışık olarak ya da kabaetler arasında galeta biçimi almış havuç artıkları bulunur. Bu andan başlanarak yavaş yavaş, havuç çorbasına hazır mama ya da süt tozu eklenmeye başlanabilir. İshal tekrarlarsa, geri dönüş yapıp hazır mama (ya da süt tozu) miktarını azaltmak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen, birkaç hafta süreyle havuç çorbasının yanısıra, normal miktarda hazır mama içeren biberonlar hazırlamak gerekir. Bu durumda unutulmaması gereken iki nokta vardır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—  hazır mama zaten tuzlu olduğundan, havuç çorbasına ayrıca tuz konmamalıdır; tuz fazlası sakıncalı olabilir;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—  bebeğin derisi havuç pigmentlerini (karo-ten) tutarak portakalımsı bir renk alabilir. Bu durumu sarılıkla karıştırmamak gerekir; hiç bir sakıncası da yoktur, ciltteki pigmentler zamanla yokolur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlaçla ishal tedavisi, tek başına pek fazla yarar sağlamaz. Barsak mikroplarını etkileyen bazı antibiyotikler yararlıdır. Barsak mukozası tarafından emilmediklerinden alerjiye neden olmaz ve barsakta büyük miktarlara ulaşırlar. İshalli süt bebeğine fitil vermenin yararsızlığı ortadadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-9152706077142360610?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/9152706077142360610/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/ishal.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/9152706077142360610'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/9152706077142360610'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/ishal.html' title='İshal'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/THzApivvbII/AAAAAAAABuM/cGkSHJZ6ITo/s72-c/cocuklarda-%C4%B0shal.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-8324544156705780265</id><published>2010-09-09T23:59:00.001+03:00</published><updated>2010-09-09T23:59:22.975+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt lekeleri kurtulmanın yolu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt lekeleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt bakım sırrı'/><title type='text'>Cilt Lekelerinden Kurtulmanın Yolları</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Cilt Lekelerinden Kurtulmanın Yolları&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazın tadı gerçekten bir başka oluyor. Deniz, kum güneş… Fakat her güzelliğin de bir sıkıntısı mutlaka vardır. Bu sıkıntılardan en öenlilerinden biri de ciltteki lekelerin koyulaşarak artması…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneş koruyucu kremlerin yetersiz kalması, koruyucuları sık sık yineleme, yazın deriyi güneşe karşı hassaslaştıran ilaç kullanımı yaz aylarında lekelerin çoğalmasına sebep oluyor. Lekelerin koyulaşması, doktorlara başvuran hasta sayısının sonbahar aylarında artmasına neden oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat bundan korkmayın! Cildinizin lekesiz ve canlı olmasını sağlamak yine sizin kendi elinizde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cildin lekesiz ve daha canlı görünmesini sağlamak amacıyla A vitamini, hidrokinon, arbutin, meyve ve sebze asitleri, kojik asit, fitik asit, azelaik asit, C vitamini gibi maddelerden yararlandıklarını ifade eden Dr. Okan, sözlerine şöyle devam etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Sonbahar ayları peeling için uygun vakittir. Yaz boyunca ciltte meydana gelen ölü cilt artıkları, mat görüntü peelingle uzaklaştırılır, cilt renginde açılma oluşur. Peeling işlemi derinlik seviyesine göre hafif, orta, derin olmak üzere tasnif edilir. Yüzeysel peeling veya diğer adıyla hafif peeling işleminde çoğunlukla alfa hidroksi asitler, beta hidroksi asitler ve Jessner solüsyonu tercih edilir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PEELİNG ÇEŞİTLERİ NELERDİR ?&lt;br /&gt;* Yüzeysel Peeling: Hafif derecede olan lekeler, ince kırışıklıkların giderilmesi ve çok yüzeyel akne izleri için kullanılır. Peeling işlemi sonrası yara iyileşme süresi kısadır. Kişinin günlük aktivitelerinde kısıtlamaya çok fazla neden olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Orta Peeling: Orta şiddetde olan akne izlerinin giderilmesinde, derideki pürüzlerin ortadan kaldırılmasında, ince kırışıklıkların giderilmesinde ve uygun vakalarda lekelerin açılmasında kullanılan peeling çeşitidir. En sık TCA (Trichloro acetic acid) tercih edilir. Orta peeling yüzeysel peelinge göre daha etkili olup daha iyi sonuçlar elde edilmektedir. Tercih edilecek TCA yönteminde asidin derinin hangi tabakasına ulaşıldığının bilinmesi olası komplikasyon riskini en aza indirmektedir. Yara iyileşme süresi yaklaşık bir haftadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derin Peeling: Derin kırışıklar ve derin akne izlerinde tercih edilen peeling çeşididir. En sık fenol(phenol) tercih edilir. Anestezi altında yapılan bir işlemdir. Yara iyileşme süresi diğer peeling çeşitlerine göre daha uzundur. Peeling sonrası yara bakımı çok önem taşımaktadır. Açık tenli kişilerde özellikle tercih edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CİLDİ SOYMAK RİSKLERİ AZALTIYOR&lt;br /&gt;* Peeling öncesi cildi peelinge hazırlayan ürün kullanımı soyma işleminin etkilerini artırmakta, işlem sonrası gelişebilecek olası riskleri azaltmaktadır.&lt;br /&gt;* Soyma işlemi mutlaka dermatolog yada estetik cerrah gözetiminde uygulanmalıdır.&lt;br /&gt;* Güneş koruyucu kullanımı soyma işlemi sonrası çok önemlidir.&lt;br /&gt;* Hatta kullanılacak fondöten ve nemlendiricilerin bile güneş koruyucu içermesine dikkat edilmelidir.&lt;br /&gt;* Peeling işleminin sıklığı bireyin cilt yapısı ve yapılan peeling yönteminin çeşidine göre belirlenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEMLENDİRİCİYE DİKKAT: DOĞRU SEÇİM HER ZAMAN ÇOK ÖNEMLİ&lt;br /&gt;Yazın bitimiyle birlikte kişiler kullandıkları cilt bakım ürünlerinde değişiklik yapmalıdır. Kullanılacak cilt temizleyicilerinin ve nemlendiricilerin kişinin cilt yapısına uygun olması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Karma ve kuru cildi olan kişiler alkol içermeyen temizleyici ve tonikleri tercih etmelidir.&lt;br /&gt;* Yoğun nemlendiriciler ve nem maskeleri kuru cildi olan kişilerin, su bazlı, non komedogenik nemlendiriciler ise karma ve yağlı cilt yapısına sahip kişilerin kullanması gereken cilt bakım ürünleridir.&lt;br /&gt;* Güneşin zararlı etkileri tüm yıl boyunca devam ettiğinden, dışsal yaşlanmaya sebep olan en önemli faktörün güneş ışınları olduğu kabul edildiğinden, güneş koruyucu kullanımına sonbaharda da devam edilmelidir. Kullanılacak koruyucu yaza göre daha düşük faktörlü olabilir.&lt;br /&gt;* Yaz aylarında cilt lekelerinde koyulaşma gözlenir. Güneş koruyucu kullanımındaki yetersizlik, koruyucu sürülmesini tekrarlamama, yazın cildi güneşe karşı hassaslaştıran ilaç kullanımı lekelerin artmasına sebep olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-8324544156705780265?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/8324544156705780265/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/cilt-lekelerinden-kurtulmann-yollar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8324544156705780265'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8324544156705780265'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/cilt-lekelerinden-kurtulmann-yollar.html' title='Cilt Lekelerinden Kurtulmanın Yolları'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-6310431295821401696</id><published>2010-09-08T18:20:00.017+03:00</published><updated>2010-09-08T18:20:34.100+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='egzema'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='egzema bitkisel tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='astım şifalı bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='astım tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='astım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='egzema şifalı bitki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='egzema tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='egzema dogal tedavi'/><title type='text'>Çocuk Egzamasında Astım Riski</title><content type='html'>Uzmanlar, çevresel faktörlerin de etkisiyle son yıllarda artış gösteren atopik dermatitli çocuklarda, özellikle inek sütü, buğday, yumurta ve soyaya karşı yüzde 75-90 oranında reaksiyon gelişebildiği; büyük çocuklarda da yer fıstığı, fındık, ceviz, balık ve kabuklu deniz hayvanlarına karşı duyarlılık görülebildiği uyarısında bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlık Bakanlığı Dr. Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk Alerji Klinik Şefi Doç. Dr. İlknur Bostancı, atopik dermatitin çocukluk çağının en sık görülen kronik, kaşıntılı alerjik deri hastalığı olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atopik dermatitin, hayatın ilerleyen evrelerinde gelişecek diğer alerjik hastalıkların ilk belirtisi olabileceğine dikkati çeken Bostancı, ''Çocuklukta görülen atopik dermatit bulguları deri ile sınırlı kalmayıp, astım ve alerjik rinit (bahar alerjisi) diğer alerjik hastalıklar için yatkınlık yaratmaktadır. Deri bulguları geçse dahi hastalık iyi tedavi edilmediğinde çocukta ilerleyen dönemde diğer alerjik hastalıkların görülme riski yüksektir. Hastaların yüzde 50'den fazlasında astım, yaklaşık yüzde 75'inde alerjik rinit gelişebilmektedir'' diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bostancı, atopik dermatitin görülme sıklığının son 30 yılda sanayileşmiş ülkelerde yaklaşık üç kat arttığını belirten Bostancı, atopik dermatitin, çocukluk döneminde yüzde 10-20, erişkin dönemde yüzde 1-3 oranında görüldüğünü, tüm vakaların yüzde 85'inde hastalığın 5 yaşından önce başladığını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bostancı'nın verdiği bilgiye göre, hastalığın bulguları genellikle 6 ay ila 2 yaş arasında çıkıyor. Özellikle yüzde başlayıp, eklem yerlerinde, kulak arkasında ve gövdede de beliren kaşıntılı, kuru, kırmızı lezyonlar şeklinde görülüyor. Sıklıkla beyaz tenlilerin ciltleri son derece hassas oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hastalığa ilişkin tedavi, bulguların görüldüğü deri üzerinde yapılıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel önlem olarak hastalara pamuklu, bedeni sıkmayan ve rahat giysileri tercih etmeleri, aşırı sıcak ve nemden kaçınmaları, terlemenin azaltılması tavsiye ediliyor. Banyoda sabun yerine yağsız temizleyiciler kullanılması, elbiseler ve yatak çarşaflarının sabun tozu ile yıkanması, iyi durulanması, yumuşatıcı kullanılmaması öneriliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-6310431295821401696?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/6310431295821401696/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/cocuk-egzamasnda-astm-riski.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/6310431295821401696'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/6310431295821401696'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/cocuk-egzamasnda-astm-riski.html' title='Çocuk Egzamasında Astım Riski'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-640708925508432308</id><published>2010-09-08T18:20:00.015+03:00</published><updated>2010-09-08T18:20:33.290+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dogal tedaviler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dogal ilaçlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuklar bitkisel tedavi'/><title type='text'>Bilgisayarlar, Çocuklar İçin Büyük Tehlike</title><content type='html'>Uzmanlara göre sokakta koşup oynayan çocuklar, bilgisayar başındaki yaşıtlarına göre daha uzun boylu ve sağlıklı oluyor. Bilgisayar ve televizyonun özellikle çalışan anne babaların çocukları için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten uzmanlar, aileleri çocuklarının zamanlarını dışarıda geçirmesi yönünde uyarıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz tatilinde zamanını dışarıda koşup oynayarak geçiren çocukların, bilgisayar başında oturan yaşıtlarına kıyasla daha güçlü kemiklere sahip, daha uzun ve daha sağlıklı oldukları belirlendi.&lt;br /&gt;Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Burcu Sönmez, aileleri çocuklarının yaz aylarında özgürce koşup oynamaları konusunda uyarıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Sönmez, "Çocukların bilgisayar karşısında kiloları artar. Oysa zıplayıp koşarak oyun oynarlarsa kemik yapımları güçlenir. İskeletin yapıtaşı kemiklerdir. Kemiklerin de yaşayan diğer dokular gibi, yapım- yıkım döngüleri vardır: kemik bir yandan üretilirken, bir yandan da yıkılır. Çocukluk döneminde büyüme devam ettiğinden kemik yapımı, yıkım hızından fazladır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu süreçte, kemiğin uyarılması sağlandığında büyüme destekleneceği gibi, kemiğin hiç uyarılmaması durumunda da büyüme daha yavaş seyreder" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Sönmez, yaz mevsiminde çocukların güneşten mümkün olduğunca yararlanmaları tavsiyesinde bulunarak, şunları söyledi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Güneş, tene değdiğinde D vitaminini aktive eder. D vitamini de böbrek ve bağırsaklardan kalsiyum emilini uyarır. Uyku sırasında salınan büyüme hormonu da devreye girince çocuklarımızda beklediğimiz "büyüme" en güzel şekli ile meydana gelir. Çocuklarımıza "Yemek, güneş, uyku" sloganı bu bilgilerle anlatılmalı, hatırlatılmalı ve bu sloganla birlikte onların bol bol oyun oynamaları ve hareket etmeleri teşvik edilmelidir. Tabii bu arada öğlen güneşinden sakınılması ve mutlaka uygun koruyucu kremler kullanılması gerektiği de unutulmamalı."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-640708925508432308?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/640708925508432308/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/bilgisayarlar-cocuklar-icin-buyuk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/640708925508432308'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/640708925508432308'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/bilgisayarlar-cocuklar-icin-buyuk.html' title='Bilgisayarlar, Çocuklar İçin Büyük Tehlike'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-4413456880568395557</id><published>2010-09-08T18:20:00.013+03:00</published><updated>2010-09-08T18:20:30.940+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MINOSET [ PLUS 20 TABLET ]'/><title type='text'>minoset plus kullanımı</title><content type='html'>&lt;a href="http://ilackullanimi.blogspot.com/2009/07/minoset-plus-yan-etkileri.html"&gt;Minoset plus ilacının yan etkileri&lt;/a&gt;ni görmek için tıklayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek doz Erişkinler: 1-2 tablet 12-16 yaş arası adolesanlar: 1 tablet Gerektiğinde 24 saat içinde üç tek doza kadar alınabilir. Tabletler bol miktarda su veya bir başka içecek ile alınmalıdır. Doz Aşımı Parasetamol doz aşımı sonrasında zehirlenme belirtileri 24-48 saat içinde ortaya çıkar; ancak söz konusu belirtilerin ortaya çıkması daha da gecikebilir. Birlikte alkol alınması halinde zehirlenme olasılığı daha yüksektir. Karaciğer hasarı (hepatoselüler nekroz), karaciğer fonksiyon bozukluğu görülebilir ve karaciğer komasına ilerleyebilir. Karaciğer hasarına bağlı klinik belirtiler, yüksek doz alındıktan 2-4 gün sonrasına kadar ortaya çıkmayabilir. Aşırı doz parasetamol alındığından şüphe edildiğinde ilk 6 saat içinde midenin yıkanması önerilir. Sitotoksik etkiler, mümkünse aşırı dozun alınmasını izleyen ilk 8 saat içinde sisteamin veya N-asetilsistein gibi sülfhidril bileşiklerinin intravenöz yolla verilmesi sayesinde azaltılabilir. Birkaç vakada aşırı doz parasetamol alınmasından sonra akut böbrek yetmezliği bildirilmiştir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-4413456880568395557?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/4413456880568395557/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/minoset-plus-kullanm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4413456880568395557'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4413456880568395557'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/minoset-plus-kullanm.html' title='minoset plus kullanımı'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-4760733811080044131</id><published>2010-09-08T18:20:00.011+03:00</published><updated>2010-09-08T18:20:30.207+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KARBEROL [ 200 MG 20 TABLET ]'/><title type='text'>karberol 200mb yan etkileri</title><content type='html'>karberol ilacı Antiepileptik  ilaçtır. *8699523010188*  barkod numarası ile satılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karberol 200 mg ilacı yan etkileri ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karbamazepin, genellikle iyi talere edilmesine rağmen, tedavinin başlangıcında, baş dönmesi, baş ağrısı, bulantı, iştahsızlık, diyare veya kabızlık, uyku hali, ağız kuruluğu, ataksi, diplopi, hiponatremi, konfüzyon görülebilir. Bu yan etkiler 1-2 hafta içinde kendiliğinden düzelir. Ayrıca nadir olarak, allerjik deri reaksiyonları, Stevens-Johnson sendromu, lokal eksfolyatif dermatit, toksik epidermal nekroliz, saç dökülmesi, lökopeni, trombositopeni, aplastik anemi, agranülositoz, kardiyak impuls, kalpte iletim bozuklukları, hepatit, proteinüri ve lenf nodülü şişliği bildirilmişt&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-4760733811080044131?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/4760733811080044131/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/karberol-200mb-yan-etkileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4760733811080044131'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4760733811080044131'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/karberol-200mb-yan-etkileri.html' title='karberol 200mb yan etkileri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-8508867324420736448</id><published>2010-09-08T18:20:00.009+03:00</published><updated>2010-09-08T18:20:28.106+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beslenme'/><title type='text'>neyi nasıl saklamalıyız</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.kadinca-forum.com/blog/wp-content/uploads/2010/09/21542008165159_4253-106x150.jpg"&gt;&lt;img style="float: right; margin: 0pt 0pt 10px 10px; cursor: pointer; width: 106px; height: 150px;" src="http://www.kadinca-forum.com/blog/wp-content/uploads/2010/09/21542008165159_4253-106x150.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 102, 0);"&gt;&lt;strong&gt;neyi nasıl saklamalıyız&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;p style="text-align: justify;"&gt;Hangi gıda maddesini   nasıl saklamanız gerektiğini biliyor musunuz? Satın aldığınız gıda maddelerinin daha   uzun süre dayanabilmesi için bazı püf noktalarına uymak gerekir.&lt;/p&gt; &lt;p style="text-align: justify;"&gt;İşte uzmanların hangi gıdayı nasıl saklamamız gerektiği konusunda bazı  önerileri: &lt;a href="http://www.kadinca-forum.com/blog/neyi-nasil-saklamali.html#more-11017" class="more-link"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://www.kadinca-forum.com/blog/neyi-nasil-saklamali.html#more-11017" class="more-link"&gt;Devamını oku &gt;&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-8508867324420736448?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/8508867324420736448/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/neyi-nasl-saklamalyz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8508867324420736448'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8508867324420736448'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/neyi-nasl-saklamalyz.html' title='neyi nasıl saklamalıyız'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-4296275047021399760</id><published>2010-09-08T18:20:00.007+03:00</published><updated>2010-09-08T18:20:25.245+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='personel alımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='personel alımı hakkında yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sözleşmeli personel alımı'/><title type='text'>Sözleşmeli personel alımları</title><content type='html'>Sağlık Bakanlığı taşra teşkilatı hizmet birimlerinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36’ncı maddesinde belirtilen sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfındaki unvanlarda çalıştırılmak üzere, merkezi yerleştirmeyle anılan Kanun’un 4/B maddesine göre sözleşmeli personel alımı yapılacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BAŞVURU BİLGİLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Detaylı bilgi, ÖSYM tarafından www.osym.gov.tr internet sitesinde yayımlanacak olan KPSS – 2010/5 Tercih Kılavuzunda bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adaylar tercihlerini, 23 – 28 Haziran 2010 tarihleri arasında ÖSYM’nin www.osym.gov.tr internet sitesinde yayımlanacak olan kılavuzda yer alan kurallara göre internet üzerinden kendileri yapacaklardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖSYM’ye veya Bakanlığımıza posta yoluyla gönderilen ya da elden verilen tercih listeleri geçerli olmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KPSS – 2010/5 Sağlık Bakanlığı Tercih Kılavuzuna göre yapılacak yerleştirmeye başvuracak adayların, daha sonra herhangi bir mağduriyet yaşamamaları amacıyla bu kılavuzu dikkatle incelemeleri ve kurallara uygun olarak tercihlerini yapmaları gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerleştirme sonuçlarının ÖSYM tarafından açıklanmasını müteakiben, göreve başlama işlemleri hakkında http://personel.saglik.gov.tr internet adresinde ayrıca duyuru yapılacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://personel.saglik.gov.tr/sozlesmeli-personel-alimi-id2381-26.html"&gt;http://personel.saglik.gov.tr/sozlesmeli-personel-alimi-id2381-26.html&lt;/a&gt; alıntıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-4296275047021399760?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/4296275047021399760/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/sozlesmeli-personel-almlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4296275047021399760'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4296275047021399760'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/sozlesmeli-personel-almlar.html' title='Sözleşmeli personel alımları'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-4903477511762279226</id><published>2010-09-08T18:20:00.005+03:00</published><updated>2010-09-08T18:20:22.957+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DİŞ GICIRDATMA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DİŞ GICIRTISI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DİŞ GICIRDATMASI BİTKİSEL TEDAVİSİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DİŞ GICIRDATMASI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DİŞ GICIRDATMASINA İYİ GELEN BİTKİLER'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DİŞ GICIRDATMASI ŞİFALI BİTKİLER'/><title type='text'>AKTAR HÜSEYİN ERMİŞ DİŞ GICIRDATMAYA BİTKİSEL ÇÖZÜM</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TEsEk24qYRI/AAAAAAAAAvk/vjxDDfIBDsA/s1600/H%C3%9CSEY%C4%B0N+ERM%C4%B0%C5%9E+D%C4%B0%C5%9E+GICIRDATMA.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 244px; FLOAT: left; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5497492801390797074" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TEsEk24qYRI/AAAAAAAAAvk/vjxDDfIBDsA/s400/H%C3%9CSEY%C4%B0N+ERM%C4%B0%C5%9E+D%C4%B0%C5%9E+GICIRDATMA.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Diş gıcırdatma porblemini, pek çok insan yaşamaktadır. Özellikle, çok yorucu veya gergin bir günün ardından, gece uyku sırasında, diş gıcırdatma olayı görülebilir. Yan, bu olayın temel kaynağı, aslında sinirlerdir. Bu sorun için, aktar Hüseyin Ermişten, harika bir çay tarifimiz var.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;GEREKLİ MALZEMELER:&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 1 tutam melisa,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 2 tutam kişniş,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 1 tutam ökseotu,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 1 tutam anason,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 1 tutam sarıkantaron,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 1 tutam meyan kökü,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;* 1 tutam şerbetiçiotu,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ :&lt;/strong&gt; Bütün malzemeler karıştırılıp, soğuk suyun altında tozu gitmesi için yıkanır. 2 bardak kaynar suyun içerisine atılıp 1 dak. kaynatılır. 10 dak. demlendirildikten sonra, akşam yatmadan 1 assat önce içilir.Ayrıca, Ayet el kürsi,İhlas,Felak ve Nas sureleri, yatmadan önce okunur. Hem korkulu rüya görülmez, hem de, rahat ve huzurlu bir uyku uyunur.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2854038535788838324-4333809281150935807?l=dogadansifaya.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/9Jt9F0q-2-SpI11MEKDpzjMek2c/0/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/9Jt9F0q-2-SpI11MEKDpzjMek2c/0/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/9Jt9F0q-2-SpI11MEKDpzjMek2c/1/da"&gt;&lt;img src="http://feedads.g.doubleclick.net/~a/9Jt9F0q-2-SpI11MEKDpzjMek2c/1/di" border="0" ismap="true"&gt;&lt;/img&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-4903477511762279226?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/4903477511762279226/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/aktar-huseyin-ermis-dis-gicirdatmaya.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4903477511762279226'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4903477511762279226'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/aktar-huseyin-ermis-dis-gicirdatmaya.html' title='AKTAR HÜSEYİN ERMİŞ DİŞ GICIRDATMAYA BİTKİSEL ÇÖZÜM'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_IuLCvW7z0J4/TEsEk24qYRI/AAAAAAAAAvk/vjxDDfIBDsA/s72-c/H%C3%9CSEY%C4%B0N+ERM%C4%B0%C5%9E+D%C4%B0%C5%9E+GICIRDATMA.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-1625851822936064900</id><published>2010-09-08T18:20:00.003+03:00</published><updated>2010-09-08T18:20:18.881+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Çocuklarda Organik Bozukluklar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/THzBDCLV8QI/AAAAAAAABuU/KBUo10DO9BE/s1600/cocuklarda-Organik-Bozukluklar.jpg"&gt;&lt;img style="float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt; cursor: pointer; width: 320px; height: 212px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/THzBDCLV8QI/AAAAAAAABuU/KBUo10DO9BE/s320/cocuklarda-Organik-Bozukluklar.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5511492301862859010" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bebeğin kabızlığı anneleri çoğunlukla ürkütür, oysa hemen hiç bir zaman tehlikeli değildir. Ama süt bebeği avaz avaz bağırarak küçücük parçalar halinde, bazen de hafifçe kanlı kaka çıkarırsa, gliserinli fitiller, az miktarda lavmanlar yararlı olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle çocuk anne sütüyle besleniyorsa, mayalanma olayları karın ağrılarına (gazlanma) yol açabilir. Anne, çocuğu dikkatle gözleyerek bunun farkına varabilir: Bebek kaygılı görünür; yüzü kızarır; meme emdikten sonra ve kakadan önce bedenini oynatıp durur, karın gergindir; bacaklarını karnına doğru büker; kakası yumuşak ve asittir; Çocuğun yorulup uyumasıyla, bazen de gaz çıkarması ya da kaka yapmasıyla nöbet sona erer. Nöbetler sırasında çocuğu dik tutmak, karnına sıcak uygulamak gibi önlemlerle, gaz çıkarmasına yardım edilir. Her meme emmeden önce verilecek kalsiyum karbonatlı sıvı bir ilaç ya da az miktarda yatıştırıcı damlalar, çocuğu rahatlatmaya yeter. İyi pişmemiş ya da maltsız unların erken ve zamansız verilmesi de gaz sancıları nedeni olabilir.&lt;br /&gt;cocuklarda Organik Bozukluklar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hava yutma sonucu midede hava birikmesi, süt bebeğinin biberonunu çok miktarda hava yutacak biçimde emmesinden ileri gelir. Yalnızca emdikten sonra ve yetersiz gaz çıkarma (geğirme) ya da hiç gaz çıkarmama durumunda karın ağrısı yapar.&lt;br /&gt;Biberon içeriğini koyulaştırmak, yemeklerden sonra çocuğu 15 dakika yüzükoyun ya da sırayla her iki yanma yatırmak, bu durumu düzeltir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişleirn çıkışı çoğunlukla ağrısızdır; bazen akşamüstleri hafif bir sinirliliğe bile  yol açabilir. Dişeti şişer ve kızarır; ama dişin çıkması ya da küçük dozlarda aspirin, çocuğu rahatlatır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-1625851822936064900?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/1625851822936064900/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/cocuklarda-organik-bozukluklar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1625851822936064900'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/1625851822936064900'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/cocuklarda-organik-bozukluklar.html' title='Çocuklarda Organik Bozukluklar'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_cypnRwXp9RY/THzBDCLV8QI/AAAAAAAABuU/KBUo10DO9BE/s72-c/cocuklarda-Organik-Bozukluklar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-2039559256428846830</id><published>2010-09-08T18:20:00.001+03:00</published><updated>2010-09-08T18:20:16.462+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzellik maskesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cilt maskesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='geçleştirici maske'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzellik iksiri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzelliğin sırrı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzelleştiren maske'/><title type='text'>Geçleştirici Bitkisel Cilt Maskesi</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Geçleştirici Bitkisel Cilt Maskesi&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TA5fvMh16oI/AAAAAAAABD0/SytMzv2YX_Y/s1600/genclestirici-maske-150x150.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 150px; FLOAT: left; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5480423060978133634" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TA5fvMh16oI/AAAAAAAABD0/SytMzv2YX_Y/s200/genclestirici-maske-150x150.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Genç ve güzel görünmek yaşamın en önemli ayrıntısıdır. Genç kalabilmek genç görünmek için oldukça etkili yöntemler bulunuyor. Bir başka ifadeyle genç ve güzel görünmenin sırrı iyi bir cilde kavuşmaktır. Gençleştirici birkaç formülü sizlerle paylaşmak istedik. Bu formül doğal ve yapılması kolay olan karışımlardan oluşuyor.&lt;br /&gt;Mürver çiçeği suyu;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kullanılacak Malzemeler:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•1 çay fincanı mürver (taze ya da kuru)&lt;br /&gt;•2 bardak kaynar su.&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Kaynar suyu çiçeklerin üzerine dökün.&lt;br /&gt;•Çiçekler böylece en aşağı 8 saat kalmalıdır.&lt;br /&gt;•Sonra süzüp tonik olarak kullanın.&lt;br /&gt;Yağlı ciltler için gözenek sıkıştırıcı;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanılacak Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Çeyrek tatlı kaşığı asit borik&lt;br /&gt;•1 komposto kaşığı güvercin ağacı hülasası&lt;br /&gt;•60 gram gliserin&lt;br /&gt;•60 gram alkol&lt;br /&gt;•45 gram gül suyu&lt;br /&gt;•Çeyrek tatlı kaşığı asilbent&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Asitboriği güvercin ağacı hülesasında eritin. Sonra diğer malzemeleri katıp iyice karıştırın.&lt;br /&gt;Salatalık toniği:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanılacak Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•1 salatalık (soyulmuş)&lt;br /&gt;•1 tatlı kaşığı güvercin yağı hülasası&lt;br /&gt;•1 tatlı kaşığı gül suyu&lt;br /&gt;•1 yumurta akı&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Salatalığı ezin.&lt;br /&gt;•Buna güvercin ağacı hülasasıyla gül suyunu katın.&lt;br /&gt;•Yumurta akını beyaz bir köpük halini alıncaya kadar çırpın.&lt;br /&gt;•Bunu da öbürlerine katarak iyice karıştırın.&lt;br /&gt;•Buzdolabına koyun kullanmadan önce süzün.&lt;br /&gt;Lavanta çiçeği otu;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanılacak Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•2 çay fincanı lavanta çiçeği&lt;br /&gt;•30 gr. Toz halinde süsen kökü&lt;br /&gt;•2 bardak sirke&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Kuru malzemeyi, sirkeye bastırarak üç-dört hafta böyle bırakıp sonra süzün.&lt;br /&gt;•Sıvıyı aynı miktarda damıtılmış suyla karıştırın.&lt;br /&gt;•Bunu bir tonik olarak kullanın.&lt;br /&gt;Gül sirkesi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanılacak Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•4 çay fincanı kurumuş kırmızı gül&lt;br /&gt;•yarım çay fincanı gül yağı&lt;br /&gt;•2 bardak sirke&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Bütün malzemeyi kapaklı cam bir kavanoza koyun.&lt;br /&gt;•Üç hafta böyle bırakın(sık sık çalkalayın) sonra süzün ve sıvıya aynı miktarda damıtılmış su katın.&lt;br /&gt;•Bunu bir tonik olarak kullanın.&lt;br /&gt;Nane sirkesi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanılacak Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•4 bardak elma sirkesi&lt;br /&gt;•4 bardak damıtık su&lt;br /&gt;•1 çay fincanı nane yaprağı&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Bütün malzemeyi karıştırarak kaynatın.&lt;br /&gt;•Sonra ateşten alarak cam bir kaba koyup beş gün böyle bırakın.&lt;br /&gt;•Süzün.&lt;br /&gt;•Bu karışım gözenekleri iyice sıkarak küçültür.&lt;br /&gt;Ahududu sirkesi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanılacak Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•2 çay fincanı ahududu&lt;br /&gt;•1 çay fincanı gül yaprağı&lt;br /&gt;•1 tatlı kaşığı bal&lt;br /&gt;•4 bardak elma sirkesi&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•İlk üç malzemeyi sirkeye bastırarak bir ay böyle bırakın.&lt;br /&gt;•Bunun için toprak bir kap seçmelisiniz.&lt;br /&gt;•Bu bir ay süresince kabın üzeri de kapalı durmalı.&lt;br /&gt;•Sonra süzüp sıvıyı aynı miktarda damıtılmış suyla karıştırın tonik olarak kullanın.&lt;br /&gt;Adaçaylı sıkıştırıcı;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanılacak Malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Yarım çay fincanı kuru adaçayı&lt;br /&gt;•Yarım çay fincanı alkol&lt;br /&gt;•1 tatlı kaşığı gliserin&lt;br /&gt;•3 çorba kaşığı güvercin ağacı hülasası&lt;br /&gt;•Çeyrek çay kaşığı asilbent (benzoin)&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Çeyrek çay kaşığı asitborik adaçayını bir hafta alkolde bırakın.&lt;br /&gt;•Sonra süzün.&lt;br /&gt;•Asitboriği güvercin ağacı hülasasında eritin.&lt;br /&gt;•Bununla öbür malzemeleri adaçaylı alkole katın.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-2039559256428846830?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/2039559256428846830/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/geclestirici-bitkisel-cilt-maskesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/2039559256428846830'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/2039559256428846830'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/geclestirici-bitkisel-cilt-maskesi.html' title='Geçleştirici Bitkisel Cilt Maskesi'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_obHuTJcUAFg/TA5fvMh16oI/AAAAAAAABD0/SytMzv2YX_Y/s72-c/genclestirici-maske-150x150.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-8736410995308005483</id><published>2010-09-07T02:26:00.017+03:00</published><updated>2010-09-07T02:26:32.618+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şeker hastalığı bitkisel tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şeker hastalığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='stres bitkisel tedavi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şeker düşüren bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='stres şifalı bitkiler'/><title type='text'>Şeker Stresi Azaltıyor</title><content type='html'>Uzmanlar, bir iş görüşmesine giderken ya da zorlu bir toplantı öncesi şekerli bir içecek içmenin stresi ortadan kaldıracağını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere’deki New South Wales ve Queensland üniversitelerinde yapılan çalışmalarda şekerli içeceklerin stresi azalttığı tespit edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Psikologlar, şekerli içeceklerin beyne enerji sağlayarak stres altındayken agresif davranışları önlediğini belirledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzmanlar, bir iş görüşmesine giderken ya da zorlu bir toplantı öncesi şekerli bir içecek içmenin stresi ortadan kaldıracağını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avustralyalı psikologlar, yaptıkları testlerle, şekerli içeceklerin sakinleştirici etkisi olduğunu kanıtlamıştı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-8736410995308005483?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/8736410995308005483/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/seker-stresi-azaltyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8736410995308005483'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/8736410995308005483'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/seker-stresi-azaltyor.html' title='Şeker Stresi Azaltıyor'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-4437574812567984484</id><published>2010-09-07T02:26:00.015+03:00</published><updated>2010-09-07T02:26:31.878+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kanseri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bitkisel tedaviler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dogal tedaviler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek Sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dogal ilaçlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kanser'/><title type='text'>Kanser Karşısında Erkekler Daha Vefasız</title><content type='html'>Erkeklerin kansere yakalanması halinde boşanma oranı yüzde 3 iken, kadının hastalanması durumunda oran 7 kat artarak yüzde 21'e çıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çağın hastalığı olarak isimlendirilen kanser, insan yaşamı gibi evlilikleri de ciddi risk altına sokuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtalyan Corriere della Sera gazetesinde çıkan habere göre, Amerikalı bilim adamları, 2001-2006 yılları arasındaki 5 yıllık zaman diliminde gözetim altında tutulan 515 beyin tümörlü hastanın boşanma oranlarını inceledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiftlerden birinin kansere yakalanması durumunda boşanma ya da ayrılıkla sonuçlanan evlilik oranının yaklaşık yüzde 12 olduğunu kaydeden bilim adamları, özellikle kadınların hastalanmasının evliliğin geleceği açısından çok daha ciddi bir risk unsuru olduğunu gözlemledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evli çiftlerde erkeklerin kansere yakalanması halinde boşanma oranının sadece yüzde 3 olduğunu belirleyen araştırmacılar, kadının hastalanması durumunda ise bu oranın 7 kat artarak yüzde 21'e yükseldiğini tespit etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç çiftlerin bu zorlu durumun üstesinden gelirken birlikteliklerini koruyabilme oranının, uzun zamandır evli olan, daha olgun çiftlere nazaran çok daha az olduğunu vurgulayan bilim adamları, ayrılığın hastayı ve tedavi sürecini olumsuz etkilediğine dikkati çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzmanlar, bu tür bir durumla karşı karşıya kalan çiftlere psikolojik destek almalarını ve birbirleriyle korkuları, beklentileri ve gereksinimleri konularında konuşmalarını önerdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-4437574812567984484?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/4437574812567984484/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/kanser-karssnda-erkekler-daha-vefasz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4437574812567984484'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4437574812567984484'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/kanser-karssnda-erkekler-daha-vefasz.html' title='Kanser Karşısında Erkekler Daha Vefasız'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-4904406522855246124</id><published>2010-09-07T02:26:00.013+03:00</published><updated>2010-09-07T02:26:28.345+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='LANSOR [ 15 MG 30 KAPSÜL ]'/><title type='text'>lansor yan etkileri</title><content type='html'>lansor 15 mg &lt;a href="http://ilackullanimi.blogspot.com/2009/08/tribudat-forte-ilac-yan-etkileri.html"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yan etkileri&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; ,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyare, konstipasyon, bulantı, baş ağrısı ve cilt döküntüsü gibi. Beklenmeyen bir yan etki görürseniz lütfen doktorunuza danışınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lansor ilacı uyarı ve önelemleri ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepatik yetmezliği olanlarda günlük doz 30 mg'ı aşmamalıdır. Teofilinle birlikte kullanımlarda dikkatli olunmalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-4904406522855246124?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/4904406522855246124/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/lansor-yan-etkileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4904406522855246124'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6522565904070445384/posts/default/4904406522855246124'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://saglikoku.blogspot.com/2010/09/lansor-yan-etkileri.html' title='lansor yan etkileri'/><author><name>Webmaster</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6522565904070445384.post-1969711898998014143</id><published>2010-09-07T02:26:00.011+03:00</published><updated>2010-09-07T02:26:27.746+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TETRADOX [ 100 MG 14 KAPSÜL ]'/><title type='text'>tetradox 100 mg yan etkileri</title><content type='html'>Tetdadox bir antibiyotik ilacıdır. *8699517150302* Barkod numarası ile eczanelerden temin edebilirsiniz. ( Reçete ile verilir )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Tetradox ilacı 100 mg &lt;a href="http://ilackullanimi.blogspot.com/2009/08/karberol-200mb-yan-etkileri.html"&gt;yan etkileri&lt;/a&gt;&lt;/span&gt; ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gastrointestinal: Anoreksi, bulantı, kusma, diyare, glossit, disfaji, enterekolit, anogenital bölgede inflamatuvar lezyonlar. Oral olarak alınan &lt;span style="background-color: rgb(255, 255, 51);"&gt;Tetradox&lt;/span&gt; hemen tamamen absorbe olduğundan, barsakların alt kısımlarıyla ilgili belirtilere nadiren neden olur. Deri: Makülopapüler ve eritematöz döküntüler, fotosensitivite reaksiyonları (Bkz. Uyarılar/Önlemler) nadir olarak eksfoliyatif dermatit. Hipersensitivite reaksiyonları: Ürtiker,anjiyonörotik ödem, anafilaksi, anafilaktoid purpura, perikardit, sistemik lupus eritematozus eksaserbasyonları. Bebeklerde fontanel kabarıklığı ve erişkinlerde benign intrakraniyal hipertansiyon bildirilmiştir. İlaca son verilince bu bulgu kaybolur. Kan: Hemolitik anemi, trombositopeni, nötropeni ve eozinofili. Uzun süre kullanıldığında, tetrasiklinlerin tiroid bezlerinde kahverengi-siyah mikroskopik renk bozuklukları oluşturduğu bildirilmiştir. Tiroid fonksiyonlarında herhangi bir anormallik olduğu bilinmemektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6522565904070445384-1969711898998014143?l=saglikoku.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://saglikoku.blogspot.com/feeds/1969711898998014143/comments/default' titl
